Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Kitap kurdu barlar



Toplam oy: 1037

Bar mı arıyorsunuz? Yoksa bir kitapçıda sakince oturup kafa dinlemek mi istersiniz? Size bu ikisini aynı anda yapabileceğinizi söylesek? Türkiye devleti, alkollü içecekler konusunda gün geçtikçe muhafazakarlaşıyor, evet. Ekonomi ise kitapçılara pek nazik davranmıyor. Fakat yine de bar-kitapçılar pek ütopik değil. Hatta İstanbul'da da raftan bir kitap seçip, soğuk biranızı yudumlarken, kitabınızı okuyabileceğiniz iki yer mevcut. Türkiye'deki bu iki kitapçı ile ABD, İngiltere ve Avustralya'daki benzerlerini sizler için buluşturduk:

 

 

White Horse Trading Co., Seattle, Washington: White Horse Trading Co., kaderin bir cilvesi olarak kötü ünüyle nam salmış Pike Place Market'in hemen yanındaki Post Alley'de gizlenmiş bir dükkan. Seattle şehir merkezinde görülmesi gereken yerlere yürüme mesafesinde. Sadece bir blok ötesinde yer alan, önünden sırası eksik olmayan dünyanın ilk Starbucks'ına göre daha az turistik olduğu kesin. Hem gizli kalmış konumundan hem de dekorundan dolayı geçmişi anımsatan bir kaliteye sahip.

 

 

BookBar, Denver, Colorado: Kitap seçimleri, hareketli içki muslukları ve Colorado bira şişe koleksiyonları kadar mükemmel. Aynı zamanda büyük bir şarap listesine sahipler. Yemeklerin çoğu edebiyat efsanelerinden yola çıkarak isimlendirilmiş. Çalışanların arkadaş canlılığı ve kibarlığı şaşırtıcı derecede memnuniyet verici. Kitaplardan yapılma masaları da son derece güzel.

 

 

Books & Brews, Indianapolis, Indiana: Bu yepyeni edebi pub, listemizdeki başka bir bar-kitapçı olan The Spotty Dog Books & Ale'den etkilenmiş. Sahibi Jason Wuerfel, bir kitapçı açmak için heveslenmenin yanı sıra bağımsız kitapçıların karşılaştığı ekonomik zorlukların da farkındaymış. Bu riske cevabı ne mi olmuş? Uzun soluklu bir çoksatan ile biranın dengelenmesi. Daha da havalı olmak için bütün biralar yerinde üretilmekte. Gerçek bir bira-kitapçısı.

 

 

Elements: Books Coffee Beer, Biddeford, Maine: Gördüğünüz en havalı tabelaya sahip olabilir. Yerel ve bölgesel biralardan hem fıçıda hem de şişede olmak üzere birçok çeşit sunuyorlar. Aynı zamanda şarapları, kahveleri ve şarküteri ve peynir seçmeleri var. (Ve tabiki de kitapları). Elements size yolculuğa çıkma isteği verecek!

 


The Spotty Dog Books & Ale, Hudson, New York: Tarihi bir anıt haline gelmiş bir itfaiyenin yeniden düzenlenmesi sonucu ortaya çıkmış. Yerel bira ve şarap seçimlerinden dolayı kendileriyle gurur duyuyorlar. Aynı zamanda sanat malzemeleri de satıyorlar. Bu da The Spotty Dog'u herkes için bir şeylere sahip özel bir salon yapıyor. Canlı müzik yaptıklarını da unutmamak gerek. The Spotty Dog'un toplum için vazgeçilmez olduğu çok bariz.

 

 

Kelepir Cafe Bar, Şişli, İstanbul: Bir Foursquare kullanıcısı şöyle tarif ediyor bu mekanı: "Sadece bir şeyler içip, sohbet edip çıkayım diyor insan ama o sırada okudugu bir kitap yoksa utanası geliyor bir yandan. Kitap bar."

 

 

Tezgah Kitapevi Cafe Bar, Beyoğlu, İstanbul: Bir Foursquare kullanıcısı burayı, "Müzik, kitap ve huzur" diye özetliyor. Bir diğeri ise şöyle diyor: "Arkadaşınızla, sevgilinizle sohbet ederken, ister biranızı ister kahvenizi keyifle içebileceğiniz, kitap kokusu dolu nezih bir mekan."

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Geçtiğimiz eylül ayında İstiklal Caddesi’nde kapılarını açan Meşher’in Ukraynalı sanatçı Alexis Gritchenko’nun 1919-1921 yılları arasında yaşadığı İstanbul’u konu aldığı eserlerinden oluşan “Alexis Gritchenko - İstanbul Yıll

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.