Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Modern Edebiyatın Kayıp Bavulu Havaalanında



Toplam oy: 459

Ünlü yazar Alain de Botton 21 Ağustos 2009 tarihinden başlayarak bir hafta boyunca Heathrow havaalanı yatılı yazarı oldu. Bu bir hafta boyunca Heathrow havaalanında kalacak olan Alain de Botton bu süre içerisinde 20,000 kelimelik bir roman da yazacak. Romanının Modern dünyayla ilişki kurabilmek için yeni bir tür edebiyat arayışında olduğunu söyleyen Botton, bu uğraşı karşılığında BAA şirketinden 50,000 $ ücret alacak. Kitap, eylül ayında basılacak ve Heathrow havaalanında 10,000 adet ücretsiz olarak dağıtılacak.

Modern insanın seyahat sorununu ve seyahat kalitesi arayışını daha önce defalarca irdeleyen yazar, havaalanlarında bavullarını bekleyen insanlardan bilet kuyruklarındakilere herkesi gösteren snapshotlar yazıyor. Alain de Botton’la konuşma fırsatını yakalamak isteyen yolcular onu 5. Terminalde bulabilir.

Alain de Botton’un Heathrow havaalanına yatılı yazar olması, kültürel tanıtım çalışmalarının ilk örneği değil. 2003 yılında Avustralyalı yazar Kathy Lette Londra’daki geceliği 1,200 £ olan Savoy Hotel’de üç ay geçirip bir roman yazmıştı. Marks and Spencer, Tottenham Futbol Kulübü, Londra Hayvanat Bahçesi de tanıtım amaçlı olarak benzer çalışmalar yürütmüştü.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Geçtiğimiz eylül ayında İstiklal Caddesi’nde kapılarını açan Meşher’in Ukraynalı sanatçı Alexis Gritchenko’nun 1919-1921 yılları arasında yaşadığı İstanbul’u konu aldığı eserlerinden oluşan “Alexis Gritchenko - İstanbul Yıll

Kültür, sanat ve eğlence dünyası D&R, akademisyen ve tarihçi Doç. Dr. Emrah Safa Gürkan’ın yeni kitabı “Bunu Herkes Bilir” için sanat camiasının da katıldığı bir davete ev sahipliği yaptı.

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.