Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Nobelli iki yazar İstanbul'da buluştu



Toplam oy: 760

Nobel Edebiyat Ödülü’nü 2006’da kazanan Orhan Pamuk ile bu ödülü 2012’de alan Çinli Mo Yan İstanbul’da buluştu.

 

Pasifik Ülkeleri ile Sosyal ve İktisadi Dayanışma Derneği (PASİAD) ve Türk-Çin Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (TÜÇSİAD) düzenlediği “Çin’den Türkiye’ye 100 Entelektüel” projesi kapsamında bugüne kadar 94 entelektüel ağırlandı. Bu projenin en önemli misafiri ise Mo Yan'dı. Yazar, Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldıktan sonra ilk yurtdışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdi.

 

 

Bu kapsamda Mo Yan, "dostum" dediği Orhan Pamuk'la da görüştü. 2008’de Pekin’de de bir araya gelen iki yazar, dün akşam Pamuk’un evinde buluştu. Mo Yan, Türkçeye çevrilen Kızıl Darı Tarlaları kitabını imzalayıp, Pamuk’a verdi. Pamuk da Mo Yan’ı Nobel ödülü için tekrar tebrik etti ve Nobel’i Asyalı bir yazarın almasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.

 

Pamuk’un çalışma ortamından çok etkilendiğini belirten Mo Yan da, Türkiye’nin çeşitliliğine hayran kaldığını, Türkiye’yi sandığından çok daha gelişmiş bulduğunu dile getirdi. Çinli yazar, şu an Nobel’den sonraki ilk kitabını yazdığını hatırlatarak, yeni kitabının okuyucular tarafından eskiye oranla daha az beğenilmesinden endişelendiğini ifade etti.

 

 

Görüşmede Mo Yan ile Pamuk, birçok konuda görüşlerini paylaştılar. Mo Yan, iyi ya da kötünün yazar tarafından dikte edilemeyeceğini, buna okuyucunun karar vermesi gerektiğini söyledi. Pamuk’un, Nobel aldıktan sonra hayatında nelerin değiştiğine ilişkin sorusu üzerine de, artık daha çok tanındığını ve daha fazla kişi tarafından arandığını belirtti. İkili, daha sonra hatıra fotoğrafı çektirdi ve akşam yemeği yedi.

 

Asıl adı Guan Moye olan Çinli Nobel ödüllü yazar, bugün de Ankara’da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşecek.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Genel Yayın Yönetmenliğini Murat Erol'un yaptığı kuram ve düşünce dergisi Notlar 12. sayısı ile okurlarıyla buluştu. Düşüncenin derinliklerine doğru bir yayını hedefleyen, popüler ve popülist bir yayıncılıktan ısrarla uzak duran Notlar bu sayısında yine yeni konularla okurunu selamlıyor.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nin bu yılki sahipleri belli oldu.

Anlatım tekniği ve olay örgüsü bakımından bütün eleştirmenlerce Türk edebiyatının en ciddi psikolojik romanı olarak kabul edilen Matmazel Noraliya'nın Koltuğu 70 yaşında! Yayımlandığı zaman “Türk edebiyatının baharı da gelmişti” şeklinde karşılanan roman Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir.

Yapı Kredi Kültür Sanat Loca’da 5 Aralık akşamı saat 19.00’da “Polisiye Edebiyatın Merceğinden İstanbul ve Berlin” söyleşisi gerçekleşiyor. Berlin ve İstanbul’un kardeş şehir olmalarının 30. yılı dolayısıyla gerçekleştirilecek etkinlikte, geçmişlerinde büyük değişimler yaşayan ve bu değişimlerin izlerini halen taşıyan, çok kimlikli iki şehrin hikâyesi anlatılacak.

Fransız edebiyat ödüllerinin en prestijliai olan Goncourt Ödülü bu yıl “Tous les hommes n’habite pas le monde de la meme façon” (Herkes Dünyayı Başka Yaşar) romanıyla Jean-Paul Dubois’ya verildi. Dubois ilk romanı Femina Ödülü’nü kazandığı 2004 yılında muhabirlik görevinden ayrılarak kendisini tamamen yazmaya adadı.

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Nobel en prestijli ödüllerden biri olarak biliniyor. Özellikle “Edebiyat” ödülleri her zaman yeni tartışmalara gebe. Nobel’i alan yazarlar kadar, aday gösterilip alamayan yazarlar da bu tartışmanın konusu. Hakkında bir borsa bile var biliyorsunuz.