Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Sel Yayıncılık'ın "CinSel Kitaplar" dizisinden 4 kitabı davalık oldu...



Toplam oy: 563

Sel Yayıncılık'tan çıkan 4 kitap için savcılık müstehcenlik içerdiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesi gereğince Ocak ayında dava açmıştı. 16 Eylül'de görülecek dava öncesinde Sel Yayıncılık'tan açıklama yapıldı :


Sel Yayıncılık olarak Ocak 2009’da başlattığımız Cinsel Kitaplar dizisinden yayınlanan 4 kitap hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Soruşturma açılan kitaplar: Ben Mila’nın 'Perinin Sarkacı', Guillaume Apollinaire’in 'Genç Bir Don Juan’ın Maceraları', Fransız P.V.’nin yayına hazırladığı 'Görgülü ve Bilgili Bir Burjuva Kadınının Mektupları' ile Juan Manuel de Prada’nın 'Kukular Kitabı'. Adı geçen kitaplardan sadece 'Kukular Kitabı' edebi olarak değerlendirildi; diğer üç kitap hakkında ise, İstanbul (Sultanahmet) 2. Asliye Ceza Mahkemesi, TCK’nın 226. Maddesine göre dava açtı.

TCK’nın 226.maddesi, genel olarak müstehcenliği cezalandırıyor; fakat aynı madde: “Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz,” diyor.

Savcılık da bir kitabın edebi eser sayılıp sayılamayacağını, konunun uzmanı olduğu tartışılacak insanlara bilirkişi sıfatıyla soruyor ve gelen olumsuz değerlendirmeye dayanarak soruşturma açıyor.

Örneğin; kitaptan bir paragraf alınıp altına “lezbiyen ilişki,” başka bir paragraf alıp altına “ters ilişki” diye not düşülüp, bütününden koparılarak yapılan değerlendirmenin hiçbir kabul edilebilirliği yoktur. Bir kitapta lezbiyen ilişki tasviri yer alıyor diye o kitabın yargılanması, eşcinsel ilişkinin yargılanması anlamına gelir ki bilindiği gibi böylesi bir yargılama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Türkiye’nin yargı sistemini çağdışı bir yargı sistemi olarak yansıtacak bir uygulamadır.

Söz konusu kitaplar, gerçeğe dayalı anlatımlar değil, kurgudur. Kurgunun cezalandırılması da doğrudan düşüncenin cezalandırılmasıdır.

Bir kitabın edebiyat eseri olup olmadığına karar verecek olan başta o kitabın yayıncısı-editörü, eleştirmen ve okurdur.

Biz yayınevi olarak, kitapların birilerine edebi mi değil mi diye sorulmasına kesinlikle karşıyız, ama illa birine sorulacaksa bu kişiler konunun uzmanı akademisyenler, yani İstanbul Üniversitesi Fransız Filolojisi, PEN, Yazarlar Sendikası, Yayıncılar Birliği olmalıdır.

Şimdi Ticaret Üniversitesi’nden birilerinin bilirkişi sıfatıyla edebiyat eseri değildir demesiyle dünyaca okunan kitaplar edebiyat eseri olmaktan mı çıkacak? Dünyaca ünlü şair, yazar Guillaume Apollinaire porno yazarı mı olacak?

Kitaplarda cinsel organlar gerçek adıyla yazılıyor diye soruşturmalar açmak, gülünç olmaktan öte, insanlığın geldiği noktayla da alay etmektir. Erotik kitaplar dünyanın tüm çağdaş ülkelerinde yayınlanıyor, satılıyor. Başka ülkelerin vatandaşlarının okuduğu kitapları “Ama burası Türkiye!” diyerek yasaklamaya kalkarsak, kendimizi doğrudan ikinci sınıf ülke konumuna düşürürüz. Buna kimsenin hakkı yoktur.

Davaya söz konusu olan kitaplardan 'Görgülü ve Bilgili Bir Burjuva Kadınının Mektupları’yla ilgili bilirkişi raporunda şöyle bir ifade var: “Toplumumuzda geçerli olan genel ahlak kuralları ve gelenek, görenek ve alışkanlıkları bağlamında ele alındıklarında, bir ailenin birlikte okuyup, inceleyemeyeceği nitelikte oldukları anlaşılmaktadır”. Bir edebiyat metni, “aileyle birlikte” okunmak zorunda mıdır? Kaldı ki “Cinsel” başlıklı bir serinin ebeveynler tarafından satın alınıp çocuklara okutulacağı hayal bile edilemez. Bizim kitaplarımızın dağıtıldığı kitabevlerinde kitaplar, ailece okunacak kitaplar kategorisinde yer almaz.

Yine kitapta rızası olmayan bireylere şiddet gösterildiğine dair bir ifade yoktur. Bunlar, edebi eserler kaleme alan yazarların kurguları ve fantezilerinden ibarettir.

Sel Yayıncılık, yirmi yıldır yerli ve yabancı birçok ünlü yazarın edebi eserlerini okura sunan, saygın bir kurumdur. “Cinsel Kitaplar” serimiz de bu perspektifle değerlendirilmelidir. Zira diziyi oluşturan kitapların seçiminden kapak tasarımına, çevirisinden okura sunumuna kadar özenle hazırlanmış ürünlerdir.

Yüzyıllardır erotik edebiyat Doğu’da da Batı’da da yazılıyor, yayınlanıyor, okunuyor. Ülkemizde de Osmanlıdan günümüze erotik edebiyat yazılıyor, yayınlanıyor. Bu türün seçkin örneklerini yayınlayan yayınevimizi zora sokan soruşturmalara son verilmesini istiyoruz.

Kitapların edebi mi değil mi olduğunun tespit yeri mahkemeler olmamalı.

İrfan Sancı


Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Metallica’nın kuruluşundan bugüne kadarki tüm serüveni illüstrasyonlar ve eğlenceli geri dönüşlerle anlatılacak bir çocuk kitabında bir araya geliyor.

 

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında Yunus Emre Enstitüsü 15 ülkede anma etkinlikleri düzenledi. Sırbistan, Japonya, Pakistan, Bosna Hersek, Malezya, Katar, Rusya, Mısır, Afganistan, Hırvatistan, Güney Afrika, Romanya, Bahreyn, Filistin ve Arnavutluk gibi dünyanın farklı yerlerindeki ülkelerde 15 Temmuz demokrasi kahramanlarımız saygıyla anıldı. 

Mehmet Akif Ersoy Şiir Müzesi, sinemadan edebiyata, öyküden modern şiire kadar her türlü edebi ve fikri konularla yaz boyu edebiyatseverlerle buluşuyor.

Söyleşi

100. sayımızdan itibaren başladığımız Yayınevi Hikâyeleri’nde bu ay İz Yayınları editörü Hamdi Akyol var. Akyol, yayıncılık tarihimizin kilometre taşlarından olan İz Yayınları’nın kuruluşunu, daha çok hangi kitapları bastıklarını ve günümüz yayıncılık ortamının durumunu değerlendirdi.

 

ŞahaneBirKitap

“Tıp gerçek bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir” cümlesinden yola çıkan Kütüphanedeki Beden, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatan bir antoloji.

Editörden

 

Günümüz İngiliz romancılarından Ian McEwan’ın Soğuk Savaş döneminin “edebiyat cephesi”ni anlattığı ilginç bir romanı var; Bir Parmak Bal. Ülkemizde de yayınlanan roman bir anlamda birbirine benzemeyen üç ilgi çekici konuyu garip bir kurgu etrafında bir araya getiriyor: Gizli servis, edebiyat ve aşk.