Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Sıkıntına sahip çık, onu kalem kahve ve klavyeyle besle



Toplam oy: 816

2010'da Koray Sarıdoğan'ın blogu olarak açılan KalemKahveKlavye, başka yazarların, çizerlerin ve fotoğrafçıların da katkısıyla zamanla online dergiye, ardından sürekli yayın halindeki bir edebiyat sitesine dönüştü. Üstelik bir de radyo ayağı var. Sitede Umberto Eco ve Orhan Pamuk'un söyleşi kayıtlarından “Albert Camus'nün Yabancı'sında Saçma Kavramı” adlı makaleye, Hakan Günday röportajından TÜYAP 2013 notlarına kadar pek çok içerik bulmak mümkün.

 

Sarıdoğan'la KalemKahveKlavye'yi konuştuk:

 

"Tüm içerikler özgün"

 

Sizi diğer edebiyat haber sitelerinden ayıran ne?

 

En önemli fark; haberler, incelemeler, edebi metinler olarak ayırmaksızın, tüm içeriklerin özgün olması. İlla alıntı yapılacaksa akademik titizlik içerisinde kaynak gösterilmesine olan hassasiyetimiz.

 

Daha önce birkaç yüz kez söylenmiş sözler veya tespitler yerine mümkün mertebe dokunulmayan yerlere dokunmak amacımız. Yani “Falanca Yazardan 7 Önemli Tavsiye” yerine “Edebiyat ve Yazar Müzeleri”ni derlemek ya da Ahmet Midhat’ın “Tartışmalardan Faydalanma Yöntemleri”ni anlatan hiç çevirisi yapılmamış bir Osmanlıca metni çevirmek daha önemli bizim için.

 

“İçerik olsun da, her şeyi yayınlarız” demek yerine nitelikli, belli bir zevkin ve tavrın ilgileneceği metinler yazıyoruz, hatta haberleri de bu şekilde seçiyoruz. Öncelikle nitelikli edebiyatı gözetiyoruz. Sözgelimi, çok tıklansın diye bir derleme veya alıntı metin yazmıyor ya da inceleme yapmak için ticari kaygılarla yazılmış kitaplarla, salt kâr amaçlı etkinliklerle zaman kaybetmiyoruz.

 

"Can sıkıntısı bir varoluş meselesidir"

 

Sizi kimler okumalı? Hangi okurun ilgisini çekeceğinizi düşünüyorsunuz?

 

Sitenin mottosu “Can sıkıntısı bir varoluş meselesidir” olarak yazıldı vaktiyle. Kastettiğimiz sıkıntı, boş zaman sıkıntısı değil; aksine, hayatın sınırlı ve sonlu oluşu karşısında “Daha fazla ve daha iyi ne üretebilirim” sıkıntısı. Üretemeyenler için de şöyle dedik: “Sıkıntına sahip çık, onu kelimelerle besle...” Çünkü kendi hayatlarımızda tecrübe ettik ki başka hazlar silikleşse bile kelimelerden alınan haz, diriliğini koruyabiliyor.

 

Seçtiğimiz haber konularında da, edebi içeriklerde de göstermeye çalıştığımız tavır bu.

 

Bir bakıma bu “varoluşçu” yaklaşımla diyebiliriz ki KalemKahveKlavye, yazılmış ve basılmış her şeye “edebiyat” muamelesi yapmayanların, varoluşunu sorgulayan, duygu ve fikirleri pazarlanmış haliyle yutmayıp bireysel ve manevi soslarla süsleyenlerin algılarına hitap edebilecek bir mecra.

 

KalemKahveKlavye'nin Facebook sayfasının adında "4k" ifadesi de var. Aynı şekilde radyonuzun adında da... Dördüncü k nedir peki?

 

Dördüncü k, başlangıçta kişisel blog olduğu için blog sahibinin adını simgeliyordu ama artık ekip işi olduğu için 4k ifadesini her yerden kaldırdık. Yalnızca Facebook kuralları gereği, oradaki adı değiştiremiyoruz. Dördüncü K artık yok yani. Ama dileyenler "kitap, kağıt" gibi şeyler koyabilirler.

 

 

Önümüzdeki günlerde hayata geçirmeyi planladığınız bir proje var mı?

 

İlkbahardan geç olmamak üzere sokağa ineceğiz, diyebilirim. Ayrıntılar sır olarak kalsın şimdilik.

 

Koray Sarıdoğan kimdir?

 

1987 yılında Ankara'da doğdu, Alanya'da büyüdü. 2009'da Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin (ÇOMÜ) Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olup İstanbul'a yerleşti. Bir yılık edebiyat öğretmenliğinden sonra, üç yıldır freelance metin yazarlığı ve editörlük yapıyor. 2010'dan beri kurucusu olduğu KalemKahveKlavye'deki yazıların yanında bazı mecralarda hikayeler, denemeler ve incelemeler yazıyor. Yeni Türk Edebiyatı alanındaki yüksek lisans macerasını tamamlamaya çalışıyor. 2007'den bu yana yazdığı iki roman denemesini çöpe attı. Bu aralar ise yeni romanının son bölümlerini kaleme alıyor. Yalnızca metinleri değil hayatı da bir önceki günden daha iyi okumak ve yazmaktan başka pek bir amacı yok.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür A.Ş. ve Cervantes Enstitüsü işbirliği ile 22-23 Şubat 2019 tarihlerinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, Modern Avrupa'nın ilk romanı olarak kabul edilen Don Kişot’un yazarı Cervantes ile ilgili bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek. Bu etkinlikle İstanbul “Don Kişot Rotası”nda yer alan şehirler arasına resmen girmiş olacak.

Bosna’nın millî şairi ve Aliya İzzetbegoviç’in yakın arkadaşlarından Cemalettin Latiç için Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi tarafından, İBB Kültür Daire Başkanlığı’nın desteğiyle bir saygı programı düzenleniyor.

1965 ile 1975 yılları arasında İstanbul Ansiklopedisi’ne madde hazırlayan arkeolog, müzeci ve yazar Erdem Yücel, Koçu’nun çalışma yöntemleri ve yayının oluşumuna dair tanıklıklarını anlatacak: “Reşad Ekrem Koçu’yu 1952 yılında Vefa Lisesi’nde tanımıştım.

Bu yıl 4.’üncüsü düzenlenecek olan “Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri” 22 Şubat’ta Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde kitapseverlere kapılarını açıyor.

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.