Terry Gilliam'ın Don Quixote filminden ilk fragman | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Terry Gilliam'ın Don Quixote filminden ilk fragman



Toplam oy: 56

Terry Gilliam’ın Cervantes’in Don Quixote’sine takıntı derecesine varan ilgisi malum. Monty Python ekibinden çıkıp beyazperdeyi de fetheden bu sıra dışı yetenek, yaklaşık 20 yıldır Cervantes’in yapıtını sinemaya uyarlamaya çalışıyor. Sayısız başarısız denemenin ve uğursuzluğun ardından, Gilliam bu işi sonunda başarmış gözüküyor. Adam Driver, Stellan Skarsgård gibi isimlerin başrolde yer aldığı filmin fragmanı buna en iyi kanıt.

 

 

20 yıllık bu süreç içinde ortaya çıkan film epey kabuk değiştirmiş gözüküyor. The Man Who Killed Don Quixote’de günümüzden 17. yüzyıl La Mancha’sına zaman yolculuğu yapan bir adam, Don Kişot tarafından Sancho Panza zannediliyor ve Cervantes’in yapıtından bambaşka yollara kıvrılan bir hikaye ortaya çıkıyor.

 

Filmin ülkemizde gösterim şansı bulup bulamayacağı henüz belli değil.

 

 

 

 


 

 

SabitFikir arşivinden ek okuma: Edebiyattan sinemaya uyarlayamama öyküleri

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Orwell’in totaliter bir rejim alegorisi kurduğu Hayvan Çiftliği’nden şu cümle pek çoğumuzun aklındadır: "Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar daha eşit!" Kolayca insanlara uyarlanabilecek bir önerme.

2001 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen V.S. Naipaul, pek çok açıdan tam da çağımızın yazarıydı. Hint asıllı edebiyatçı, Trinidad ve Tabogo adalarında doğdu, Oxford'da öğrenim gördü ve yaşamının büyük bir kısmını İngiltere'de geçirdi. Sınırları, kimlikleri bulandıran hayatı her daim hareket halindeydi.

 

Murakami’nin müziğe olan sevdası malum. Bir dönem, üniversite eğitimini yarıda bırakıp Tokyo’da caz bar işleten Murakami için müzik hem maraton koşuculuğunun hem de yazıyla ilişkisinin vazgeçilmez bir parçası.

Pek çoğumuzun Kurt Vonnegut’la tanışması Mezbaha No. 5 ile olmuştur. Kendisi de II.

Sylvia Plath yaşamı boyunca yalnızca tek bir roman yazmış, onu da bir mahlasla yayımlatmıştı. Yarı otobiyografik romanı Sırça Fanus’un ismini de onun yazarını da bugün tüm edebiyat dünyası ezbere biliyor.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.