Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Terry Gilliam'ın Don Quixote filminden ilk fragman



Toplam oy: 94

Terry Gilliam’ın Cervantes’in Don Quixote’sine takıntı derecesine varan ilgisi malum. Monty Python ekibinden çıkıp beyazperdeyi de fetheden bu sıra dışı yetenek, yaklaşık 20 yıldır Cervantes’in yapıtını sinemaya uyarlamaya çalışıyor. Sayısız başarısız denemenin ve uğursuzluğun ardından, Gilliam bu işi sonunda başarmış gözüküyor. Adam Driver, Stellan Skarsgård gibi isimlerin başrolde yer aldığı filmin fragmanı buna en iyi kanıt.

 

 

20 yıllık bu süreç içinde ortaya çıkan film epey kabuk değiştirmiş gözüküyor. The Man Who Killed Don Quixote’de günümüzden 17. yüzyıl La Mancha’sına zaman yolculuğu yapan bir adam, Don Kişot tarafından Sancho Panza zannediliyor ve Cervantes’in yapıtından bambaşka yollara kıvrılan bir hikaye ortaya çıkıyor.

 

Filmin ülkemizde gösterim şansı bulup bulamayacağı henüz belli değil.

 

 

 

 


 

 

SabitFikir arşivinden ek okuma: Edebiyattan sinemaya uyarlayamama öyküleri

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

 

 

Garanti Caz Yeşili, “İçinden Caz Geçen Filmler” ile sinema ve müziği buluşturan film gösterimlerine Kasım ayında da devam ediyor. Dünyaca ünlü müzisyenleri ağırlayan New York’un efsanevi müzik kulübü Nublu’nun ihtişamlı tarihine ışık tutan belgesel, program kapsamında 25 Kasım’da Bomontiada Alt’ta gösterilecek.

 

TÜYAP tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle, 10-18 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı sona erdi. Fuarda ARTİST 2018/28. İstanbul Sanat Fuarı Onur Ödülleri de sahiplerini buldu.

SALT ve Kadir Has Üniversitesi’nin iş birliğiyle başlatılan üç yıllık bir projeyle Reşad Ekrem Koçu’nun yarım kalmış İstanbul Ansiklopedisi’nin basılı 11 cildi ve yayımlanmamış ciltlerinin içerik çalışmalarına dair binlerce belge dijital ortama aktarılıyor.

 

Söyleşi

Gülenay Görekçi

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.