Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Terry Gilliam'ın Don Quixote filminden ilk fragman



Toplam oy: 113

Terry Gilliam’ın Cervantes’in Don Quixote’sine takıntı derecesine varan ilgisi malum. Monty Python ekibinden çıkıp beyazperdeyi de fetheden bu sıra dışı yetenek, yaklaşık 20 yıldır Cervantes’in yapıtını sinemaya uyarlamaya çalışıyor. Sayısız başarısız denemenin ve uğursuzluğun ardından, Gilliam bu işi sonunda başarmış gözüküyor. Adam Driver, Stellan Skarsgård gibi isimlerin başrolde yer aldığı filmin fragmanı buna en iyi kanıt.

 

 

20 yıllık bu süreç içinde ortaya çıkan film epey kabuk değiştirmiş gözüküyor. The Man Who Killed Don Quixote’de günümüzden 17. yüzyıl La Mancha’sına zaman yolculuğu yapan bir adam, Don Kişot tarafından Sancho Panza zannediliyor ve Cervantes’in yapıtından bambaşka yollara kıvrılan bir hikaye ortaya çıkıyor.

 

Filmin ülkemizde gösterim şansı bulup bulamayacağı henüz belli değil.

 

 

 

 


 

 

SabitFikir arşivinden ek okuma: Edebiyattan sinemaya uyarlayamama öyküleri

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Müziği ve edebiyatı bir araya getiren “Harf’ten ve Nota’dan” dizisi yeni sezonda kültür tarihimize odaklanıyor. İlk dinleti “kahve”ye ve İstanbul kahvehanelerinde icra edilen müziklere ayrıldı.

Game Of Thrones serisinden hatırlayacağımız George R. R. Martin ismi şimdi de psikolojik ve gerilim konulu bir diziyle karşımızda.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, bu yılki teması olan “idealizm” kapsamında, belki de temaya en uygun eserlerden birini sahnelemeye hazırlanıyor.

Geleneksel Sanatlar Derneği ve Yapı Kredi Kültür Sanat işbirliğiyle gerçekleştirilen Geleneksel Sanatlar Konuşmaları’nın bu ayki teması “Geleneksel Sanatlarda Yenilik”. Moderatörlüğünü Yazar Beşir Ayvazoğlu’nun yapacağı programda hem klasik hem modern tarzdaki çalışmalarıyla tanınan hat sanatçısı Doç. Dr. Savaş Çevik ve Bağımsız Sanat Vakfı Başkanı Hülya Yazıcı konuk olarak yer alacak.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Ibn Haldun’un Mukaddime’de üzerinde durduğu çevrenin ve yaşanılan şehrin insan üzerindeki etkisi, modern yazarların ve düşünürlerin de peşini bırakmamış bir tartışmanın konusudur. Walter Benjamin meşhur kitabı Pasajlar’da 19. yüzyıl Paris’inden ve Charles Baudelaire’in şiirlerinden yola çıkarak erken modernizmin izlerini sürer.