Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Virginia Woolf’un kişisel fotoğraf albümü dijital ortamda



Toplam oy: 65

Virginia Woolf’un döneminde fotoğraflarla ilişkimiz bugünkü düzeyinden çok uzaktı elbette, ancak Woolf bir bakıma şanslıydı, zira etrafında, o dönem fotoğraf konusunda nam salmış isimler vardı. Örneğin, Britanya fotoğrafçılığının en önemli figürlerinden Julia Margaret Cameron, Woolf’un annesi Julia Jackson’ın kuzeniydi ve ailenin pek çok fotoğrafına imza atmıştı. Cameron dışında, Woolf’un yakın çevresinden Ottoline Morrell ve Vita Sackville-West de fotoğrafla ilgileniyordu.

Woolf’un günlüklerinden ve mektuplarından anladığımız kadarıyla, dostları ve akrabalarıyla sık sık fotoğraf deği ştokuşunda bulunurdu; fotoğraflar onun için bazen sığınılacak bir liman, eskiyi yad etmek için vesile olurdu.

 

 

 

Woolf, bir keresinde kız kardeşine yazdığı mektupta mektupta, birinin portresini çizmeyi, boyalarla onlarca fotoğraf karesini bir araya getirmeye benzetmişti.

Harvard Üniversitesi tarafından dijital ortama aktarılan kişisel albüm, Virginia Woolf edebiyatı üzerine çalışan akademisyenleri olduğu kadar okurlarını da heyecanlandırabilecek, onun hayatına, son dönemini yaşadığı eve ve yakın çevresiyle ilişkilerine dair fikir verebilecek fotoğraflar barındırıyor. Albümde 1890 yılından Woolf’un ölümüne dek uzanan genişçe bir dönemden fotoğraflar görüyoruz.

 

 

 

Woolf, eşi Leonard’la birlikte yaşamının önemli bir bölümünü Londra'dan uzakta, kırsal alandaki Monk's House'ta geçirmiş, burada pek çok önemli yazarı konuk etmişti. Woolf, 1919 yılından, Ouse nehrine atlayarak intihar ettiği 1941 yılına dek burada sık sık kalmıştı. İnzivaya çekilmeye uygun bir ortam sağlayan, geniş bahçelerle çevrili bu ev de fotoğrafların öznelerinden biri.

 

 

Kaynak: Open Culture

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür A.Ş. ve Cervantes Enstitüsü işbirliği ile 22-23 Şubat 2019 tarihlerinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, Modern Avrupa'nın ilk romanı olarak kabul edilen Don Kişot’un yazarı Cervantes ile ilgili bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek. Bu etkinlikle İstanbul “Don Kişot Rotası”nda yer alan şehirler arasına resmen girmiş olacak.

Bosna’nın millî şairi ve Aliya İzzetbegoviç’in yakın arkadaşlarından Cemalettin Latiç için Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi tarafından, İBB Kültür Daire Başkanlığı’nın desteğiyle bir saygı programı düzenleniyor.

1965 ile 1975 yılları arasında İstanbul Ansiklopedisi’ne madde hazırlayan arkeolog, müzeci ve yazar Erdem Yücel, Koçu’nun çalışma yöntemleri ve yayının oluşumuna dair tanıklıklarını anlatacak: “Reşad Ekrem Koçu’yu 1952 yılında Vefa Lisesi’nde tanımıştım.

Bu yıl 4.’üncüsü düzenlenecek olan “Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri” 22 Şubat’ta Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde kitapseverlere kapılarını açıyor.

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.