Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Virginia'nın son mektubu



Toplam oy: 841

1941 Mart'ının bir akşamında, yazar Virginia Woolf eve sırılsıklam gelir ve intihara teşebbüs eder. Fakat başarısız olur. Ne ki, birkaç gün sonra intiharı tekrar deneyecek olan yazar, bu kez başaracaktır. Ruh sıkıntılarından kaçmak için ölümü seçen Woolf'un cesedi Ouse Nehri'nde bulunur; yazarın ceketinin cepleri ağır taşlarla doludur...

 

Woolf'un bu yürek parçalayan son mektubunu, öldüğü gün eşi Leonard bulur:

 

 

 

 

 

“Salı

 

 

En sevdiğim,

 

Yine delirecekmişim; bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. Ve sanki giden zamanı geri çeviremeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. Bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum.

Bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin. Kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın. İki insanın birlikte daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. Ben artık savaşamayacağım. Biliyorum, senin hayatını mahvediyorum, bensiz daha mutlu olacaksın. Görüyorsun bu mektubu bile doğru düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek isterim. Bana karşı inanılmaz sabırlısın ve iyisin.

Şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni bu durumdan kurtarabilecek olsa bu sen olurdun. Her şey beni terk edip gitti ama senin iyiliğin hep benimle kaldı. Artık senin hayatını mahvetmeyeceğim. Kimse, seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamazdı.

 

V.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Ayizi Kitap'ın düzenlediği "Ayizi Kadınlarıyla Sohbetler" söyleşi dizisi 21 Nisan'da CerModern'de devam edecek. Kimseye Söyleyemedim, Arıza Babaların Çatlak Kızları, Çatlak Kızlar Sağlam Kapıda adlı kitapların yazarı Ayten Kaya Görgün'ün konuşmacı olarak yer alacağı söyleşinin başlığı "Çatlak Kadınların Hikayeleri".

Hayranlarına müjde, Artemis Fowl evreni geri dönüyor! Maceranın göbeğinde, bu kez Artemis'in ikiz kardeşleri Beckett ve Myles yer alacak.

Dijital yayın platformu Netflix, yakın dönemde hayata geçireceği projeleri tanıtmak üzere Roma’da özel bir tanıtım gecesi düzenledi. Bir süredir Almanya, İspanya, Danimarka gibi pek çok farklı ülkede orijinal yapımları hayata geçiren Netflix, Türkiye yapımı ilk dizisi için de kolları sıvamıştı.

Türkiye’de tasarım denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Bülent Erkmen, hem sanat hem edebiyat dünyamızın görsel kültürünü derinden etkilemiş bir tasarımcı. Kitap tasarımına yön veren işleriyle de tanıdığımız Erkmen'in Akbank Sanat’ta açacağı “Remix” başlıklı sergi, Türkiye’nin kültürel üretiminin tarihini görmek açısından önem teşkil ediyor.

Dünyanın en prestijli ödüllerinden Pulitzer’in kazananları 16 Nisan’da New York’ta Columbia Üniversitesi’nde düzenlenen bir törenle duyuruldu. 102. kez dağıtılan ödüller yine gazetecilik, edebiyat ve müzik alanlarında verildi.

 

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.