Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Zaytung'a inanma, Zaytung'suz da kalma!



Toplam oy: 758

Yaptıkları işi "dürüst, tarafsız, ahlaksız haber" olarak tanımlayan Zaytung ekibi, Zaytung 2009-2011 adında, sitenin öne çıkan haberlerinden oluşan bir almanak yayınladı. Milliyet gazetesinden Aydil Durgun, almanak April Yayınları'ndan çıkmadan hemen önce sitenin kurucusu Hakan Bilginer'le konuşmuş.

 

 

 

 

 

 

Zaytung’u yapan adamı biraz tanıyalım...

Elektronik mühendisiyim aslında. Bilişim sektöründe çalışıyordum. Bir sene öncesine kadar da çalışmaya devam ediyordum. Sonra işi bıraktım, şu an sadece Zaytung’la uğraşıyorum. İstanbul’da yaşıyorum, İngilizce konuşuyorum, B sınıfı ehliyetim var (gülüyor).

 

 

 

Bir senedir çalışmadığınıza göre buradan yeterince para kazanmaya başladınız sanırım...

 

Evet. Son 1.5 senedir reklam alıyoruz. Şu anda da ben dahil üç-dört kişi başka iş yapmamıza gerek kalmadan site üzerinde geçinecek gelir sağlıyor.

 

 

 

Nasıl doğdu Zaytung?

 

Benim epeydir takip ettiğim theonion.com diye bir site var. Evde oturuken can sıkıntısından bunun bir benzerini yapayım diyerek ortaya çıkmış bir şey. Herhangi bir iddiası yok. Zaytung’dan önce de popüler olmayan benzerleri vardı. Çok da orijinal bir şey değil Zaytung.

 

 

...

 

 

“Biraz da kendimize hatıra olsun diye almanak hazırladık”

 

 


Almanak yapmaya nasıl karar verdiniz?

 

Epeydir aklımızda olan bir şeydi. Neticede gündemle, o günün ruhuyla ilgili bir şeyler yapılıyor. Bir çeşit günlük tutma durumu da var. 2009-2010’da neler olmuş, ne düşünmüşüz, neler yaşamışız... Bunlar standart bir almanağın işlevini yerine getirebilecek şeyler. Bir de internette yapıyoruz bu işi ama basılı olarak görmek ayrı bir “Bir şey yaptım” duygusu verecektir diye düşünüp böyle bir şey yaptık. Biraz da kendimize bir hatıra, bir ödül olsun düşüncesiyle çıkan bir şeydi.

 

 

Sırada neler var?

 

Sırada bir şarkı var (gülüyor). Çok da önümüze koyduğumuz somut hedefler yok aslında. Belki televizyon için bir şeyler yapacağız. Dizi formatında bir şey olacak ama çok da ete kemiğe bürünmüş şeyler değil.

 

 

 

 

Zaman zaman ünlüler de nasibini alıyor siteden. Onlardan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

 

Feridun Düzağaç, Emre Aydın, Halil Sezai ile dalga geçtik bayağı ama onlardan hiç tepki gelmedi. Hatta Twitter’da kendi hesaplarından paylaştılar, beğendiklerini söylediler. Enerji Bakanı Taner Yıldız, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in siteyi takip ettiklerini ve sevdiklerini biliyorum.

 

 

 

 

Röportajın tamamını okumak için tıklayın.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Yalnızca filmleriyle değil fotoğraflarıyla da sevdiğimiz yönetmen, senarist ve fotoğrafçı N

Faruk Duman, hep kitap etiketiyle yayımlanan, “Sus Barbatus!”

Pera Film, Mayıs ayı programına Almanya’nın en önemli film müzelerinden biri olan Berlin Film ve Televizyon Müzesi ile yaptığı iş birliği ile devam ediyor.

Avrupa Müzeler Gecesi etkinliği kapsamında 18 Mayıs Cumartesi Türkiye’de yer alan bakanlığa bağlı 49 müze saat 23.00’e kadar ziyarete açık. Üstelik normal kapanış saatinden itibaren girişler herkese ücretsiz.

Söyleşi

Sanat eleştirmeni Samed Karagöz, gazete ve dergilerde çağdaş sanat hakkında kaleme aldığı yazılarını Kamçatka (Profil Yayınları) adlı kitabında bir araya topladı. Karagöz, sanat üzerine yazarken, eleştirirken sanata karşı gösterdiği tutkulu bağlılığı ve sevgiyi hiç kaybetmeden, okuru için özel bir yol haritası da çiziyor.

ŞahaneBirKitap

Edebiyat eleştirmeni Adam Kirsch, Küresel Roman - 21. Yüzyılda Dünyayı Yazmak kitabında bir romanı küreselleştiren şey nedir sorusunun yanıtını arıyor.

Editörden

Kitaplarla ilgili internet sitelerini, dergileri karıştırdığınızda karşınıza çıkan en ilgi çekici içerik, “Hangi kitabı okumalıyım?” sorusuna verilen cevaplardır. Bu cevaplar genelde ortalama bir anlayışın yansımasıdır. Kitap okumak seçkin bir eylemdir ve kitap okuyacak kişi de, bu özel eylemi gerçekleştirmek için en “seçkin” kitabı bulmalıdır.