Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Zaytung'a inanma, Zaytung'suz da kalma!



Toplam oy: 700

Yaptıkları işi "dürüst, tarafsız, ahlaksız haber" olarak tanımlayan Zaytung ekibi, Zaytung 2009-2011 adında, sitenin öne çıkan haberlerinden oluşan bir almanak yayınladı. Milliyet gazetesinden Aydil Durgun, almanak April Yayınları'ndan çıkmadan hemen önce sitenin kurucusu Hakan Bilginer'le konuşmuş.

 

 

 

 

 

 

Zaytung’u yapan adamı biraz tanıyalım...

Elektronik mühendisiyim aslında. Bilişim sektöründe çalışıyordum. Bir sene öncesine kadar da çalışmaya devam ediyordum. Sonra işi bıraktım, şu an sadece Zaytung’la uğraşıyorum. İstanbul’da yaşıyorum, İngilizce konuşuyorum, B sınıfı ehliyetim var (gülüyor).

 

 

 

Bir senedir çalışmadığınıza göre buradan yeterince para kazanmaya başladınız sanırım...

 

Evet. Son 1.5 senedir reklam alıyoruz. Şu anda da ben dahil üç-dört kişi başka iş yapmamıza gerek kalmadan site üzerinde geçinecek gelir sağlıyor.

 

 

 

Nasıl doğdu Zaytung?

 

Benim epeydir takip ettiğim theonion.com diye bir site var. Evde oturuken can sıkıntısından bunun bir benzerini yapayım diyerek ortaya çıkmış bir şey. Herhangi bir iddiası yok. Zaytung’dan önce de popüler olmayan benzerleri vardı. Çok da orijinal bir şey değil Zaytung.

 

 

...

 

 

“Biraz da kendimize hatıra olsun diye almanak hazırladık”

 

 


Almanak yapmaya nasıl karar verdiniz?

 

Epeydir aklımızda olan bir şeydi. Neticede gündemle, o günün ruhuyla ilgili bir şeyler yapılıyor. Bir çeşit günlük tutma durumu da var. 2009-2010’da neler olmuş, ne düşünmüşüz, neler yaşamışız... Bunlar standart bir almanağın işlevini yerine getirebilecek şeyler. Bir de internette yapıyoruz bu işi ama basılı olarak görmek ayrı bir “Bir şey yaptım” duygusu verecektir diye düşünüp böyle bir şey yaptık. Biraz da kendimize bir hatıra, bir ödül olsun düşüncesiyle çıkan bir şeydi.

 

 

Sırada neler var?

 

Sırada bir şarkı var (gülüyor). Çok da önümüze koyduğumuz somut hedefler yok aslında. Belki televizyon için bir şeyler yapacağız. Dizi formatında bir şey olacak ama çok da ete kemiğe bürünmüş şeyler değil.

 

 

 

 

Zaman zaman ünlüler de nasibini alıyor siteden. Onlardan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

 

Feridun Düzağaç, Emre Aydın, Halil Sezai ile dalga geçtik bayağı ama onlardan hiç tepki gelmedi. Hatta Twitter’da kendi hesaplarından paylaştılar, beğendiklerini söylediler. Enerji Bakanı Taner Yıldız, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in siteyi takip ettiklerini ve sevdiklerini biliyorum.

 

 

 

 

Röportajın tamamını okumak için tıklayın.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Müziği ve edebiyatı bir araya getiren “Harf’ten ve Nota’dan” dizisi yeni sezonda kültür tarihimize odaklanıyor. İlk dinleti “kahve”ye ve İstanbul kahvehanelerinde icra edilen müziklere ayrıldı.

Game Of Thrones serisinden hatırlayacağımız George R. R. Martin ismi şimdi de psikolojik ve gerilim konulu bir diziyle karşımızda.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, bu yılki teması olan “idealizm” kapsamında, belki de temaya en uygun eserlerden birini sahnelemeye hazırlanıyor.

Geleneksel Sanatlar Derneği ve Yapı Kredi Kültür Sanat işbirliğiyle gerçekleştirilen Geleneksel Sanatlar Konuşmaları’nın bu ayki teması “Geleneksel Sanatlarda Yenilik”. Moderatörlüğünü Yazar Beşir Ayvazoğlu’nun yapacağı programda hem klasik hem modern tarzdaki çalışmalarıyla tanınan hat sanatçısı Doç. Dr. Savaş Çevik ve Bağımsız Sanat Vakfı Başkanı Hülya Yazıcı konuk olarak yer alacak.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Ibn Haldun’un Mukaddime’de üzerinde durduğu çevrenin ve yaşanılan şehrin insan üzerindeki etkisi, modern yazarların ve düşünürlerin de peşini bırakmamış bir tartışmanın konusudur. Walter Benjamin meşhur kitabı Pasajlar’da 19. yüzyıl Paris’inden ve Charles Baudelaire’in şiirlerinden yola çıkarak erken modernizmin izlerini sürer.