Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Arşivi

// En çok okunanlar



Gecegezen Kızlar, hep Tomris Uyar

Türk öyküsünün kraliçesi Tomris Uyar bu hafta 70 yaşına bastı, kutlu olsun!



Amerika’nın gerçek tarihi: Amerikan yerlilerinin Avrupa’yı keşfi!

Amerika nasıl ele geçirildi? Resmi tarihler, İspanyollar kıtaya ayak basmadan önce burada küçük kabileler halinde yaşayan bir takım ilkel insanların yaşadıklarına dolayısıyla medeniyeti Avrupa’dan buraya taşıyanların kolaylıkla kıtaya girdiklerine hatta “yerliler” tarafından tanrı zannedildiklerine, tapıldıklarına dairdir.



Kimi kaybettik biz!

Dikkat ettiyseniz, gözümüzün bebeği Talât Sait Halman'ın vefat haberleri, eski kültür bakanı, Türkiye'nin ilk kültür bakanı, tamlamasıyla başlıyor çoğunlukla... 12 şiir kitabı olan şair Talât Sait Halman'ı kaybettik biz oysa. Türkçeye Faulkner'in eserlerini, Shakespeare'in sonelerini, eski Mısır, Ortadoğu ve Eskimo şiirlerini kazandıran Halman'ı...



“Yabancılar, tanrılar ve canavarlar” ya da muhafazakar aşındırma

Türkiye’de her ilde Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonları kurulmuş. Bu cümleyi yazdıktan sonra uzun uzun düşünüyorum. Bu cümleyi yazmış olmanın verdiği sarsıntıyı atlatabilir miyim diye, bekliyorum, bekliyorum. Atlatamıyorum.



Skandal, polemik ve reklam… Haftalık edebiyat gündemimiz

Elif Şafak, yeni romanıyla yine karşımızda. Mevsimsel olarak durgun geçmesi beklenilen bugünlerde, edebiyat gündemi bakımından oldukça yoğun bir haftaydı geçirdiğimiz ya, Şafak’ın romanı tabii hepsini bertaraf etti. Edebiyat haberlerinde ilginç bir ters oran var şahsen tespit ettiğim. İçinde edebiyat ne kadar azsa, haber o kadar ses getiriyor sanki. Elif Şafak’ta da hep böyle oluyor.



On Kişot: Yoksa Oğuz Atay postmodern değil miydi?

Hiç unutmam, bundan dört-beş yıl kadar önce bir kitap ekimizin yayın yönetmenine, ellerinde çok iyi genç kalemler olduğunu, bu kalemleri eleştiri konusunda teşvik etmenin başarılı sonuçlar verebileceğini söylemiş, ancak kendisinden Türkiye’de eleştirinin ya akademisyenler ya da kendini kanıtlamış yazarlar tarafından yapılabileceğini, geri kalanın ancak kitap tanıtım yazılarında kalması gerektiğ



Boşuna mı okuduk?!

Artık hepimiz pekala biliyoruz, işsizlik Türkiye’de ve dünyada sadece iktisadi olmayan derin bir kriz kaynağı... Sadece iktisadi değil, çünkü ‘anlam'ın işe göre, iş durumuna göre belirlendiği bir toplumsal sistemde yaşıyoruz.



Popüler tarih bize ne verir?

Popüler tarihin bizi götürdüğü yer neresidir? Daha doğrusu bir takım kalıplaşmış, hatta resmileşmiş tarihi yanılgıları irdelemek, tarih içinde onların izini sürmek bugüne ne verir?



Şeytan Ayetleri, nezih hassasiyetler, okuyup da yazamaz mı olalım infialleri

Sizi bilmem ama Sabit Fikir’in haber bölümünün tutkunuyum ben. Hemen her gün, kimilerinin ölü de dediği, edebiyat dünyamızda olsun, başkalarının edebiyat dünyalarında olsun, olan biteni hevesli bir telaşla okumazsam içim rahat etmez. Dikkatli seçimleri için sitemizin editörlerine minnettar olduğum kadar cümle renkli edebi figüre de borçlu hissederim hep kendimi.

Söyleşi

100. sayımızdan itibaren başladığımız Yayınevi Hikâyeleri’nde bu ay İz Yayınları editörü Hamdi Akyol var. Akyol, yayıncılık tarihimizin kilometre taşlarından olan İz Yayınları’nın kuruluşunu, daha çok hangi kitapları bastıklarını ve günümüz yayıncılık ortamının durumunu değerlendirdi.

 

ŞahaneBirKitap

“Tıp gerçek bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir” cümlesinden yola çıkan Kütüphanedeki Beden, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatan bir antoloji.

Editörden

 

Günümüz İngiliz romancılarından Ian McEwan’ın Soğuk Savaş döneminin “edebiyat cephesi”ni anlattığı ilginç bir romanı var; Bir Parmak Bal. Ülkemizde de yayınlanan roman bir anlamda birbirine benzemeyen üç ilgi çekici konuyu garip bir kurgu etrafında bir araya getiriyor: Gizli servis, edebiyat ve aşk.