Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Şahane Bir Kitap Arşivi

En çok okunanlar  

Şahane Bir Kitap


Bireyde vicdan, toplumda değer, ne gezer…

İyi yürekli yaşlı adam, çok genç ve güzel bir kızı sever, isterse ne olur? Toplumsal kurallara uymayan bir şey yapan herkes gibi, rezil olur… Modern İtalyan edebiyatının en önemli isimlerinden Italo Svevo’nun İyi Yürekli Yaşlı Adamla Güzel Kızın Öyküsü kısacık ama demir leblebi gibi bir roman.


Suat Derviş’in yüreği kadar fosforlu Cevriye!

“Ben yazar Suat Derviş’im, kimsenin karısı olarak yad edilemem!” İşte tam da bu yüzden unutulmuş olmalı adı...


Cadı niye çarpar?!

Türk edebiyatının kanımca en “garip” yazarlarından biri Hüseyin Rahmi Gürpınar. Etkileyici, sürükleyici, mizahi ve bir o kadar karanlık fantastik romanlar yazmıştır. Neden? Fantastik diye bir şey olmadığını kanıtlamak, fantastiği ortadan kaldırmak için! Ömrünü ve edebiyatını; aklın, bilimin ve mantığın üstünlüğünü kanıtlamaya, dış-somut gerçekliğin mutlaklığını işaret etmeye adamıştır.


Gerekirse evreni mahvetmeyi de biz biliriz!

Evet, başta da dediğim gibi, insanlık nice bin yılların, savaşların ve tüketim çılgınlığının ardından üretimden, sanattan, zaanatten, en önemlisi de topraktan kopmuş, dev paletlerin üzerinde yürüyen şehirlerde yaşamaya başlamıştır.


Aile bir hikayedir, berbat bir hikaye…

Aile insanın cehennemidir… Varlığını kendi kurumsal, duygusal ve genetik devamlılığı için kullanır, kullanır ve işi seninle hiç bitmez. Hem kişisel özelliklerini geliştirmeni, bir birey olarak ayakta kalmanı talep eder hem de günü gelince varlığını varlığına hiç düşünmeden armağan etmeni… Aile insanın cehennemidir.


Ertesi gün hiç kimse ölmedi!

1961 yılında Kuzey Irak’taki Zagros Dağları’nda yapılan kazılarda 60-80 bin yıllık bir mezar bulunur Shanidar Mağarası’nda. Cenin pozisyonunda gömülmüş 35 yaşlarında özürlü bir erkeğin mezarıdır bu. Yapılan incelemelerle, bu Neandertal insanın gömülürken etrafına şifalı bitkiler konulduğu da tespit edilir. Peki ne anlama gelmektedir bu bitkiler ve cenin pozisyonu?


“Aşk bazen insandan çok evveli”

Şair durmuş durmuş durmuş hiç kıpırdamadan öylece, sonra sokmuş elini içine, yüreğinden bir kehanet koparıp atmış ortaya kanlı kanlı ve basıp gitmiş sessizce. Ardında acı bir çığlık kalmış. O çığlık işte meğer, armağanmış. Çığlık çığlığa ve kanlı bir kehanet olabilir evet bazen şiir. Doğum anlarına rastgelir, doğumun öncesinden seslenir.


Bu polisiye niye şahane?

“İçinde polisin olduğu bir roman türünü niye bu kadar çok seviyorum ki,” diye düşündüm kendi kendime. Henüz Katilin Şahidi’nin sayfalarını çevirmeye başlamamıştım.


Şehrinizi nasıl “asi” tutarsınız?

David Harvey 2011 Londra ayaklanması sırasında bakın ne demiş: “Şansımız varsa,  komisyonlar kurulacak, raporlar hazırlanacak… Şansımız varsa, diyorum çünkü İngiltere’nin halihazırdaki başbakanının ‘vahşi’ dürtüleri, bir yandan ahlaki pusulanın şaştığından, adab-ı muaşeretin yerle bir olduğundan, başıboş gençler arasında aile değerleri ve disiplinin maalesef erozyona uğradığından dem vurur


Görmüş ama gözlem yapmamış bir çağın kahramanı Holmes

“Dr. Watson size yazmaz; alazlı bir şömine ateşinin karşısından Kral VII. Edward dönemine has bir nezaketle sizinle konuşur. Sesinde sınırlar ve yapmacıklık yoktur. (…) İnce duygular Dr. Watson’ın kafasını karıştırır. Sanattan anlamaz. Yine de tıpkı yaratıcısı gibi gelmiş geçmiş en büyük öykü anlatıcılarından biridir. Sahneyi Holmes’a bıraktığı nadir anlarda Watson’ın geri dönmesini bekleriz.

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.