Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
 Üye eleştirileri bölümü idefix üyelerinin kitaplara yaptıkları eleştirilerden derlenmektedir. Eğer siz de eleştirinizin bu bölümde yayınlanmasını istiyorsanız dilediğiniz kitabı idefix'te eleştirebilirsiniz. Eleştirileriniz idefix editörlerinin kontrolünden sonra değerlendirmeye alnacaktır.

Üye Eleştirileri Arşivi

Üye Eleştirileri // En çok okunanlar



Hayat, sen ne güzelsin...

Susanna Tamaro’yla ise 'Yüreğinin Götürdüğü Yere Git' kitabıyla tanıştım. Hayat hikyesi beni etkilemişti. Ben de sürekli hastalıklarla boğuşmak zorunda kaldığımdan belki, bilmiyorum. Şimdi de çok farklı bir kitap, 'Aklı Bir Karış Havada' çıktı karşıma. Bitirince şöyle dedim: 'Olayların bu kadar mı başka yüzü olur?'



Geride kalan kalbinizse mutlaka geri döner

Marc Levy'nin "Keşke Gerçek Olsa" kitabını keyifle okuduysanız eğer, siz de "Sizi Tekrar Görmek" için geri döneceksiniz. Bu roman, aylarca liste başında kalan ve tüm dünyada milyonlarca satan "Keşke Gerçek Olsa"nın devamı niteliğinde...

Her ne kadar kitabı okurken, kimi zaman "tesadüfün bu kadarı..." diyecek olsanız da sonraki sayfayı merakla bekleyeceksiniz!



Düş ve Gerçek Üzerine

Louvre Müzesi’nin büyüleyici, ancak bir o kadar da yorucu atmosferinden tam da bu sebepten (fazlasıyla büyülenip fazlasıyla yorulduğum için) erken çıkmıştım. Henüz çok zamanım olduğu halde metroya binip Charles de Gaulle Havaalanı'na gittim.



Bir çeviri faciası!

Joseph O´Neill´ın Netherland adlı romanı geçen yıl PEN/Faulkner Ödülü´nü alınca, “Umarım Türkçe'ye özenli bir yayınevi tarafından çevrilir de hak ettiği ilgiyi görür” diye geçirmiştim içimden.



Grangé gibi değil...

Grangé Avrupalı yazarlar içerisinde en sevdiğim ve her yeni kitabını merakla beklediğim yazardır. Kızıl Nehirler´den bu yana beğenmediğim hiçbir kitabı olmamıştı ama bu sefer beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Grangé´ın diğer romanlarını bilmeyenler için keyifli bir roman olabilir. Ancak Kızıl Nehirler, Kurtlar İmparatorluğu ve özellikle Taş Meclisi´nden sonra bana biraz vasat geldi.



Nâzım´dan İskender´e...

Küçük İskender şiirini okumayan toplumsal gerçekçi damarın nereye kaydığını ve Türk edebiyatının bugününü asla anlayamaz. Bu kitap baştan sona bir hiçlik türküsü. Hayatın saçmalıklarını yüzümüze vuruyor şair birer birer. Nihilist bir şairle farklılığınızı bulmak istiyorsanız, benim gibi siz de bu kitabı okumalısınız.



sadakat üzerine karalamalar

Kitabın ilk sayfalarından kendinizi en kötü sona hazırladığınız için kitap boyunca olan hiçbir olay sizi şaşırtmıyor...



Ve Durgun Akardı Don

Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga´yı ve ardından da Tütün´ü okumuş biri olarak bu nehir romanın da devrimin coşkusunu vurgulayan bir dille yazılmış olmasını bekliyordum. Ancak tahminimin aksine Kızılların değil Kızıllarla Beyazların savaşında iki arada bir derede kalan Kazak kast-halkının gözünden yazılmış bir romanla karşılaştım.



Yaşamseverlik ve ölümseverlik

Şiddete kayıtsızlaştığımız şu günlerde mafyanın meşrulaştığı, derin devletin varlığının sıradanlaştığı, katillerin destekçi bulabildiği bir zamanda nasıl sakince oturabiliyoruz? Değişimi kendi hayatımızda başlatmanın ve sadece yaşamı güzelleştiren insanları sevmenin zamanı geldi artık.



Yazık Olmuş

"Bay Vivo ve Kokain Kralı" İngiliz yazarın okuduğum üçüncü romanı. Önce "Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini"ni okumuş ve çok beğenmiştim. O yapıtta İtalyan faşist lider Mussolini'yi ilgilendiren bölümler, ben onu anlayana kadar okurken zorlanmama neden olmuştu.

Kulis

(Ahmet Edip Başaran) Şiirin Söz Hakkı

ŞahaneBirKitap

Tam bir İstanbul çocuğu olan, Alaattin Karaca’nın tanımlamasıyla “üstünde başında, sesinde soluğunda ‘eski bir İstanbul’dan rayihalar taşıyan” yazar Cem Sancar 82 denemeden oluşan yeni kitabı “Her İnsan Bir Ayet’te çocukluğunun İstanbul’unu, şehrin sokaklarını, lezzetlerini, mevsimlerini insanlarını kendine özgü muzip diliyle anlatıyor.

Editörden

Çocukken, Karadeniz’in insana sanki bir asır sürecek kadar uzun gelen ve kesilmeden yağan yağmurlarını izler, can sıkıntısından kurtulmak için kitaplara kaçardım. Yağmur yağdıkça, üzerime hikâyeler de yağardı aslında. Sahi, neye, neyimize yarardı hikâyeler.