Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi
 Üye eleştirileri bölümü idefix üyelerinin kitaplara yaptıkları eleştirilerden derlenmektedir. Eğer siz de eleştirinizin bu bölümde yayınlanmasını istiyorsanız dilediğiniz kitabı idefix'te eleştirebilirsiniz. Eleştirileriniz idefix editörlerinin kontrolünden sonra değerlendirmeye alnacaktır.

Üye Eleştirileri Arşivi

Üye Eleştirileri // En çok okunanlar



SERDAR ÖZKAN...

Birçok okurun tahmin ettiği gibi, kolayca gol pozisyonuna girdiği halde gole çeviremeyen, Hemşehrimiz (Aksekili) Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal´a saç-baş yolduran, Denizli´nin, Demirören´in tahtlarının sarsılmasına neden olan, Beşiktaş´ın genç, acar futbolcusu Serdar Özkan´dan söz etmeyeceğim.



Araştırma adı altında!

Aydoğan Vatandaş ismini ilk kez, Vatan Gazetesi eski yazarlarından Yiğit Bulut´tan, "Değerli arkadaşım Aydoğan" ifadesi ile duymuştum.
Genç yaşına rağmen sayın Vatandaş bir sürü kitaba imza atmış.

Apokrifal...

Selman Kayabaş editörlüğünde yayınlanan kitaba notum eksi üzerinden yüzelli.



İlk Gaiman deneyimim...

Hayatımda ilk defa Gaiman okudum ve tarzına resmen aşık oldum. Nobody Owens´ın büyümesi, öyle sıcak anlatılmış ki... İnsan ölüp, hayalet olarak çocuğa yardım etmek istiyor. Kurgu fantazyayla çok iyi bütünleşmiş. Hayalet tanımı tam olması gerektiği gibi. Ve bunun dışında yazara özgü bazı sınıflar da var... Ki benim en çok hoşuma gidenler Cehennem Tazıları oldu.



Gerçek macera gerçekleri görmek olur

Sene başından beri kitapçı raflarındaki yerini alan başı sarıklı sırtı kaftanlı genç adamı elime aldığımda kim olduğuna dair en ufak bir fikrim yoktu. Kitabın üzerinde hiç duymadığım bir yazar adı ve bir de yeşil gözleri çözemediğim derinlikteki manayla bakan genç adam!



Yeniden doğuş dediği ilk kitap

Kitap, Dostoyevsk'inin 1849-1854 yılları arasında sürgünde geçirdiği 5 yılı Aleksandr Petroviç adını kullanarak anlattığı anılardır.



*****

Kesinlikle insanın sabrını zorlayan bir kitap. Bir yandan hikayenin seyrini merak ederken bir yandan da Switters´ın her düşüncesini dinlemek istiyor insan. 500 sayfa boyunca hepsini kaçırmadan özümsemeye çalışmak biraz zorluyor bünyeyi. Kesinlikle ezber bozan bir anlatı. Hikaye tahmin edilen yollara sapmıyor kesinlikle. Bol bol nanik çekiyor okuyucuya. Tom Robbins bunu yapmasını biliyor.



Anı havasında bir kitap.

Kitabı uzun zamandır alıp okumak istiyordum. Muazzez İlmiye Çığ hakkında da yazıları ve çalışmaları ile ilgili olarak pek çok yerden bir çok şey öğrenmiştim. Bu durum merakımı daha da arttırdığı için kitabı kapıma geldiği gün bitirdim.



İçgörünün Keskin Kenarları

Psikiyatristlerin belki de en çok ustalaştığı beceri, terapi hastalarının "zihinlerine" nüfuz etmek ve orada bulduklarıyla onların davranışlarını değiştirmelerini kolaylaştırmaktır demek, sanırım yeterince gerçekçi bir bakış açısıdır.

Kaan Arslanoğlu, bunun bir adım ötesine geçerek, aslında daha zor olanı, kendi zihnini tüm eleştirel ve sorgulayıcı haliyle okurun huzuruna sunmuş.



Bir Ruh Macerası

Ayşe Hanım ile aynı kuşaktan olmasak da, benim de mensubu bulunduğum kuşağın gençliğinde kıvrandığı anlamsızlık deryalarından Sartrelar, Kierkegaardlar ve bol bizden olmayana duyulan hayranlıkla geçmiş hatta heba olmuş hayatımı anlatıyor adeta kitap! Ve bir de "niçin İbni Arabi'yi bu kadar geç yaşımda keşfetmek zorunda bırakıldığımın" isyan çığlıklarını sanki duymuş gibi bana geri fısıldıyor..



Bağlanmak Birbirimize

20. yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren küresel süreçler hakkında çok kalem oynatıldı, fakat genellikle küreselleşmenin yakın dönem tezahürlerine ve ekonomik boyutlarına eğilim gösterildi bu metinlerde. Küreselleşme denilince aslında hep kapitalizmin küreselleşmesi söz konusu ediliyor diyebiliriz; fakat acaba kavramı bu bağlama sıkıştırmak ne denli adil bir okumadır?

Söyleşi

100. sayımızdan itibaren başladığımız Yayınevi Hikâyeleri’nde bu ay İz Yayınları editörü Hamdi Akyol var. Akyol, yayıncılık tarihimizin kilometre taşlarından olan İz Yayınları’nın kuruluşunu, daha çok hangi kitapları bastıklarını ve günümüz yayıncılık ortamının durumunu değerlendirdi.

 

ŞahaneBirKitap

“Tıp gerçek bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir” cümlesinden yola çıkan Kütüphanedeki Beden, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatan bir antoloji.

Editörden

 

Günümüz İngiliz romancılarından Ian McEwan’ın Soğuk Savaş döneminin “edebiyat cephesi”ni anlattığı ilginç bir romanı var; Bir Parmak Bal. Ülkemizde de yayınlanan roman bir anlamda birbirine benzemeyen üç ilgi çekici konuyu garip bir kurgu etrafında bir araya getiriyor: Gizli servis, edebiyat ve aşk.