Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

			


Geçmiş Zaman Kedileri




Toplam oy: 8

Akademisyen Fatih Altuğ, araştırma çalışmalarını yayınlamaya devam ediyor. Bu kez 1870’lerden 1950’lere varan Geçmiş Zaman Kedileri’nde hayvanların edebiyatta nasıl temsil edildiği sorusuna kedi hikâyeleriyle cevap veriyor. Ahmet Haşim’den Halit Ziya Uşaklıgil’e, Fatma Münire’den Osman Cemal Kaygılı’ya, Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan Ahmet Midhat’a uzanan metin derlemesinde şehir deneyimiyle kedi hikâyeleri iç içe geçiyor, böylece kitap, İstanbul sokaklarında ve konaklarında gezinen, insanlara refakat eden kedilerin rehberliğinde bir çeşit seyir defterine dönüşüyor. Kedilerle kurulan arkadaşlıklar ve kedilere yönelik düşmanlıklar, yoldaş ve tekinsiz kediler... Bu metinler yüz yıl öncesindeki insan kedi ilişkisinin serencamını da resmediyor.

 

GEÇMİŞ ZAMAN

KEDİLERİ - TÜRK

EDEBİYATINDAN KEDİ

METİNLERİ (1870-1950)

 

Fatih Altuğ

TURKUVAZ KİTAP



Bu kitabı idefix'ten sayın alın

Yorumlar

Yorum Gönder

Kulis

Orhan Veli'den Geriye Şiir Kaldı

ŞahaneBirKitap

Ölmek ve gülmek kelimeleri yan yana çok da gelmez. Belki fonetik olarak ya da bir şiirin kafiyesi olduğunda yakalanan uyum kulağa hoş gelse de ölüm ne olursa olsun acı verir insana. Gülecek yanını bulmak zordur ölümün. “Sen adamı öldürürsün” diyerek kahkaha atarken bile güldürmek ve öldürmek aynı cümlede geçti diye kısa süreli bir sarsıntı geçirdiğimiz olur.

Editörden

Edebiyat en basit tanımıyla malzemesi insan olan bir sanattır. Çünkü insanı anlatmada aracısızdır edebiyat. Tarihin insanı anlattığı söylense de, bu bana hep kocaman bir yalan gibi gelmiştir. Öyle ya, insanı tarih değil, edebiyat anlatır. Tarih ise insanı anlatmada yine edebiyattan faydalanır. İnsanın kendini bulması için önce araması gerekir sanırım.