Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

   

Şahane Bir Kitap


Şahane Bir Kitap

İnatla; şimdi ve daima: Direniş!




Toplam oy: 863
Tarih - Toplum - Siyaset Dizisi
Versus Kitap Yayınları
Çalışmada yer alan kadın aktivistler, eko-feministler, anarşistler, düşünürler bizzat yaşamlarıyla radikal değişimin ve devrimci düşüncenin/hareketin ta kendisi oluyorlar. Dünyanın ve eril düşüncenin kendileri için yazdıkları hikayeyi önce beğenmeyip sonra onu bozup kendilerine yeni bir yaşam hikayesi yazıyorlar.

Derin bir adaletsizlik duygusunun harekete geçirdiği, o adaletsizlik duygusundan kurtulmak isteyen kadınlar…

 

Radikal, aşırı, konformizm karşıtı, özgür düşünen kadınlar…

 

Kuralların var olduğunu bilen ve o kuralların dışında yaşamayı seçmiş kadınlar…

 

Sadece sıradışı olan, sadece var olan isyankar kadınlar…

 

Hikayeleri bozup kendi hikayesini yazan kadınlar…

 

Malalai Joya, Phoolan Devi,  Qiu Jin, Vandana Shiva, Emma Goldman, Lucy Parsons, Vera Zasulich, Dame Whina Cooper, Rosa Luxemburg, Sylvia Rivera, Assata Shakur, Anna Mae Aquash, Ani Pachen,…vd.

 

Devrimci Kadınlar, bir fanzin olarak ortaya çıkmış ve daha sonra kitaplaşmış bir çalışma. Basit bir soru yatıyor bu kitabın temelinde: Bizim kadın ikonlarımız kimler ve neredeler? İşte bu sorunun ekseninde son 150 yılın ana akım ve sol medyasında en çok bilinen 30 kadın devrimcinin imgesini “Che büyüsüyle bezemeyi” amaçlamış. Peki onları, popülerlik batağına saplanmış bir Che büyüsüyle bezemeye çalışmak, kadını erkeğin karşısına koymak iyi bir şey mi, diye soruyoruz kendi kendimize ister istemez. Yanıtı ise çalışmayı hazırlayan Tui Gordon’dan alıyoruz: 

 

“Artık biliyoruz ki, kadınları erkeklerin karşısına koymak verimli hatta mantıklı bir şey değildir. Eğer feminizm tüm cinsler arasında eşitliği savunuyorsa, pek çoğu erkek emsallerinkine benzer felsefeye sahipken, kadın devrimcileri (trans-kadınlar da dahil olmak üzere) seçip ayırmak doğru olabilir mi? Bu, gender imtiyazlarının var olduğuna inanmayan maço anarşistlere bir tepki mi yoksa gerçek bir sohbet konusu mu? Pek çok kamusal durumda hala maskülenin egemen bir konumda olduğu ve feminizm hafife alındığı, görmezden gelindiği ve hor görüldüğü için, bu kitabın sesleri çıkan kadınları değerlendirişi, cinsiyet politikasının mevcut iklimine hala bir meydan okumayı ifade etmektedir.”

 

Devrimci erkek ikonların karşısına/yanına konmak üzere hazırlanmış gibi görünen Devrimci Kadınlar bir meydan okuma, evet. Çünkü her şeyden önce kadının basit bir şekilde erkekle eşit konum almasından öte, feminizmin daha derin devrimci biçimini savunan kadınları bir araya getiriyor. Peki bir şeyi devrimci kılan nedir? Yeni bir yöneliş, bir altüstlük ve bir şeyleri görme ve yapma tarzımızdaki dönüştürücü, ayaklandırıcı, kışkırtıcı radikal değişim… Çalışmada yer alan kadın aktivistler, eko-feministler, anarşistler, düşünürler bizzat yaşamlarıyla radikal değişimin ve devrimci düşüncenin/hareketin ta kendisi oluyorlar. Dünyanın ve eril düşüncenin kendileri için yazdıkları hikayeyi önce beğenmeyip sonra onu bozup kendilerine yeni bir yaşam hikayesi yazıyorlar. Okumak ve hatırlamak da bu hikayelere dahil olmak gibi, bu etkileyici hikayelerin bir parçası olmak, hikayeyi devam ettirmek gibi.  Derin, temiz ve yaşamgücü veren bir nefes almak gibi. Nice 8 Martlara…   

 

* Görsel: Ethem Onur Bilgiç

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Şahane Bir Kitap Yazıları

Rumen düşünür E. M. Cioran, kendisiyle yapılan söyleşilerden mürekkep bir kitap olan Ezeli Mağlup’taki söyleşilerinden birinde, kendi yazma serüveni üzerine şunları söyler: “Eminim ki eğer kâğıtları karalamasaydım, uzun zaman önce kendimi öldürmüş olurdum.

Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen isimlerinden Rollo May, Yaratma Cesareti adlı o pek ünlü kitabında, modern-kapitalist sarsıntı çağının bizleri bir şeyler yapmaya, üstelik yeni bir şeyler yapmaya çağırdığından bahseder.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine dair ilgi, Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman gibi dizilerin de etkisiyle son günlerde iyice arttı.

Siyaset Bilimi Profesörü Mim Kemal Öke’nin tarihi romanı Biat - Bir Turgut Reis Hikâyesi, okuyucularıyla buluştu. Adından da anlaşılabileceği gibi romanın ana ekseninde, yazarın çocukluğundan bu yana “kahramanı” ve “rol modeli” olarak nitelediği, deniz korsanlığından Osmanlı döneminde “Akdeniz leventleri kaptanlığına” kadar yükselen Turgut Reis’in yaşamöyküsü yer alıyor.

 

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Kulis

''Alimlerin Yaşadığı Evde Kedi de Alim Olur''

ŞahaneBirKitap

Rumen düşünür E. M. Cioran, kendisiyle yapılan söyleşilerden mürekkep bir kitap olan Ezeli Mağlup’taki söyleşilerinden birinde, kendi yazma serüveni üzerine şunları söyler: “Eminim ki eğer kâğıtları karalamasaydım, uzun zaman önce kendimi öldürmüş olurdum.

Editörden

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.

Hatıraları bile yaşamıyor artık

Tarih kitaplarının resmettiklerinden

Ve kanımıza karışan

Kanımızdan taşan şarkılardan başka

Şarkılar

Zenci diline yabancı

Ve hüzünlü kelimelerle söylenmiş.

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.