Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Ayfer Tunç'la Sözünü Sakınmadan (Video)


 

 

Sabit Fikir ve İstanbul Modern işbirliğiyle düzenlenen Sözünü Sakınmadan, 21 Şubat 2012 akşamı, yeni kuşak Türk edebiyatının öne çıkan isimlerinden Ayfer Tunç'u ağırladı.

 

Medyanın günahlarından, toplumun geçmişle yüzleşme korkusuna kadar birçok konuya değinilen söyleşinin tamamını videodan izleyebilirsiniz:

 

 

 

 




Toplam oy: 781

Yorumlar

Yorum Gönder


Bu söyleşilerin bence en olgunluğa doğru gideni bu, en sonuncusu.

Küçük bir tespitimi paylaşmak istiyorum; söyleşilerde insanların yüzlerinin arkalarına düşen yerlere daha çok şekil değil de renk düşürebilirseniz, insanların konuşanı izlemelerine daha az şey karıştırmış olursunuz bence. Örneğin Ayfer Tunç konuşurken arka planda sadece belirsiz renkler olsa daha söylenene yönelir insan diye düşünüyorum.

Mekana asacağınız, koyacağınız resimlerin hiçbir anlamı yok bence. Şu ana kadar kullanımınızın sohbet konularının içine girmeye engel olduğunu düşünüyorum. Daha figürsüz, renge dayalı mekan düzenlemeleri kullanmanız bence daha olumlu bir mesaj iletsini sağlayabilir.

Selamlarımla.

39%
61%

İhtiyar veya dünyanın içine giremeyen edebiyat heveslilerine gülünmesi açıkçası pek hoş değil bence; esas dokunaklı olan iki eleştirmenin bu duruma kahkahalarla gülmesi. (50'li dakikaların sonlarına doğru)

36%
64%

günlerdir beklediğim bir söyleşiydi. Teşekkür ederim. Keşke daha sık gerçekleşse bu söyleşiler.

28%
72%

Yeni yorum gönder

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.