Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Ayfer Tunç'la Sözünü Sakınmadan (Video)


 

 

Sabit Fikir ve İstanbul Modern işbirliğiyle düzenlenen Sözünü Sakınmadan, 21 Şubat 2012 akşamı, yeni kuşak Türk edebiyatının öne çıkan isimlerinden Ayfer Tunç'u ağırladı.

 

Medyanın günahlarından, toplumun geçmişle yüzleşme korkusuna kadar birçok konuya değinilen söyleşinin tamamını videodan izleyebilirsiniz:

 

 

 

 




Toplam oy: 775

Yorumlar

Yorum Gönder


Bu söyleşilerin bence en olgunluğa doğru gideni bu, en sonuncusu.

Küçük bir tespitimi paylaşmak istiyorum; söyleşilerde insanların yüzlerinin arkalarına düşen yerlere daha çok şekil değil de renk düşürebilirseniz, insanların konuşanı izlemelerine daha az şey karıştırmış olursunuz bence. Örneğin Ayfer Tunç konuşurken arka planda sadece belirsiz renkler olsa daha söylenene yönelir insan diye düşünüyorum.

Mekana asacağınız, koyacağınız resimlerin hiçbir anlamı yok bence. Şu ana kadar kullanımınızın sohbet konularının içine girmeye engel olduğunu düşünüyorum. Daha figürsüz, renge dayalı mekan düzenlemeleri kullanmanız bence daha olumlu bir mesaj iletsini sağlayabilir.

Selamlarımla.

39%
61%

İhtiyar veya dünyanın içine giremeyen edebiyat heveslilerine gülünmesi açıkçası pek hoş değil bence; esas dokunaklı olan iki eleştirmenin bu duruma kahkahalarla gülmesi. (50'li dakikaların sonlarına doğru)

36%
64%

günlerdir beklediğim bir söyleşiydi. Teşekkür ederim. Keşke daha sık gerçekleşse bu söyleşiler.

29%
71%

Yeni yorum gönder

Kulis

''Roman, Tanpınar'la kendim arasında bir med cezir''

ŞahaneBirKitap

Haruki Murakami’nin Türkçeye yeni çevrilen romanı Dans Dans Dans’ını Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları ve Yaban Koyununun İzinde romanlarıyla birlikte değerlendireceğim. Dans Dans Dans’la Yaban Koyununun İzinde’nin kahramanı aynı. İki roman boyunca onun başından geçmiş türlü olayları okumamıza rağmen, ismini halen bilmiyoruz.

Editörden

Ülkelerin edebi gündemiyle siyasi gündeminin kesiştiği yerlerin az olduğu düşünülür. Uzaktan bakınca öyledir de aslında. Edebiyat, elindeki en büyük imkân olan “zamandan ve mekândan” bağımsız olma lüksünü kıyasıya kullanır. Bir kitabın yazıldığı koşullar önemlidir ama o kitap yazıldığı zaman ve mekânı da aşarak, dünya edebiyat hafızasının bir yerlerine yerleşir.