Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Okul kitaplarının arasından, Kindle'lara terfi


Hem Türkiye'deki dijital yayıncılığın öncülerinden biri olmak, hem de okul kitaplarının arasında okumaya alıştığımız çizgi romanları djital platforma taşımak... Doğrusu ikisi de zor görünüyor. Ancak başlangıçta hiç aklında yokken elini taşın altına koymuş bir yayınevi var: Mavra Comics. Türkiye'nin ilk dijital çizgi romanlarını yayınlayan yayınevinin, yani Mavra Comics'in fikir babası Nezir İçgören'le konuştuk. Bulmuşken kafamıza takılan her şeyi sorduk, kendisi de hepsini içtenlikle yanıtladı. Gelin bu süreçte yaşadığı zorlukları, bu işe neden kalkıştığını ve Türkiye'de yayıncılığın nereye gittiğini bir de ondan dinleyelim.

 


CEREN KAVAK

 

 

 

 

 

Kutup - Myndos GeçidiKutup - Kral ve Hortlak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Grafik roman nedir, çizgi roman nedir? Doğrusunu işi bilenden öğrenelim... :)

 

Bugün kullanılan hali ile comic book, Türkçedeki adıyla çizgi roman, yüzyılın başından beri tüm çizgi işlerin genel adı. Ancak 1960’lar ve 80’lerde bu dünyada hareketlilik yaşanıyor; birbirini kapsayan birçok adlandırmaya (visual novel: görsel/resimli roman gibi), özellikle Amerikalı yaratıcılar tarafında farklı yayın formatlarına ve temaların girişine şahit olunuyor.

 

Grafik roman dediğimiz çok sonradan bir çizerin çok ünlü bir yayınevinden randevu alıp işlerini göstermek için uydurduğu bir kelime. Randevuyu hemen alıyor. İşlerini bastıramıyor ama sonuçta literatüre yeni bir kelime de kazandırmış oluyor. Yaygın kabule göre Jack Katz tarafından ilk kullanılan ancak Will Eisner’in popülerize ettiği bir kavram.

 

Bugünkü haliyle grafik roman daha çok Avrupa’da süperk ahramanların olmadığı çizgi ile beraber yazınsal olarak göreceli uzun soluklu bir hikayesinin olduğu genelde matbuu  işlere verilen ad olarak kullanılıyor.

 

 

 

Genelde önce yayınevi kurulur, sonra yayınlar çıkar. Sizde tam tersi olmuş sanırım. Kutup serisinin ilk bölümü Myndos Geçidi'nde sizi Mavra Comics'i kurmaya iten neydi?

 

Bizler bu tarzı yaratırken de geliştirirken de -yani sürecin en başında- dijital olarak yayınlayıp, okurlar ile buluşturma kararı almıştık. İlk iş olduğu için beklediğimden daha uzun sürede tamamlandı. Bu arada nasılsa birileri ciddi anlamda dijital yayıncılığa el atar, biz de kendi işimizi yaparız diyorduk ama yayınevleri görünen o ki zorunlu olmadıkça kağıttan vazgeçmeye pek taraftar değiller. Biz de bunun üzerine istemeye istemeye☺ dijital de olsa yayınevi sahibi olduk.

 

 

 

Mavra Comics

 

 

 


Bize serinin ikinci bölümü olan Kral ve Hortlak'tan biraz bahseder misiniz? (Heyecanlı takipçileriniz kapaktaki İstiklal Caddesi resminden sonra iyice meraklanmış olabilir. :) )

 

Olay İstanbul’da geçiyor. :-)  Hedefimiz yılbaşından önce okurlar ile buluşturmak. Ardından son bölümü de önümüzdeki yılın ilk aylarında yayınlamak.

 

 


Hem çizgi romanları dijital yayınlıyorsunuz, hem de bunu çok dilli olarak yapıyorsunuz. Böylece beklentiyi yükselterek zaman zaman riskli bir iş yaptığınızı düşünüyor musunuz?

 

Çok dilli olmak ile beklentiyi yükselttiğimiz doğru ancak aynı zamanda riski de azaltıyoruz. Sadece Türkçe bilenler ile aplikasyonumuzu sınırlamak istemiyoruz. Gerek bizim ürettiğimiz, gerekse Türk çizerler tarafından üretilmiş diğer klasik çizgi roman işleri başta İngilizceye kazandırıp tüm dünyanın beğenisine sunabileceğimiz bir rafımız var. Aynı mantıkla birçok yabancı özellikle genç ve başarılı çizerleri de Türkçeye kazandırmak istiyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

Geçtiğimiz aylarda Amazon e-kitap satışlarının basılı kitap satışlarını geçtiğini açıkladı. Ancak Türkiye'de henüz böyle bir durum söz konusu değil. Bir gün sizin okuyucularınız da yayınların basılı halini koleksiyonlarına katmak isterlerse tavrınız ne olacak?

 

Bahsettiğiniz gibi ileride -yani bu seri tamamlandığında- okuyucuların talepleri doğrultusunda sadece koleksiyonerler için numaralı bir seriyi klasik kağıt tabanlı olarak satışa sunmayı planlıyoruz. Çizgi romanların sadece okumak için değil, değer verdiği işleri saklamak ve tekrar tekrar bakmak/okumak üzere satın alma talebinde olan önemli bir okuyucu kitlesi var. Umarım ileride biz öyle bir talep yaratırız ve gururla basıp edinmek isteyen okurlarımıza sunarız.

 

 

 

 

Yayınevi dendiğinde aklımıza matbaa başında kitabın basılmasını bekleyen, genellikle Cağaloğlu'nda konuşlanmış insanlar geliyor. Türkiye'de dijital yayıncılık çok yeni, siz de bunun öncülerinden biri oldunuz. Dijital yayıncılığın zorlukları neler? Hukuki açıdan sıkıntı çektiniz mi? Bu geleneksel yapının içinde yepyeni bir akımın parçası olarak kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

 

Sizin de belirttiğiniz gibi dijital yayıncılık hukuksal açıdan daha oturmamış durumda. Bu ortamda resmi olmak korsan olmaktan çok daha zor ve riskli :-)

 

Henüz Türk okuyucu da dijital kitap okumaya alışmadı. Bu geleneksel yapının içinde kendimizi yalnız hissediyoruz :-) Ancak okumayı kolaylaştıran Kindle ve tabletlerin yaygınlaşması ile bu konunun çok hızlı büyüyüp şekilleneceğini de biliyoruz.

 

Belki biraz erken gibi gözükebilir ancak çizgi roman konusunda kaliteli ve fantastik hikayeler gibi yeni eserler ile okurlara kolay ulaşabilecekleri, ucuza okuyabilecekleri ve belki de aynı kendi ürünlerimizde olduğu gibi dijital yayınını yaptığımız diğer çizgi romanların da koleksiyonerler için sınırlı basım ürünlerin olduğu bir yapı kurmayı hedefliyoruz.

 







 

 

 

 

 




Toplam oy: 1116

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.