Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Sorduk// Birleşme mi, tekelleşme mi?


Uluslararası edebiyat piyasasını şekillendiren en güçlü iki yayınevlerinden ikisi birleşme kararı aldı: Penguin ve Random House. 2013'ün ikinci yarısında tamamlanacak olan birleşmeden sonra, İngilizce basılan kitapların yüzde 25’ini yayınlayacak olan yeni bir etkin güç ortaya çıkacak.

 

 

Biz de bu birleşmenin, gittikçe kapitalleşen ve tekelleşen uluslararası yayıncılık sektörü için ne anlama geldiğini; Türkiye’de böyle bir birleşmenin gerçekleşme ihtimalinin olup olmadığını ve olursa neler olacağını, işin uzmanlarına sorduk.

 

 

 

CEREN KAVAK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kar marjını artırmayı hedefliyorlar

 

 


Gülgün Çarkoğlu (Doğan Egmont Genel Müdürü)

 

 

 

Bu birleşme, hızlı değişim sürecindeki yayıncılık sektörünün yaşanan zorluklardan güçlenerek çıkma girişimi gibi geldi bana. Sektör son yıllarda birçok kanattan kuşatma altında: Yazarların telif ajanslarının çoksatar adayı olarak lanse ettiği kitaplar için milyon dolarları aşan avans talepleri, dijital yayıncılığın git gide güçlenmesi, yok olan bağımsız kitabevleri, ekonomik durgunluk, kâr marjının düşmesi...

 

 

Birleşmeyle firmalar, ölçek ekonomisinden faydalanıp kar marjını artırmayı ve yeni iş modelleri için kaynak sağlamayı hedefliyorlar. Tabii her birleşme hedefine ulaşamıyor.

 

 

 

Türkiye’de dijital yayıncılık daha emekleme safhasında, ancak yurtdışındakine benzer çoksatarlara yönelik riskli telif açılmaları ülkemizde de yaşanıyor. Yayıncıların ayakta kalmak için elbette çoksatarlara ihtiyacı var, ama tüm sermayesini bu alana yatırması, hem riskli hem de sektörü kısırlaştıran bir gelişme.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

Biyoçeşitliliğin azalması kadar ürkütücü

 

 



Müge Gürsoy Sökmen (Metis Yayınları’nın Kurucu Ortağı)

 

 

Yayıncılığın önemi aslında, büyük sermaye gerektirmeden tekil yaratıcıların fikirlerini, hayallerini ve sorularını iletebilmesi; illa geniş kitleleri, popülerliği hedeflemeden farklılıkları temsil edebilmesidir. Oysa bağımsız yayıncılar holdinglerce yutuldukça benzer başlıkları, ama giderek içi boşalan bir şekilde üretiyorlar. Bir medya grubu ile bir çokuluslu şirketin birleşmesi anlamına gelen bu son gelişme, sermaye gereklerinin öne çıktığı bir yayıncılık anlayışı demek; şimdiden yazar avanslarının düşürülmesi vb tartışılıyor İngiliz basınında.

 

 

 

Ayrıca satış noktalarına daha da yayılarak küçük, bağımsız yayıncıların teşhir alanı bulmasını iyice zorlaştıracaklar. Bence farklı fikirlerin sanal ortamın insafına kalması, dünyada biyoçeşitliliğin azalması kadar ürkütücü.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

        (Görsel çalışma: Audrey Niffenegger)

 

 

 

 

 

Ülkemizdeki yayıncılarına ders olsun

 

 

 

 

Münir Üstün (Basın Yayın Birliği Başkanı)

 

 

 

Penguin ve Random House yayınevlerinin birlikte hareket etmenin yaratacağı olumlu etki ve sinerjiyi bildiklerinden böyle bir karar almaları, son derece yerindedir. ABD piyasasında Amazon ve Google gibi iki dev var. Özellikle Amazon’a karşı ABD’li yayınevlerinin bildiğimiz kadarıyla yaptığı ilk büyük ortaklık bu iki büyük yayınevi arasında olacak. Dünya klasik yayıncılığının dijital yayıncılığa doğru yol aldığı bu tarihlerde yayıncılar arasındaki örnek anlaşma umarım ülkemiz yayıncılarına bir ders olur! Çünkü ülkemizde yayıncıların bırakın ortaklık yapmalarını, aralarında ahlaki sorunlar ve haksız rekabetlerin bile son bulamadığını düşünüyorum.

 

 

 

 

 

 


 




Toplam oy: 778

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Kulis

''Roman, Tanpınar'la kendim arasında bir med cezir''

ŞahaneBirKitap

Haruki Murakami’nin Türkçeye yeni çevrilen romanı Dans Dans Dans’ını Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları ve Yaban Koyununun İzinde romanlarıyla birlikte değerlendireceğim. Dans Dans Dans’la Yaban Koyununun İzinde’nin kahramanı aynı. İki roman boyunca onun başından geçmiş türlü olayları okumamıza rağmen, ismini halen bilmiyoruz.

Editörden

Ülkelerin edebi gündemiyle siyasi gündeminin kesiştiği yerlerin az olduğu düşünülür. Uzaktan bakınca öyledir de aslında. Edebiyat, elindeki en büyük imkân olan “zamandan ve mekândan” bağımsız olma lüksünü kıyasıya kullanır. Bir kitabın yazıldığı koşullar önemlidir ama o kitap yazıldığı zaman ve mekânı da aşarak, dünya edebiyat hafızasının bir yerlerine yerleşir.