Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Okuma Listeniz: Ağızdan öpüşmesiz kitaplar




Toplam oy: 1206
İktidarı elinde tutmanın, plazalardaki cilalı ama haşin iş hayatında birilerini alt etmek için hangi özlü sözlerle genel müdürün karşısına çıkmak gerekir filan bunları okusun istiyorum halkımız.

Bir tarafta Başbakan’ın kürtaja dair yumurtlamalarına karşı çıkıp İstiklal Caddesi’nde yürüyerek eylem yapanlar, diğer tarafta Shopping Fest açılışı için İstiklal Caddesi'nde düzenlenen karnaval yürüyüşü. Birinde “Benim Bedenim, Benim Kararım” pankartları, diğer tarafta üzerinde koca koca yüzde 50 indirim yazan ‘şey’ler…

 

 

Bir tarafta 2012’nin davalarla, tutuklamalarla dolu Yayınlama Raporu, diğer tarafta özgürlükten, adaletten bahsedenler. Kapanan sinemalar, parmak sallanan tiyatrocular, terörist ilan edilen sanatçılar, Hilal Cebeci’nin pembiş parlak dudakları…

 

 

Defalarca şikayet dilekçesi vermelerine rağmen “ailenin kutsallığı var, öpüşün barışın, kocan döver de sever de” deyip yollanan ama bir süre sonra sokak ortasında işte o şikayetçi oldukları kocaları tarafından boğazı kesilen, vurulan kadınlar… İçeri tıkılan gazeteciler, akademisyenler, öğrenciler ve ben bu yazıyı yazarken gündeme gelen ‘Yargıtay’dan seks kriterleri’ hadisesi… Üç çocuktu, kürtajdı, Yargıtay’ın seks kriterlerini filan düşünüp “Yahu ne yazacağım ben” derken aklıma Hüseyin Üzmez geldi. Hatırlarsınız 14 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüzden tutuklanan Üzmez, “Gazozuma ilaç attılar. Olanları hatırlamıyorum, bunlar komplo” filan demişti. Şaka! Değil tabii ki. Üstüne bir de serbest bırakıldı. 13 yaşında, aralarında devlet memurlarının da olduğu 26 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç.'ye bu işi rızasıyla yapmış diyen Yargıtay var bir de… Peki, ben şimdi ne yapayım? Okuma Listesi yapayım ama nasıl?

 

 

 

 

 

 

Ben bu ay derginin editörlerinin de izniyle (gerçi onların da yazıyı okurken haberi olacak ama…) okuma değil de yazma listesi yapmak istiyorum. Çünkü Henry Miller kulağıma fısıldıyor pis pis… Aaa, Muzır Kurulu iş başına lütfen; kitaplar, yazarlar yine kandırdı işte, yine kanıma girdi Henry Miller. Aynı Chuck Palahniuk, Guillaume Apollinaire, William S. Burroughs, Serge Bramly ve hatta Aslı Tohumcu gibi. Oysa ben böyle belden aşağı vuran bir sistemde simli kapakları olan tatlı aşk maceralarıyla dolu (ama ağızdan öpüşmesiz) kitaplar önermek istiyorum. Kişisel gelişime ve dönüşüme dair kitaplar önermek istiyorum ki değişip dönüşelim… İktidarı elinde tutmanın, plazalardaki cilalı ama haşin iş hayatında birilerini alt etmek için hangi özlü sözlerle genel müdürün karşısına çıkmak gerekir filan bunları okusun istiyorum halkımız. Yok, sanatmış, edebiyatmış, efendime söyleyeyim; vicdanmış, adaletmiş, insan haklarıymış, cinsel özgürlükmüş, sisteme karşı durmakmış bla bla bla…

 

 

Bu ay okuma listesi yok, yazma listesi var. Sıralama kafanızı karıştırmasın; kitap adı, türü ve yazarı… Darılmaca, dava açmaca filan yok, lütfen…

 

 

 

 
Yaptım Oldu – Deneme Yanılma – Recep Tayyip Erdoğan (RTE)


Muzır Kurulu’ndayken Okuduğum Kitaplar – Notlar - Ruhi Özbilgiç (Muzır Kurulu)


Sevişen Panpişler - Cut-up - Hilal Cebeci (Panpiş)


Ben Şaka Değilim - Toplu Fıkralar - İdris Naim Şahin (Şaka)


Gazozuma Kesmeşeker - Rüya Tabirleri - Hüseyin Üzmez  (Gazoz içen masum dede)


Shopping Fest’te Sokaktaki Eylemciler - Bayağı Yazı - Shopping Fest Katılımcısı


Yaptınız, Oldu – Roman - Adalet (Mülkün temeli olmayan)

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder


ee yani, ne anlamamız lazım, eleştirmek sçlu ilan etmek, bunlar gerizekalı anlamaz ama bak ben neler biliyorum demek ne kadar kolay, neyi değiştirdin hayatta, kaç dostun var, kaçı feminist kaçı ağzından öpmeli

45%
55%

Sibel Oral'ın dön baba dönelim hacılara gidelim şeklinde aynı sığ muhalefeti yapmasından usandık. Tamam. Çok güzel hareketler bunlar da yazı nerde, edebiyat nerde?...

48%
52%

İçerisindekileri farkedemedik henüz dışıyla uğraşmaktan içini anlamamak içinde ısrarlıyız aklımızı poşetinden çıkarmamaya.Hayvani duygularla yola devam kısacası ye,iç,yat...

56%
44%

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Geniş kütüphanelere sahip olan insanlar, “kütüphane sahibi” olmanın gerçekten ne anlama geldiğini en iyi bilenlerdir. Bilhassa bir şehirden başka bir şehre taşınmak söz konusuysa kütüphane sahibi için olmasa da kütüphanenin nakli onu taşıyanlar için bir işkenceye dönüşebilir.

Latin Amerika edebiyatının önemli isimlerinden Julio Cortazar’ın, 1980 yılında Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde edebiyata ve edebiyatçılık serüvenine dair verdiği konferansları Edebiyat Dersleri’nde toplandı. Süleyman Doğru’nun çevirisiyle okurlarla buluşan kitapta, Cortazar’ın öğrencilere verdiği sekiz derslik konuşma ve ek bölüm, okuyanları uzun bir yolculuğa çıkarıyor.

Tarihî bir dönemi olağanüstü bir hikâye ile buluşturmak elbette macera seven her çocuğun ilgisini çeker. Hele bu tarih tam olarak 1899 yani 1900 yılının hemen öncesinde olursa daha da ilgi çekici bir hâle gelebilir.

İnsanlık, insanlarca şekilleniyorsa; metin de metinlerce şekillenmez mi? 1960’larda Roland Barthes, Julia Kristeva gibi Post-Yapısalcılar tarafından ortaya konulan metinlerarasılık kavramı tam da bu soruya cevap veriyor.

Gustave Flaubert’in olgunluk döneminde yazdığı Üç Öykü adlı kitabı pek çok eleştirmence onun en önemli eserlerinden biri olarak görülmüştür. Tarihsel dönemlerden seçilen bu üç öykü tematik olarak birbirine bağlıdır. Üç öyküde de aşkınlık, ermişlik olayı hikâye edilir. Seçilen çağların gereği olarak öykülerde din, inanç merkezdedir ve insanları biçimlendiren bir olgudur.

Kulis

Mİm Kemâl Öke: ''Engelin Hakikati ‘İçimiz’dekidir. Nefsimiz!''

ŞahaneBirKitap

Reenkarnasyon, tarih boyunca birçok coğrafyada bazı farklılaşmalarla olsa da kendisine yer buldu. Dilimize de ruh göçü adıyla aktarılan bu kavram, ruhun bir bedenden diğerine geçerek varlığını sürdürdüğüne dair bir inanç.

Editörden

“Ev ki ayrıntıdır. Susmalar, küçük sevinçler, küçük acılar, küçük konuşmalar, küçük yalnızlıklar...Hepsi hepsi.” Tüm dünyayı eve sığdırmaya çalıştığımız şu günlerde İlhan Berk’in evle ilgili metnine bile küçük şeyleri konu etmesi o kadar güzel ki. Siz nasıl düşünürsünüz bilmem ama bana göre de evle ilgili olan her şey “küçük”tür.