Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Arşivi

// En çok okunanlar



Biri bizi Batı'ya anlatıyor

Orhan Pamuk, PBS’de konuşmuş (bakınız: “Bu ülkeyi seviyorum' diyen Pamuk gündeme dair konuştu” başlıklı haber), batılılara, ülkemizde her şey yolunda demiş, kısaca… Ergenekon davası, darbe tehlikesi altında olduğumuz konusunda ikna olduğunu,  ülkenin o kadar da dindar olmadığını, söylemiş.





Anlatmak için değil, keşfetmek için yazmak…

“İçimden bir ateş geçti, öyle yazdım.” Aşağı yukarı bu sözleri kullanıyordu Latife Tekin ilk romanı ‘Sevgili Arsız Ölüm’le ilgili. Onun bu romanı daktilo başında kelimeler, cümleler ve harfler arasında hiç boşluk bırakmayarak, dosya kağıtlarını birbirine bantlayarak soluksuz yazdığını da zaten biliyoruz.



Kitaplardaki bölüm aralarına da reklam alınsın artık!

Elif Şafak’ın bir reklamda oynaması çok konuşuldu, hala da konuşuluyor, tartışılmaya devam ediyor. Neden? Toplumumuzdaki yüksek edebiyat duyarlığı mı? Yoksa edebiyatın ve edebiyatçının hala içimizdeki o kutsal yerde oturmasından mı? Bütün bunların etkisi az olmakla beraber vardır var olmasına ya asıl sebep, sanırım reklamın, reklam düşüncesinin kendisi.



Gökkuşağı neden bu kadar renkli ki?!

Geçtiğimiz aylarda Kültür Bakanlığı sinema için verilen destek fonunu daha çok aile değerlerini ön plana çıkaran filmlere ayıracağına dair bir açıklama yapmıştı. Bilenler bilirler, bakanlığın verdiği destek bir filmi çekmek için yeterli değildir ama sinemacılar için hayati bir değeri vardır.

 



İlginç zamanlara hoş geldiniz!

Çinliler birinden gerçekten nefret ettiklerinde şöyle bir beddua okurlarmış: “İlginç zamanlarda yaşayasın!” Çinliler ilginç derken tam olarak neyi kastediyorlar bilmiyorum ama, Slovoj Zizek, mali kesintilerin kısa dönemlerle sınırlı olduğu ve çok yakında her şeyin normal hale döneceği vaadiyle sürdürülen Refah Devleti’nin nihayetinde, ekonomik krizin kalıcı hale geldiği hatta tam anlamıyla bir



Hikâye Bir Tür Olarak İlk İnsana Kadar Dayanır..

Edebi türler arasındaki tartışmaları her zaman büyük bir keyifle izlemişimdir. Bu tartışmalar arasında kuşkusuz, hangi türün daha eski olduğuna dair tartışma, yazarları, şairleri ikiye böler. Şairler, şiirin en eski edebi tür olduğu iddiasındadırlar. Hikâyeciler ise insanın “tahkiye” etme ihtiyacından dolayı hikâye türünü ilk insana kadar dayandırırlar.

 



Her güne beş roman

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Prof. Dr. Onur Bilge Kula, Diyarbakır Kitap Fuarı’nda bir açıklama yapmış: "Türkiye'de her gün 5 roman yayımlanıyor. Bu olağanüstü bir edebiyat üretimidir." *

 

Kulis

Dünyasizlar: Post Modern Bi̇r Harut İle Marut Masali

ŞahaneBirKitap

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Editörden

Seneler önce başka başka vesilelerle tanıdığım ve içindeki şiir söyleme gücüne hayran kaldığım Didem Madak şöyle diyor bir şiirinde:

 

Vasiyetimdir Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta