Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Şahane Bir Kitap Arşivi

En çok okunanlar  

Şahane Bir Kitap


Kahramanın Doğu usulü yolculuğu...

“Yalnız başına maceraya çıkma riskine girmememize gerek yok çünkü tüm zamanların kahramanları bizim yerimize bunu yapmışlar. Labirent baştan sona biliniyor. Tek yapmamız gereken kahramanın izlediği yolu izlemek. Nefreti bulmayı beklediğimiz yerde Tanrıyı bulacağız. Bir başkasını öldürmeyi düşündüğümüz yerde kendimizi öldürmüş olacağız.


Sıfırdan sıfıra bir acayip yolculuk...

Sıfırdan sıfır olmaya doğru yaptığımız bir yolculuksa eğer hayat, kendi saçmalığını da içinde barındırıyor demektir bir anlamda; hüznünü de, kahkahasını da.


Bir efsaneyi yeniden keşfetmek

Kolektif hafızanın derinliklerinden çıkıp gelen bir isim: Marcel Schwob.


Büyük tufanı beklerken Gılgamış’ı okumak...

Gılgamış, tarihin insana göre yeniden yazılmış hali, belki de tarihin ta kendisi... Gılgamış, kültürün, insan olmanın hikayesi; yani durmaksızın ölümsüzlüğü aramanın ve her defasında ölüme yenik düşmenin... 


“Nafiledir Rüzgarlar Limandaki Yüreğe”

Kimi yazarlara göre yazmak, yaşamamak demektir, yaşamamayı göze almak.


Edebiyatın ışığı üzerimizde olsun!

Hayat dediğimiz bir karanlık yolculuk, bizi belki de ışığa götüren. Belki diyorum çünkü, karanlıklar içinde yolunuzu bulduran bir ışık mutlaka olmalı da ondan. İster yolun sonunda, ister yol boyunca, fark etmez. Karanlık da, ışık da bakidir ne de olsa...


Avrupa’nın bin yıllık bilinçaltında, yersiz-yurtsuzluğun romanı

Yılın son şahane kitabı, 20.


Tembel bir yılbaşı daveti için, tembel bir yemek kitabı…

Yemek yapmayı bir sanat haline getirenler, kültürel araştırmaların odak noktası yapanlar, anneannelerimizin mutfağını hatırlayıp yeniden baş tacı edenler, beslenme biçiminden yeni bir yaşam biçimi çıkaranlar ve daha nicesi. Bugüne kadar bütün bu tercihlere göre yazılan kitaplara rastladık ve keyifle de okuduk hepsini.


Edebiyatın büyülü döl yatağından, kadınsı bir anti-kahramanlık destanı

“Lavinia”, erkeğin dilinde hapsolmuş, kahramanlar çağının kahraman olamamış kahramanı, sessiz, dilsiz, soluk bir görüntü. Bir kadın, bir kraliçe; kadim Roma İmparatorluğunun temelini atacak kralların dölyatağı... Lavinia gölgelere ait belki, ama gölgelerin de bir var oluş şekli var, onları gören gözler, gördüklerini yazan kalemler... Fantastik edebiyatın büyükannesi, yaşlı dişi kurdu Ursula K.


Mitolojik yazardan mitlere dair her şey

Joseph Campbell, çağımızın mitoloji üzerine uzmanlaşmış, mitolojik yazarı... Türk okurları olarak onu “Yaratıcı Mitoloji”, “Tanrının Maskeleri” dizisi, “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” gibi çalışmalarından tanıyoruz. Çalışmalarının içeriğinin yoğunluğu ve çeviri sorunları, onu daha çok, anlamaya çalıştığımız yazarlar, arasına sokuyor da demek mümkün aslında.

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.