Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Söyleşi Arşivi

Söyleşi // En çok okunanlar



İrem Maro Kırış: Mimarlık, insana empoze edilmemeli

Geride bıraktığımız 2012 senesinde, İstanbul yine en anlamlı, en değerli tarihi yapılarından bazılarını kentsel dönüşüm projelerine kurban etmek zorunda kaldı. Arkasından bakakaldığımız Emek Sineması gibi, İnci Pastanesi de elimizden kayıp gitti.



Alice Munro ile söyleşi: "Yazmadığım zamanlarda da anlattım"

Alice Munro ile söyleşi: "Yazmadığım zamanlarda da anlattım"

 

STEFAN ASBERG

 



Pablo Neruda'yla söyleşi: Adımı değiştirmek yaptığım ilk direnişçi hareketti

30 Eylül 1969'da Şili Komünist Parti'den başkan adayı olan Pablo Neruda,  o tarihlerde yaptığı bir konuşmasında “Hayatımı şiir ve politika diye ayırmayı hiç düşünmemiştim,” demişti.

 

 



Berrin Karakaş: İnsanların canları sıkılıyor, her türlü hobiye rağbet bu yüzden

İTEF - İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali'nin üçüncü yılında, Sabit Fikir her hafta festivalin katılımcısı olan bir edebiyatçıyla söyleşi yayımlayamaya devam ediyor.  Bu haftaki söyleşimiz Berrin Karakaş ile…

 

 



Berrin Karakaş ile söyleşi: "Transfer denince aklıma Drogba geliverdi"

Ahlakçılık yapmayalım ama olmuyor işte, sevdiğimiz bir yazar, sanatçı reklamlarda oynamasın, politik duruşunu bozmasın, “saçma” demeçler vermesin istiyoruz. Yazdığından, söylediğinden farklı yollara çıkmasın, kafamızda onu nasıl yarattıysak öyle kalsın istiyoruz. Biraz hastalıklı bir durum, biraz da haklı bir istek galiba. Bazen abartılıyor, bazen az bile söyleniyor.



Krisztián Grecsó: Eğer gerçek bir yazarsanız, spesifik bir duruşunuz olmasına gerek yoktur

İTEF - İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali'nin üçüncü yılında, Sabit Fikir her hafta festivalin katılımcısı olan bir edebiyatçıyla söyleşi yayımlayamaya devam ediyor.  Bu haftaki söyleşimiz, Macar yazar Krisztián Grecsó ile…

 



Soldan ikinci adam

Kahvesini ikram etmek istedi. “Çay içeceğim” dedim. “Biz Almanlar iki yüzyıldır Türklerin kahve içtiğini sanıyoruz, çay mı içersiniz?” dedi. Bizim kahve başka, fal bakılandan. Beşikten mezara öğrenmenin yaşı yok ama ilk intiba da yanıltıcı değil. Karşımızda kuskus pişiren, Kurban Bayramı’nı tanıyan, kebabını eksik etmeyen, Türkiyelilere entegre olmuş bir Almanın olmadığı aşikâr.



İstanbul Okurken ekibi ile söyleşi: İki durak arası kitap

İstanbul Okurken ekibi ile söyleşi: İki durak arası kitap

 

Elif BEREKETLİ

 



Mirza ve Butler ile söyleşi: "Edebiyat, basılı metinlerden ibaret değil"

Mirza ve Butler ile söyleşi: "Edebiyat, basılı metinlerden ibaret değildir"

 

GÖKÇE GÜNDÜÇ

 



Sema Kaygusuz'la Söyleşi

Söyleşi Editörleri: Erdem Öztop ve Senem Kale

Söyleşi idefix'in merkez ofisinde gerçekleştirilmiştir.

Kulis

''Roman, Tanpınar'la kendim arasında bir med cezir''

ŞahaneBirKitap

Haruki Murakami’nin Türkçeye yeni çevrilen romanı Dans Dans Dans’ını Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları ve Yaban Koyununun İzinde romanlarıyla birlikte değerlendireceğim. Dans Dans Dans’la Yaban Koyununun İzinde’nin kahramanı aynı. İki roman boyunca onun başından geçmiş türlü olayları okumamıza rağmen, ismini halen bilmiyoruz.

Editörden

Ülkelerin edebi gündemiyle siyasi gündeminin kesiştiği yerlerin az olduğu düşünülür. Uzaktan bakınca öyledir de aslında. Edebiyat, elindeki en büyük imkân olan “zamandan ve mekândan” bağımsız olma lüksünü kıyasıya kullanır. Bir kitabın yazıldığı koşullar önemlidir ama o kitap yazıldığı zaman ve mekânı da aşarak, dünya edebiyat hafızasının bir yerlerine yerleşir.