Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

"Bence mükemmel kadın..."




Toplam oy: 231

Mükemmel kadın ya da erkek tasviri kişiden kişiye göre değişir elbet. Peki ya yazar erkekler "mükemmel kadın"larını nasıl anlatırlar? Bazen romanlarında, satır aralarında rastlarız onlara, bazen de söyleşilerinde bahsederler hayallerindeki kadından. Bakalım bu 10 yazar, o kadını nasıl anlatmışlar?

 

 

 

 

 

 

 


"Mükemmel kadın, emekçi kadındır; boş gezen biri değil, hanım hanımcık biri değil. Ellerini, beynini ve kalbini başkalarının iyiliği için kullanandır."

 

 

Thomas Hardy

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

"Eğer Fransız kadınları olmasaydı, hayat yaşamaya değer olmazdı."

 

 

Friedrich Engels

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

"O benim istediğim her şeydi. Güzel ve çekiciydi, harika bir espri anlayışına sahipti ve yaptığım her şeyde beni destekledi."

 

 

 

   Nicholas Sparks 'ın Denizden Gelen Mektup romanından.

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 


"O, onurlu ve zeki bir kadın, risk almayı seviyor ve yüzünde, yalnızca onun aynaya baktığında görebileceği bir şeyler var. O parlak siyah saçlarıyla mükemmel! İnsanlar ona aşık oluyorlar. O, yeterince tanımadığım için, kanatlarım altına alabileceğimden emin olmadığım biri. Eğer yazarların kanatları varsa, ben ona hayatım boyunca bir liman olmak isterdim."

 

 

 

Michael Ondaatje, İngiliz Casus romanından.

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

"Sen, içinde müthiş bir sevinç taşıyan kadın, bilgece toleransın var- beni resmen sana ihanet etmeye teşvik ediyorsun. Seni bunun için seviyorum. Senden ne beklemem gerektiğini bilmiyorum, ve bu sanki bir mucize gibi gerçekleşiyor. Senden neredeyse en imkansız şeyleri isteyeceğim, çünkü bunu teşvik ediyorsun. Çok güçlüsün. Hilekarlıkların ve ihanetlerin bile hoşuma gidiyor. Tüm bunlar bana çok asil geliyor."

 

 

 

Henry Miller'dan Anais Nin'e.

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 


"Güzel bir at, güzel kadına benzer. İkisi de, değerlerinin çok üstünde belalara sebebiyet verirler. Her erkeğin bir taneye ihtiyacı vardır ve sonrasında işi bitmiştir."

 

 

 

Cormac McCarthy

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

"Siz, bakirelerinizi yanınızda tutabilirsiniz, bana ise kalçaları yaşlanmayı unutmuş, yaşlı ve ateşli kadınlar verin, yüksek topuklu ayakkabılarının üzerinde."

 

 

 

Charles Bukowski

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 


"Aradığım kadın şu erdemlere sahip değilse eğer, saygınlığımı kazanması zor. Zengin olmalı, bu kesin; akıllı olmalı, bu da olmazsa olmaz; erdemli olmalı, hakkniyetli ve yumuşak başlı olmalı, yoksa yanıma yaklaşmasın; soylu olmalı ve harika bir müzisyen olmalı; saçlarının Tanrı'yı memnun edecek bir rengi olmalı."

 

 

 

William Shakespeare

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DDD

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Bazı diller ve coğrafyalar, dünyanın geri kalan dillerinin ve edebiyatlarının daha geniş bir alana yayılmalarına yardımcı oluyor. Okur açısından da, majör piyasalarda belirmiş, kendi dilindeki vahşi güzelliğini her ne kadar bir parça kaybetmiş olsa da, düzgün bir biçimde yeniden yayına hazırlanmış yapıtları kolaylıkla fark edebilme imkanı ortaya çıkıyor.

Tom Sawyer, Huckleberry Finn'in Maceraları gibi klasikleşmiş kitapların ABD'li yazar Mark Twain, güzel yaşlanmasını kendi yoluna sadık kalmaya bağlıyor. Ona göre, başkasının yolundan giderek bir yerlere ulaşmak imkansız çünkü. En büyük tavsiyesi de, tam da bu yüzden bütün tavsiyeleri unutmamız, hiçbiini dikkate almamamız.

Güçlüler, güzeller, zekiler ve ne istediklerini biliyorlar: Dünyayı kurtarmak... “Marvel/DC Comics kızları” olarak da bilinen kadın süper kahramanlardan bahsediyoruz. Bu sonbaharda, içlerinden en ünlüsü sayılabilecek Supergirl, televizyon uyarlamasıyla ekranda olacak. Dizinin tanıtımı internette yayılınca, Supergirl’ün ne çok hayranı olduğu da meydana çıktı.

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Sevgi Soysal'ı niçin okuyorsunuz?

 

Televizyon dizilerinin altın çağında bir edebiyat profesörü, Nic Pizzolatto, 2014 yılının en çok ses getiren dizilerinden biri olan True Detective’i yarattı.

Söyleşi

Fikret Bekler ile söyleşi: "Gerçek hayat esin kaynağı olamıyor"

 

Ayşe ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Mary Shelley, ölümsüz eseri Frankenstein’ın bir yerinde unutulmaz bir cümle kurar: “Sen yaratıcımsın, ama ben senin efendinim, itaat et!” Çünkü yaratan ile yaratılan arasındaki en değişmez ve belki de en kahredici noktayı görmüştür Shelley; yaratılan, karanlık çukurunun sefaleti içindeyken, onu yaratanın mutlu olması mümkün değildir.

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.