Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

"Bence mükemmel kadın..."




Toplam oy: 195

Mükemmel kadın ya da erkek tasviri kişiden kişiye göre değişir elbet. Peki ya yazar erkekler "mükemmel kadın"larını nasıl anlatırlar? Bazen romanlarında, satır aralarında rastlarız onlara, bazen de söyleşilerinde bahsederler hayallerindeki kadından. Bakalım bu 10 yazar, o kadını nasıl anlatmışlar?

 

 

 

 

 

 

 


"Mükemmel kadın, emekçi kadındır; boş gezen biri değil, hanım hanımcık biri değil. Ellerini, beynini ve kalbini başkalarının iyiliği için kullanandır."

 

 

Thomas Hardy

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

"Eğer Fransız kadınları olmasaydı, hayat yaşamaya değer olmazdı."

 

 

Friedrich Engels

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

"O benim istediğim her şeydi. Güzel ve çekiciydi, harika bir espri anlayışına sahipti ve yaptığım her şeyde beni destekledi."

 

 

 

   Nicholas Sparks 'ın Denizden Gelen Mektup romanından.

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 


"O, onurlu ve zeki bir kadın, risk almayı seviyor ve yüzünde, yalnızca onun aynaya baktığında görebileceği bir şeyler var. O parlak siyah saçlarıyla mükemmel! İnsanlar ona aşık oluyorlar. O, yeterince tanımadığım için, kanatlarım altına alabileceğimden emin olmadığım biri. Eğer yazarların kanatları varsa, ben ona hayatım boyunca bir liman olmak isterdim."

 

 

 

Michael Ondaatje, İngiliz Casus romanından.

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

"Sen, içinde müthiş bir sevinç taşıyan kadın, bilgece toleransın var- beni resmen sana ihanet etmeye teşvik ediyorsun. Seni bunun için seviyorum. Senden ne beklemem gerektiğini bilmiyorum, ve bu sanki bir mucize gibi gerçekleşiyor. Senden neredeyse en imkansız şeyleri isteyeceğim, çünkü bunu teşvik ediyorsun. Çok güçlüsün. Hilekarlıkların ve ihanetlerin bile hoşuma gidiyor. Tüm bunlar bana çok asil geliyor."

 

 

 

Henry Miller'dan Anais Nin'e.

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 


"Güzel bir at, güzel kadına benzer. İkisi de, değerlerinin çok üstünde belalara sebebiyet verirler. Her erkeğin bir taneye ihtiyacı vardır ve sonrasında işi bitmiştir."

 

 

 

Cormac McCarthy

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

"Siz, bakirelerinizi yanınızda tutabilirsiniz, bana ise kalçaları yaşlanmayı unutmuş, yaşlı ve ateşli kadınlar verin, yüksek topuklu ayakkabılarının üzerinde."

 

 

 

Charles Bukowski

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 


"Aradığım kadın şu erdemlere sahip değilse eğer, saygınlığımı kazanması zor. Zengin olmalı, bu kesin; akıllı olmalı, bu da olmazsa olmaz; erdemli olmalı, hakkniyetli ve yumuşak başlı olmalı, yoksa yanıma yaklaşmasın; soylu olmalı ve harika bir müzisyen olmalı; saçlarının Tanrı'yı memnun edecek bir rengi olmalı."

 

 

 

William Shakespeare

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DDD

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

SabitFikir’deki dosya konularında, güncel meselelere edebiyat penceresinden bakmaya çalışıyoruz. Bu çerçevede, kaçınılmaz olarak, kadın “sorunları” da birden çok defa ele aldığımız konu oldu.

Son teslim tarihinin ya da İngilizce adıyla “deadline”ın yaklaşması nasıl bir gerginlik yaratır bilirsiniz. Bu bir ödevin son teslim tarihi de olabilir, işyerinde üstlendiğiniz dev projenin de... Öyle ya da böyle hepimizin hayatında böyle günler vardır, boğuşup durduğumuz. Bu yazarlar için de farklı değil elbette.

34. İstanbul Film Festivali bu Cuma başlıyor. 19 Nisan’a kadar sürecek festivalin programı her sene olduğu gibi yılın önemli filmlerini bir araya getiriyor. 62 ülkeden 204 filmi sinemaseverlerle buluşturan festivalin programı edebiyat uyarlamaları açısından da bir hayli zengin. İşte festivaldeki bütün uyarlamalar:

 

Yeni Kız Arkadaşım

Zaman değişir, dil değişir, okuma alışkanlıkları değişir de yazı değişmez mi? Ya da daha doğrusu, yazan değişir de yazılan değişmez mi? Beş bin yıllık uzun bir öykü, yazının serüveni.

Dijital iletişim çağında okuma alışkanlıklarımızla ilgili gelişmeler gündemden hiç düşmüyor. E-kitaptan tutun, Twitter gibi sosyal ağların hayatımıza soktuğu 140 karakterlik kısacık metinlere, yayınevlerine gerek duymadan kendi kendimize bastığımız kitaplara, Amazon gibi dev dağıtım ağlarına, bloglara, internet gazetelerine vs uzanan yepyeni bir okuma evreninin içerisinde bulduk kendimizi.

Söyleşi

Olga Selin Hünler ile söyleşi: Bir meta olarak erkek bedeni

 

Ayşe ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Son zamanlarda ne bir edebiyat ne de bir eleştiri metni beni böylesine etkiledi; yüreğimi havalandırdı, kaleme sarılmama yol açtı, siyasetle, edebiyatla, gündelik hayatla ve elbette kendimle kurduğum ilişkiye böylesine sirayet etti, Sessizin Payı’ndan başka… Türkiye’de edebiyat eleştirisinin biricik isimlerinden Nurdan Gürbilek, soğukkanlı, cesur, mesafeli ama kesinlikle duygudan yoksu

FikriSabit

Şairler, Türkiye'de yaşanan kadın cinayetlerine, hızla artan erkek şiddetine dikkat çekmek için bir şiir yazmışlar.

Kadının yaratıcı gücünün, doğurganlığının önüne geçmek için yazılan bütün hikayelerde erkeğin kadını ve kendisini öldürüp kendisini kendisinden yeniden doğurması var. Âdem Havva’yı kaburgasından yaratıyor, Athena babasının kafasından doğuyor. İsa, kadınlardan doğup berbat ettiğimiz bu hayat için ölümü ve yeniden doğuşu müjdeliyor.