Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

"Bence mükemmel kadın..."




Toplam oy: 328

Mükemmel kadın ya da erkek tasviri kişiden kişiye göre değişir elbet. Peki ya yazar erkekler "mükemmel kadın"larını nasıl anlatırlar? Bazen romanlarında, satır aralarında rastlarız onlara, bazen de söyleşilerinde bahsederler hayallerindeki kadından. Bakalım bu 10 yazar, o kadını nasıl anlatmışlar?

 

 

 

 

 

 

 


"Mükemmel kadın, emekçi kadındır; boş gezen biri değil, hanım hanımcık biri değil. Ellerini, beynini ve kalbini başkalarının iyiliği için kullanandır."

 

 

Thomas Hardy

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

"Eğer Fransız kadınları olmasaydı, hayat yaşamaya değer olmazdı."

 

 

Friedrich Engels

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

"O benim istediğim her şeydi. Güzel ve çekiciydi, harika bir espri anlayışına sahipti ve yaptığım her şeyde beni destekledi."

 

 

 

   Nicholas Sparks 'ın Denizden Gelen Mektup romanından.

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 


"O, onurlu ve zeki bir kadın, risk almayı seviyor ve yüzünde, yalnızca onun aynaya baktığında görebileceği bir şeyler var. O parlak siyah saçlarıyla mükemmel! İnsanlar ona aşık oluyorlar. O, yeterince tanımadığım için, kanatlarım altına alabileceğimden emin olmadığım biri. Eğer yazarların kanatları varsa, ben ona hayatım boyunca bir liman olmak isterdim."

 

 

 

Michael Ondaatje, İngiliz Casus romanından.

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

"Sen, içinde müthiş bir sevinç taşıyan kadın, bilgece toleransın var- beni resmen sana ihanet etmeye teşvik ediyorsun. Seni bunun için seviyorum. Senden ne beklemem gerektiğini bilmiyorum, ve bu sanki bir mucize gibi gerçekleşiyor. Senden neredeyse en imkansız şeyleri isteyeceğim, çünkü bunu teşvik ediyorsun. Çok güçlüsün. Hilekarlıkların ve ihanetlerin bile hoşuma gidiyor. Tüm bunlar bana çok asil geliyor."

 

 

 

Henry Miller'dan Anais Nin'e.

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 


"Güzel bir at, güzel kadına benzer. İkisi de, değerlerinin çok üstünde belalara sebebiyet verirler. Her erkeğin bir taneye ihtiyacı vardır ve sonrasında işi bitmiştir."

 

 

 

Cormac McCarthy

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

"Siz, bakirelerinizi yanınızda tutabilirsiniz, bana ise kalçaları yaşlanmayı unutmuş, yaşlı ve ateşli kadınlar verin, yüksek topuklu ayakkabılarının üzerinde."

 

 

 

Charles Bukowski

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 


"Aradığım kadın şu erdemlere sahip değilse eğer, saygınlığımı kazanması zor. Zengin olmalı, bu kesin; akıllı olmalı, bu da olmazsa olmaz; erdemli olmalı, hakkniyetli ve yumuşak başlı olmalı, yoksa yanıma yaklaşmasın; soylu olmalı ve harika bir müzisyen olmalı; saçlarının Tanrı'yı memnun edecek bir rengi olmalı."

 

 

 

William Shakespeare

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DDD

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Bilge Karasu'yu niçin okuyorsunuz?

Resmi internet sayfasındaki biyografisinde de yazdığı gibi, Buket Uzuner, hem bir romancı hem de bir hikayeci ama aynı zamanda bir gezi yazarı. Böylesine çok seyahat eden bir yazarın çalışma masasında da bunun izlerini görecektik elbette!

 

 

1833’te Britanyalı bir yayıncı tarafından ilk kitap kabı kullanıldığında, amacı, toz ve ışığın tahrip edici etkilerinden kitapları korumaktı. Cilt etrafına sarılan ve içine doğru katlanan kalın kağıt, satın aldıktan sonra atılmak içindi. Diğer bir deyişle, kitap kabı olarak bilinen kaplama, öncelikli olarak işlevseldi.

AY: “Camını ay parlatıyordu. ‘Görsen odamı şu anlarda, nasıl kocaman, nasıl küçücük görünür… Ay başucuna vurur yatağın. Her şey büyür, irileşir, her şey uzaklara kaçar.’” ("Çatal", Troya’da Ölüm Vardı)

Rap müziğinin “istihza ustası” Gil Scott-Heron’un 2010 yılındaki Brixton konserinden önce, albümlerinin satıldığı tezgahta şiirleri de vardı, romanı da. The Vulture’ı ilk defa orada gördüm. Satın almadım ve tabii çok kısa bir süre sonra da bundan pişmanlık duydum.

Söyleşi

Yankı Yazgan ile söyleşi:

Edebiyat ve başka hayatlara bakabilmek

 

MEHMET ERKURT

 

ŞahaneBirKitap

Mercé Rodoreda ile tanıştınız mı? Ve onun Natalia’sıyla... Çok kıymetli ama çok geç bir tanışma olacak bu hepimiz için. Çünkü Türkçeye yeni çevrilen Güvercinler Gittiğinde, dünya edebiyatının başyapıtlarından biri. Aynı zamanda edebiyatta kadın dilini arayan yazarların yoluna ışık tutacak yetkinlikte bir dile, romanın insan ruhunu arayan doğasını kavrayan güçte bir anlatıma sahip.

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.