Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Beyazıt Kütüphanesi: 812 Bin Eserle Dünyada Dördüncü




Toplam oy: 24
Tarihi geçmişi, koleksiyonları ve derleme kütüphanesiyle Türkiye’nin en önemli kütüphanelerinden biri olan Beyazıt Devlet Kütüphanesi geçirdiği restorasyon sürecinin ardından ABD’de yayımlanan aylık popüler kültür ve teknoloji dergisi Wired’ın, dünya üzerindeki en güzel 10 kütüphaneyi derlediği çalışmasında dördüncü sırada yer aldı.

Sultan II. Abdülhamid’in girişimleriyle Kütüphane-i Umumî-i Osmanî adıyla 1884 yılında kurulan Beyazıt Devlet Kütüphanesi, Türkiye’nin devlet tarafından kurulan ilk kütüphanesi unvanına sahip. Yarısı kitap olmak üzere bir milyonun üzerine dokümanı barındıran kütüphanede yer alan kitapların 11 bin 120 tanesini aralarında çok önemli eserlerin de bulunduğu “el yazması eserler” oluşturuyor. Köşemizde her ne kadar özel kütüphaneleri tanıtsak da Beyazıt Kütüphanesi’nin bizim için özel bir yeri var bu anlamda.

 

 

İKİ YIL SÜREN RESTORASYON SÜRECİ

 

2015-2017 yılları arasında gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon süreciyle yenilenen Beyazıt Devlet Kütüphanesi bugün dünyanın en güzel kütüphanelerinden biri olarak kabul ediliyor. Çağdaş standartların sağlandığı kütüphane, nadir kitapların saklanması ve sergilenmesine olanak sağlayacak bir altyapıyla düzenlenirken çeşitli kültürel faaliyetlere ev sahipliği yapacak mekanların kazanılmasıyla kullanım çeşitliliği de sunuyor. Kütüphanede malzeme olarak yapının özgün duvarlarıyla uyumlu ürünlerle iyileştirmeler yapılırken binanın orijinal yapısına mümkün olduğunca az dokunulmuş.

 

 

Binanın tarihi dokusuna minimum müdahale mantığıyla gerçekleştirilen süreç sonrası en büyük değişim, yoğun ilgi gören kütüphanedeki sirkülasyonun daha hızlı olması için giriş bölümünün binanın avlusuna alınması olmuş. Kütüphanedeki mekanlar da kitapların özelliklerine göre bölünmüş.

 

 

Çağdaş dönem Türk yayınları ikinci katta sergilenirken, periyodik yayınlar birinci katta, el yazması nadir eserler ise siyah şeffaf kutularda bulunuyor.

 

DAHA AYDINLIK BİR KÜTÜPHANE

 

Bir kütüphane için en önemli ihtiyaçlardan biri olan doğru aydınlatma bu yenileme sürecinin de en önemli parçası olmuş. Fiziki koşulları iyileştirilen okuma odası gözü yormayan bir aydınlatma sistemiyle içinde bulunmayı, okumayı zevk haline getiren bir yapıya dönüştürülmüş. Kütüphanenin en değerli eserleri için de yenileme çalışmaları sırasında bir çözüm üretilmiş; nadir eserler şeffaf ama koyu renkte odaların içine alınmış. Hem estetik açıdan güzel görünecek hem de bir sergi alanı gibi de değerlendirilebilecek olan bu odalarda yer alan tüm eserleri görmek mümkün.

 

Tarihi geçmişi, koleksiyonları ve derleme kütüphanesiyle Türkiye’nin en önemli kütüphanelerinden Beyazıt Devlet Kütüphanesi 7 gün 24 saat hizmet veriyor.

 

 

YÜZ BiNLERCE DEĞERLİ DÖKÜMAN

 

• Kütüphanede bulunan toplam doküman sayısı 1 milyonun üzerinde,

 

• Araştırmacıların erişebildiği kitap sayısı 812 bin.

 

• Görme engellilerin yararlanması için kütüphanede üretilen 5 bin adet sesli kitap mevcut.

 

• Sayısı her gün değişmekle birlikte yaklaşık 130 bin ciltten oluşan 30 binin üzerinde dergi ve 55 bin cilt gazete yer alıyor. Koleksiyonda bulunan gazeteler dijital ortama aktarılmış, diğer süreli yayınların da basılı kataloğu yayınlanmış.

 

• Yaklaşık 63.893 adet kitap dışı materyal de (afiş, kartpostal, harita, para, pul) koleksiyonda yer alıyor.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Sabitfikir’in Mart sayısında yayınlanan ve Fatih Balkış’ın Karaçam Ormanı’nda kitabını ele aldığım yazının girişinde, Kafka yayınevinin diğer Türkçe edebiyat eserlerinden bahsederken Cahide Birgül’ün de adını anmıştım. Bu defa, müstakil bir yazı ile, ilk baskısı 1998’de yapılan yazarın ilk romanı Gölgeler Çekildiğinde üzerine konuşalım isterim.

 

İnsanın Anlam Arayışı, Victor E. Frankl

 

On dokuzuncu yüzyıl, Avrupa karşısında gerileyen Osmanlı İmparatorluğu’nun bu durumu bir tür uygarlık kaybı olarak gördüğü ve buna karşı düşünülen çarelerle toplumsal ve siyasal düzeyde modernleşmenin getirdiği değişimle yüzleşmek durumunda kaldığı bir dönemi kapsar.

Evdeyiz. Bildiğimiz tüm alışkanlıklarımız salgın nedeniyle değişiyor. Tarih yeniden yazılıyor. MÖ ve MS, tarih olacak gibi gözüküyor. KÖ ve KS yani koronadan önce ve koronadan sonra… Evet, böyle bahsedeceğiz belki de… Eskiden bir başka ülkenin vatandaşıyla karşılaşınca en dikkat ettiğim şeylerden biri sosyal mesafeydi.

Kulis

Postmodern Öykü Denince: Jorge Luis Borges

ŞahaneBirKitap

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine dair ilgi, Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman gibi dizilerin de etkisiyle son günlerde iyice arttı.

Editörden

Dünyanın çehresini değiştiren en büyük seyahat, bir odada, bir kitabın yoldaşlığında yapılan seyahattir. Kitaplardan en çok yola çıkmasını öğrenebiliriz. Ola ki hoyrat bir karakterle birlikte seksen günde dünyanın çevresinde devri daim eder, aklımızın eremeyeceği sırlara vakıf oluruz. Her yolculuk, insanın kendi içine attığı adımı biraz daha kuvvetlendirir.