Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Dünyanın En Berbat ve Komik Çocukları




Toplam oy: 30
Okurken kahkaha atmayı sever her çocuk. Tabii bir yazar onu güldürmeyi başarabilirse… İngiliz yazar David Walliams çocuk kitaplarına mizah katma becerisiyle dünyanın en çok okunan yazarlarından birisi.

Mizah unsuru çocuklar için vazgeçilmez ve ilgi çekici konuların başında gelir. Okurken kahkaha atmayı sever her çocuk. Tabii bir yazar onu güldürmeyi başarabilirse… Ülkemizde çocuklara kaliteli mizahı edebiyatla harmanlayarak sunan kitap sayısı çok fazla değil. İngiliz yazar David Walliams çocuk kitaplarına mizah katma becerisiyle dünyanın en çok okunan yazarlarından birisi. Büyükbaba’nın Müthiş Firarı kitabıyla tanınan ve kitapları 53 dile çevrilen ve bugüne değin 23 milyonu aşkın okura ulaşan yazarın son kitabı büyükleri ters köşe edecek cinsten. Ters köşe diyorum, zira ele aldığı konular her ne kadar çocukları yerinden zıplatacak bir eğlence barındırsa da pedagojiye hayatın gerçeklerinden daha çok anlam yükleyen bazı anne-babaların yüreklerini ağzına getirebilir.

 

OLUMSUZLUKLARDAN MİZAH YAPMAK

 

David Walliams’ın on küçük çocuğun hikâyesini ayrı ayrı ele alıp bir araya getirdiği Dünyanın En Berbat Çocukları kitabı, beş kuduruk oğlan çocuğuyla beş yaramaz kızın maceralarından oluşuyor. Büyüklerin hoşlanmadığı ve çocuklarında görmek istemediği ne kadar şey varsa bu kitapta toplanmış adeta. Sürekli ağzı akan salyalı Sam, menfaati için kardeşini hedef gösterip duran zırtlak Zooey, bitlerini çok seven Billy, yerinde hiç durmayan hiperaktif Suzan, sürekli burnunu karıştıran Bruno, pasaklı gezmeyi seven Paula, hiç yanılmamakla övünüp duran çalışkan Brian Yuan, sürekli gaz kaçıran ve kendini tutamayan Pırt Pırt Margaret, her şeye ciddiyetle yaklaşan ve hiç gülmeyen ciddi Jimmy ve zamanını sadece televizyon izleyerek geçiren ve kanepeye yapışıp kalan Karolin.

 

Gördüğünüz gibi büyüklerin kendi çocuklarında görüp sürekli ikaz ettikleri ne kadar olumsuz davranış varsa bunları birer kahramana giydirmiş yazar. Ve hayal gücünü zorlayarak bu olumsuz durumlardan öyle komik hikâyeler ortaya çıkarmış ki çocukların bayılacağına şüphe yok. Komik ve muzip macera akarken aslında çocuğunuzun kendinde olan olumsuz davranışların komik bir yolla farkına varmasını da sağlayacak bu kitap.

 

David Walliams’ın on müthiş eğlenceli ve lezzetli öyküyle süslediği Dünyanın En Berbat Çocukları kitabının öne çıkan bir diğer özelliği de elbette metinle uyumlu illüstrasyonları. Tony Ross’un görkemli ve rengârenk çizimleri kitabın akıcı ve muzip şekilde okunmasına büyük katkı sağlıyor. 270 sayfadan oluşan kitap, hem metinlerin mizahi dili ve kurgusu hem de çizimlerin tarzı ile çocukların yalayıp yutacağı cinsten.

 

 

DÜNYANIN EN BERBAT ÇOCUKLARI
David Walliams

RESİMLEYEN: Tony Ross
CAN ÇOCUK 2018

 

 


 

 

Ben Çocuk Olsam...

 

 

  • Olumsuz gibi duran ama bu kitapta anlatılan olayları çok komik bulur, mizah diline bayılırdım.

 

 

  • Kitabın renkli basılmış olmasına sevinirdim. Çünkü çizimleri öyle sıcak ve uçuk ki sadece onlara bakmak bile bana büyük bir keyif verirdi.

 

 

  • Sayfası çok olmasına rağmen bu kitabı bir solukta okur, devamının yazılmasını beklerdim.

ÖNYARGILARA DUVAR ÇEKMEK


Birçok insanda var olan önyargı aslında çocukluğun ilk çağlarında atılıyor. Bu olumsuz duyguyu kırmak ve yok etmek ise çocuklarımızın ruhunu doğru beslemekten ve onlara bir bakış açısı kazandırmaktan geçiyor. Peki bunu nasıl sağlayacağız? İşte burada yine kitaplar imdadımıza yetişiyor.
Ünlü çocuk yazarı Jon Agee’nin Bu Kitabın Ortasında Duvar Var kitabı, çocuklara önyargıların ne kadar aldatıcı olabileceğini gösteren basit ama etkili bir eser. Kitabın ortasına çekilmiş bir duvar tüm sayfa boyunca tekrar ediyor. Kitabın kahramanı küçük bir şövalye. O, kitabın ortasındaki duvarı çok seviyor. Şövalye, kendi bulunduğu tarafın güvenli, öteki tarafın ise tehlikeli olduğunu düşünüyormuş. Ama kitabın sonunda anlıyor ki durum öyle pek de düşündüğü gibi değil. Duvarın diğer tarafındaki dev düşündüğü kadar tehlikeli olmayabilir oysa. Çünkü kendi bulunduğu taraf gitgide daha tehlikeli bir hâl alıyor. Peki sonunda ne oluyor? Küçük şövalye önyargılarından kurtuluyor.
Kitabın bu önyargıları kırma potansiyeli kadar önemli olan diğer şey de okumayı bilmeyen çocukların resimleri takip ederek kitabı algılamalarını kolaylaştırması. O halde bir an önce bu kitabı minik okurlarımıza tavsiye edelim ve önyargılarıyla aralarına bir duvar çekelim.

 

BU KİTABIN ORTASINDA DUVAR VAR
Jon Age
ÇEV: Emre Ülgen Dal
DOMİNGO 2018


Ben Çocuk Olsam...

  • Bu kitaptaki resimlere bakarak kitabın ne demek istediğini anlardım.
  • Çizimleri çok eğlenceli ve sevimli bulurdum.
  • Sanırım bir şey hakkında düşünürken artık daha objektif davranmayı öğrenirdim.


Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Marguerite Yourcenar, 1951’de yayınlanan Hadrianus’un Anıları’nın girişinde “Zamanımızda, roman tüm öteki biçimleri yiyip yutuyor; anlatım aracı olarak insan sadece roman biçimini kullanmaya zorlanıyor.” demişti. Romanın zaferini ilan eden epey bir metne sahibiz. Ancak bir not düşmek zorundayız ki 20. yüzyılın ilk yarısında Netflix abonesi olmamıştı Yourcenar.

“Benim için yaşadığım yerin sesi bu. Bunu açıklamak zor. Hep orada, kalp atışların gibi. Her zaman, tüm hayatımız boyunca müzik vardır. Müziğimiz harikuladedir. Deniz bizimle konuşur. Konuşan, yaşadığımız yerdir. Anlıyor musun?”

Evdeyiz hâlâ değil mi? Yoksa yavaş yavaş normalleşme çabası içinde miyiz? Aman! Aşı, ilaç vb. bulunmadı hâlâ, biliyorsundur da düşün bunu… Dur! Yine mi aynı şey deme… Ellerini yıka. Elleri yıkamak çok önemli… Bıktın değil mi? Elleri yıkamanın aslında birçok hastalığın çözümü için basit ve ilk yöntem olduğunun keşfi üzerinden çok zaman geçmemiş, biliyor muydun?

Selim Baki’nin “Kısa Camel”ı

 

II. Mahmut döneminde, mumun hammaddesi olan kuyrukyağındaki bir fiyat artışı sebebiyle medrese öğrencileri kazan kaldırır. Çünkü akşamları mum ışığı olmadan çalışamazlar, sohbet edemezler... Bugün biz yukarıdan aydınlatılan parlak odalarımızda oturduğumuz için ışık ve gölgeye, o medrese talebeleri gibi bakamayız.

Kulis

''Alimlerin Yaşadığı Evde Kedi de Alim Olur''

ŞahaneBirKitap

Rumen düşünür E. M. Cioran, kendisiyle yapılan söyleşilerden mürekkep bir kitap olan Ezeli Mağlup’taki söyleşilerinden birinde, kendi yazma serüveni üzerine şunları söyler: “Eminim ki eğer kâğıtları karalamasaydım, uzun zaman önce kendimi öldürmüş olurdum.

Editörden

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.

Hatıraları bile yaşamıyor artık

Tarih kitaplarının resmettiklerinden

Ve kanımıza karışan

Kanımızdan taşan şarkılardan başka

Şarkılar

Zenci diline yabancı

Ve hüzünlü kelimelerle söylenmiş.

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.