Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Dünyanın En Berbat ve Komik Çocukları




Toplam oy: 37
Okurken kahkaha atmayı sever her çocuk. Tabii bir yazar onu güldürmeyi başarabilirse… İngiliz yazar David Walliams çocuk kitaplarına mizah katma becerisiyle dünyanın en çok okunan yazarlarından birisi.

Mizah unsuru çocuklar için vazgeçilmez ve ilgi çekici konuların başında gelir. Okurken kahkaha atmayı sever her çocuk. Tabii bir yazar onu güldürmeyi başarabilirse… Ülkemizde çocuklara kaliteli mizahı edebiyatla harmanlayarak sunan kitap sayısı çok fazla değil. İngiliz yazar David Walliams çocuk kitaplarına mizah katma becerisiyle dünyanın en çok okunan yazarlarından birisi. Büyükbaba’nın Müthiş Firarı kitabıyla tanınan ve kitapları 53 dile çevrilen ve bugüne değin 23 milyonu aşkın okura ulaşan yazarın son kitabı büyükleri ters köşe edecek cinsten. Ters köşe diyorum, zira ele aldığı konular her ne kadar çocukları yerinden zıplatacak bir eğlence barındırsa da pedagojiye hayatın gerçeklerinden daha çok anlam yükleyen bazı anne-babaların yüreklerini ağzına getirebilir.

 

OLUMSUZLUKLARDAN MİZAH YAPMAK

 

David Walliams’ın on küçük çocuğun hikâyesini ayrı ayrı ele alıp bir araya getirdiği Dünyanın En Berbat Çocukları kitabı, beş kuduruk oğlan çocuğuyla beş yaramaz kızın maceralarından oluşuyor. Büyüklerin hoşlanmadığı ve çocuklarında görmek istemediği ne kadar şey varsa bu kitapta toplanmış adeta. Sürekli ağzı akan salyalı Sam, menfaati için kardeşini hedef gösterip duran zırtlak Zooey, bitlerini çok seven Billy, yerinde hiç durmayan hiperaktif Suzan, sürekli burnunu karıştıran Bruno, pasaklı gezmeyi seven Paula, hiç yanılmamakla övünüp duran çalışkan Brian Yuan, sürekli gaz kaçıran ve kendini tutamayan Pırt Pırt Margaret, her şeye ciddiyetle yaklaşan ve hiç gülmeyen ciddi Jimmy ve zamanını sadece televizyon izleyerek geçiren ve kanepeye yapışıp kalan Karolin.

 

Gördüğünüz gibi büyüklerin kendi çocuklarında görüp sürekli ikaz ettikleri ne kadar olumsuz davranış varsa bunları birer kahramana giydirmiş yazar. Ve hayal gücünü zorlayarak bu olumsuz durumlardan öyle komik hikâyeler ortaya çıkarmış ki çocukların bayılacağına şüphe yok. Komik ve muzip macera akarken aslında çocuğunuzun kendinde olan olumsuz davranışların komik bir yolla farkına varmasını da sağlayacak bu kitap.

 

David Walliams’ın on müthiş eğlenceli ve lezzetli öyküyle süslediği Dünyanın En Berbat Çocukları kitabının öne çıkan bir diğer özelliği de elbette metinle uyumlu illüstrasyonları. Tony Ross’un görkemli ve rengârenk çizimleri kitabın akıcı ve muzip şekilde okunmasına büyük katkı sağlıyor. 270 sayfadan oluşan kitap, hem metinlerin mizahi dili ve kurgusu hem de çizimlerin tarzı ile çocukların yalayıp yutacağı cinsten.

 

 

DÜNYANIN EN BERBAT ÇOCUKLARI
David Walliams

RESİMLEYEN: Tony Ross
CAN ÇOCUK 2018

 

 


 

 

Ben Çocuk Olsam...

 

 

  • Olumsuz gibi duran ama bu kitapta anlatılan olayları çok komik bulur, mizah diline bayılırdım.

 

 

  • Kitabın renkli basılmış olmasına sevinirdim. Çünkü çizimleri öyle sıcak ve uçuk ki sadece onlara bakmak bile bana büyük bir keyif verirdi.

 

 

  • Sayfası çok olmasına rağmen bu kitabı bir solukta okur, devamının yazılmasını beklerdim.

ÖNYARGILARA DUVAR ÇEKMEK


Birçok insanda var olan önyargı aslında çocukluğun ilk çağlarında atılıyor. Bu olumsuz duyguyu kırmak ve yok etmek ise çocuklarımızın ruhunu doğru beslemekten ve onlara bir bakış açısı kazandırmaktan geçiyor. Peki bunu nasıl sağlayacağız? İşte burada yine kitaplar imdadımıza yetişiyor.
Ünlü çocuk yazarı Jon Agee’nin Bu Kitabın Ortasında Duvar Var kitabı, çocuklara önyargıların ne kadar aldatıcı olabileceğini gösteren basit ama etkili bir eser. Kitabın ortasına çekilmiş bir duvar tüm sayfa boyunca tekrar ediyor. Kitabın kahramanı küçük bir şövalye. O, kitabın ortasındaki duvarı çok seviyor. Şövalye, kendi bulunduğu tarafın güvenli, öteki tarafın ise tehlikeli olduğunu düşünüyormuş. Ama kitabın sonunda anlıyor ki durum öyle pek de düşündüğü gibi değil. Duvarın diğer tarafındaki dev düşündüğü kadar tehlikeli olmayabilir oysa. Çünkü kendi bulunduğu taraf gitgide daha tehlikeli bir hâl alıyor. Peki sonunda ne oluyor? Küçük şövalye önyargılarından kurtuluyor.
Kitabın bu önyargıları kırma potansiyeli kadar önemli olan diğer şey de okumayı bilmeyen çocukların resimleri takip ederek kitabı algılamalarını kolaylaştırması. O halde bir an önce bu kitabı minik okurlarımıza tavsiye edelim ve önyargılarıyla aralarına bir duvar çekelim.

 

BU KİTABIN ORTASINDA DUVAR VAR
Jon Age
ÇEV: Emre Ülgen Dal
DOMİNGO 2018


Ben Çocuk Olsam...

  • Bu kitaptaki resimlere bakarak kitabın ne demek istediğini anlardım.
  • Çizimleri çok eğlenceli ve sevimli bulurdum.
  • Sanırım bir şey hakkında düşünürken artık daha objektif davranmayı öğrenirdim.


Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Taşra, edebiyattan sinemaya geçişin en kestirme yoludur. Orada zaman, mekân ve insan sinematografik anlamın bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir derinliğe sahiptir. Ancak bu derinlik çoğu zaman bir daralmayı, dışa kapalılığı, durağanlığı, kasvetli ve sonu gelmez bekleyişleri de içinde taşır. Bu yönüyle İnsanoğlunun ebedi yazgısını, ilk sürgün anını hatırlatan ihsaslarla doludur taşra.

İlk defa 2013 yılında Ayrıntı Yayınları’ndan, yeni edisyonu ise geçen ay Yapı Kredi Yayınları’ndan yayımlanan Ferahlık Anına Övgü, Ömer F. Oyal’in dördüncü romanı. Yazarın romanın yanı sıra çeşitli türlerde eserleri bulunuyor.

Virginia Woolf’un (1882-1941) yaşarken basılı tek öykü kitabı olan Pazartesi ya da Salı (1921) bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biridir. Virginia Woolf, Mrs. Dalloway, Dalgalar, Deniz Feneri romanlarıyla bilinç akışı tekniğinin başarılı örneklerini vermiş bir öncüdür. Bu akım günümüzde de etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir.

Emily Dickinson’a geçmeden önce kendi çocukluğumu ve bahçe hikâyemi anlatacağım size... Macera olsun diye evden kaçıp gün batarken kimsenin ruhu duymadan döndüğüm çocukluk yıllarımda, bütün evlerin bahçeli olduğunu sanırdım. Neden, çünkü şanslıydım; oturduğumuz sakin mahallede bütün evler bahçeliydi, bizimki de.

 

Hepimiz etrafında toplanacağımız hikâyeler arıyoruz. Çünkü bir bakıma hikâye, hayatın zihinlerimizdeki anlamlandırılmış yansımasıdır. Dünyadaki varlığımızı konumlandırabilmek ve bir anlama ulaşabilmek için şeylerin mekân ve zamanda nelere bağlı, nelerle birlikte olduğunu bilmeye muhtacız.

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.