Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Keşfetmeniz için Jehan Barbur öneriyor: AZ




Toplam oy: 927

Keşfet'in bu ayki konuğu Jehan Barbur, AZ'ı neden seçtiğini kendi el yazısıyla yazdı! Hakan Günday'ın AZ romanı için "Dahiyane bir kurgu. Bana iyi bir tokat attı," diyen Barbur'un seçimini kendi el yazısından okuyun.

 

 

 

 

 

Sevgili Jehan Barbur, bu ay hangi kitabı keşfedelim?

 

Çok yeni bir kitap olmasa da, Hakan Günday- AZ.

 

Başka hangi kitaplar vardı aklında? Bu şanslı kitabın zorlu rakiplerini öğrenmek isteriz.

 

Yine Hakan Günday'dan Azil, Barış Bıçakçı'dan Sinek Isırıklarının Müellifi, Charles Bukowski'den Ekmek Arası. Hepsi ayrı ayrı çok güzel.

 

Neden bu kitap? En çok ne vurmuştu seni?

 

Dahiyane bir kurgu. Kendime, hayata ve görebileceklerime bu kadar yukarıdan, dışarıdan ve aynı zamanda da bu kadar içten ve içeriden bakabilmeyi isterdim. Oya gibi incelikle işlenmiş. Bana iyi bir tokat attı AZ.

 

Hangi müzik eşlik etmeli bu kitaba?

 

Kitabın kendi müziği var ve çok değişken. 'Şu müzik' eşlik etmeli desem, kitabı kısırlaştırmış olurum. Ayıptır söylemesi ama ama hiçbir kitabı okurken klasik müzik dışında bir müziğe emanet edemem. Hikayenin kendisi yeterli.

 

Bize bir tadımlık cümle yazsan kitaptan?

 

AZ'dan yazamam. Kitabın tamamı koca bir cümle, ama Azil'den yazacağım:

 

"Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. Biri düşerse diğerinin hayatta kalması için halatın kesilmesi gerekiyordu. Ancak sevgi, kesilemeyecek kadar kalın bir halattı ve sonunda herkes düşerdi. Aptallar sevdikleriyle düşer, kötüler sevdiklerini aşağıya çeker."

 

"Her şey söylenmiş olabilir ama ben daha söylemedim."

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

İstanbul’da yaz mevsiminin ayak sesleri duyuluyordu. Üniversitedeki bahar döneminin son dersinde felsefe hocam Cemil Güzey, okuma listesi çıkardı. Uzayıp giden listede bir kitap ismi hemen gözüme çarptı; Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar. Bu üç kelimeyi yan yana okuyunca heyecanlanmıştım.

*Paul de Senneville/Mariage d'Amour (Aşk Evliliği) bu yazıya eşlik edebilir.

Taşra, edebiyattan sinemaya geçişin en kestirme yoludur. Orada zaman, mekân ve insan sinematografik anlamın bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir derinliğe sahiptir. Ancak bu derinlik çoğu zaman bir daralmayı, dışa kapalılığı, durağanlığı, kasvetli ve sonu gelmez bekleyişleri de içinde taşır. Bu yönüyle İnsanoğlunun ebedi yazgısını, ilk sürgün anını hatırlatan ihsaslarla doludur taşra.

İlk defa 2013 yılında Ayrıntı Yayınları’ndan, yeni edisyonu ise geçen ay Yapı Kredi Yayınları’ndan yayımlanan Ferahlık Anına Övgü, Ömer F. Oyal’in dördüncü romanı. Yazarın romanın yanı sıra çeşitli türlerde eserleri bulunuyor.

Virginia Woolf’un (1882-1941) yaşarken basılı tek öykü kitabı olan Pazartesi ya da Salı (1921) bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biridir. Virginia Woolf, Mrs. Dalloway, Dalgalar, Deniz Feneri romanlarıyla bilinç akışı tekniğinin başarılı örneklerini vermiş bir öncüdür. Bu akım günümüzde de etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir.

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.