Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Sokaktan: Ankara'da bir vampir hayaleti dolaşıyor: Edward Cullen




Toplam oy: 1033

Ankara'nın adı kitapçılarla özdeşleşmiş Olgunlar Sokağı'nda bir bozkır ikindisi. Gölgelik kitapçı önleri, bunaltıcı temmuz sıcağında Ankaralılar için kitap bakmanın yanı sıra usulca bir nefeslenme yeri gibi. Vampir edebiyatına ve sinema uyarlamalarına dair görüşler ekseriyetle gençliğinin ilk demlerindeki taze belleklerden. Sinema uyarlamalarının kitaplardan daha çok ilgi görmesi şaşırtıcı değil. Herkesin dilinde bir Edward var ki sormayın gitsin.

 

 

 

 

 

"AKSİYON HER ZAMAN VAR"

 

 

 

 

Sinan Mete Kutluata (22, Öğrenci)


Vampir edebiyatı kitaplarını okuma fırsatım olmadı ama Alacakaranlık, Şafak Vakti, Tutulma, Yeniay filmlerini arkadaşlarımla izledim. Filmlerdeki sevgi, entrika konuları ve kavga dövüş sahneleri ilgimi çekince bütün seriyi izledim. Ayrıca sanal dünyada yaşanılanları izlemek de ayrı bir heyecan veriyor. Aksiyon her zaman var bu da ilgi çekici. Yeni filmlerinin çıkmasını da merakla bekliyorum.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

"KURT ADAM DA ÇOK YAKIŞIKLIYDI"

 

 

Belgin Akyüz (15, Öğrenci)

Yaşıtlarım arasında yaygın olduğu için birkaç sene önce vampir kitapları okumuştum. O dönem ilgimi çekmişti, belki herkesin okumasından dolayı oldu bu. Şimdi yenileri çıkarsa okur muyum bilmiyorum. Bir insanla bir vampirin aşkı, kızın vampire dönüşmesi çok ilgimi çekmişti. En çok Tutulma filmini beğendim. Edward elbette benim favorim ama Tutulma filminde Kurt Adam da çok yakışıklıydı.

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

"EN ÇOK EDWARD DİKKATİMİ ÇEKİYOR"

 

 

 

Merve Kılıç (16, Öğrenci)

Uzun zamandır vampir edebiyatı okuyorum. Yaratıcı, farklı ve doğada olmayan şeyler olduğu için ilgimi çekiyor. Benim için yeni, başka bir dünyanın kapılarını açıyor. Hayalgücümü de geliştiriyor. Alacakaranlık serisini ve Gece Evi serilerini okudum. En çok Edward ilgimi çekiyor. Film olarak da en çok Alacakaranlık filmini seviyorum. Alacakaranlık'ın son filmi biraz ahlaksız olduğu için o hoşuma gitmedi.

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

"EDWARD HER KIZIN HAYALİNDEKİ ÇOCUK"

 

 

 

Berfin Çakmakçı (15, Öğrenci)

Annem Alacakaranlık kitabını hediye almıştı. O kitabı okuduktan sonra diğerlerini de okudum. Kitaplardaki aşk hikayesi benim kitapları okumam için ilk neden. Şafak Vakti kitabını çok beğendim çünkü orada evleniyorlardı. Edward her kızın hayalindeki çocuk gibi. Kararlı, maceracı ve duygusal. Kızın vampirden hamile kalması, annelik isteği de kitapta bana çok ilginç geldi. Ama bunun gerçekten olabileceği tabi ki çok gerçekçi gelmiyor.

 

 

 

 


 

 

 

"ADETA HAYATA BİR SÜRE ARA VERİYORSUNUZ"

 

 

 

Zahide Akpınar (30, Muhasebeci)

Vampir hikayelerinin anlatıldığı kitapları gençlerin elinde görüyordum. Bu tür kitaplar okuyan bir arkadaşımdan Alacakaranlık'ı alıp okudum. Kitabın masalsı dünyası, karakterlerin farklılığı ve dinamizmi ilgimi çekti. Konular da oldukça sürükleyici. Daha sonra bu konudaki diğer kitapları okumaya vaktim olmasa da bütün filmlerini izledim. Filmlerde de o masalsı dünyanın aktarılışı çok hoşuma gitti. Başka bir dünyanın içinde kendinizi buluyorsunuz ve adeta hayata bir süre ara veriyorsunuz.



 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

İstanbul’da yaz mevsiminin ayak sesleri duyuluyordu. Üniversitedeki bahar döneminin son dersinde felsefe hocam Cemil Güzey, okuma listesi çıkardı. Uzayıp giden listede bir kitap ismi hemen gözüme çarptı; Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar. Bu üç kelimeyi yan yana okuyunca heyecanlanmıştım.

*Paul de Senneville/Mariage d'Amour (Aşk Evliliği) bu yazıya eşlik edebilir.

Taşra, edebiyattan sinemaya geçişin en kestirme yoludur. Orada zaman, mekân ve insan sinematografik anlamın bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir derinliğe sahiptir. Ancak bu derinlik çoğu zaman bir daralmayı, dışa kapalılığı, durağanlığı, kasvetli ve sonu gelmez bekleyişleri de içinde taşır. Bu yönüyle İnsanoğlunun ebedi yazgısını, ilk sürgün anını hatırlatan ihsaslarla doludur taşra.

İlk defa 2013 yılında Ayrıntı Yayınları’ndan, yeni edisyonu ise geçen ay Yapı Kredi Yayınları’ndan yayımlanan Ferahlık Anına Övgü, Ömer F. Oyal’in dördüncü romanı. Yazarın romanın yanı sıra çeşitli türlerde eserleri bulunuyor.

Virginia Woolf’un (1882-1941) yaşarken basılı tek öykü kitabı olan Pazartesi ya da Salı (1921) bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biridir. Virginia Woolf, Mrs. Dalloway, Dalgalar, Deniz Feneri romanlarıyla bilinç akışı tekniğinin başarılı örneklerini vermiş bir öncüdür. Bu akım günümüzde de etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir.

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.