Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Westworld hayranları için 7 kitap önerisi




Toplam oy: 754

Son günlerin yakından takip edilen dizilerinden biri Westworld. Michael Crichton'ın yazıp yönettiği 1973 tarihli filmden uyarlanan dizi hem bilimkurgu hem de western meraklılarını cezbedecek cinsten. Hal böyle olunca Westworld'ün önlenemez yükselişine seyirci kalmadık ve Westworld izleyicilerinin ilgisini çekecek 7 kitabı bustle.com'dan derledik.

 

Ne yazık ki listedeki kitapların tümü Türkçeye çevrilmiş değil. Ancak umuyoruz ki en kısa zamanda onları da Türkçede okuma fırsatı buluruz! İşte Westworld hayranları için 7 kitap önerisi:

 

1. Ben Robot - Isaac Asimov

 

Edebiyatta yapay zeka dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biridir Asimov. Haliyle bu listede de başı çekmesi şaşırtıcı değil. Sonuçta hem Westworld hem de Ben Robot robotların gittikçe daha zekileştiği, insanlara üstünlük sağladığı ve sonunda onların emirlerine karşı geldiği bir hikaye anlatıyor.

 

 

2.  How to Live Safely in a Science Fictional Universe - Charles Yu

 

How to Live Safely in a Science Fiction Universe henüz Türkçeye çevrilmemiş kitaplardan... Hikayesi paradokslar, seks robotları ve zamanda yolculuk ederken başarısızlığa uğramış karakterlerle dolu, kurmaca bir evrende geçiyor.

 

 

3. Mars Yıllıkları - Ray Bradbury

 

Bilimkurgu eserlerinden oluşan bir liste yapıp da o listeye Ray Bradbury'yi dahil etmemek olmaz! Kuşkusuz Mars Yıllıkları da yazarın adı anıldığında ilk akla gelen eserlerinden. Mars'ı sömürgeleştirmeye çalışan insanın arzusu robotları köleleştiren arzudan pek de farklı değil.

 

 

4. Cinder Bir Ay Günlüğü Kitabı - Marissa Meyer

 

İnsalarla androidlerin yan yana dolandığı "Yeni Pekin"de geçiyor Cinder'in hikayesi. Klasik Külkedisi masalının bilimkurguyla yoğurulmasından doğan bu kitabın kahramanı cyborg bir Külkedisi! Ama bu Külkedisi sadece üvey annesi ve üvey kardeşleriyle değil, insan ırkını tehdit eden vebayla da uğraşmak zorunda.

 

 

5. R.U.R. Rossum'un Evrensel Robotları - Karel Capek

 

XX. yüzyılın en önemli Çekoslovak yazarlarından biri olan Karel Capek, R.U.R. (Rossum'un Evrensel Robotları) adlı bu tiyatro oyununda yaygın kullanımı ile "robot" kavramını ortaya atan kişi olarak bilinir. İnsanların, tanrıcılık oynayarak kendilerine hizmet etmesi için yarattıkları robotlar, kendi hâkimiyetlerini ilan ederek onların yerini almak istemiş ve insan hırsının ve kibrinin bir sembolü olmuşlardır.

 

 

 

6. Lone Star Planet - H. Beam Piper

 

Bu listede western ile bilimkurgunun en çok iç içe geçtiği kitap olsa gerek Lone Star Planet. New Texas'ta süper inekleri tanklarla güden insanların hikayesini anlatıyor ne de olsa! Fütürist bir kovboy hikayesi olan Lone Star Planet'in ne yazık ki Türkçe çevirisi yok ancak umarız yakın zamanda Türkçede de okuma fırsatı buluruz.

 

 

7. Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu - Haruki Murakami

 

Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kült yazar Haruki Murakami'den bilimkurguyu masalsı bir dünyanın içinde var eden, Kafkaesk bir psikolojik gerilime göz kırpan bir roman. Murakami 1985 tarihli bu romanında bizi karakterinin zihninde cereyan eden paralel bir evrenle tanıştırır okurunu, tek boynuzlu atların olduğu bir evrenle...

 

 

 

EK

 

 


 

 

Kaynak: bustle.com

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Son birkaç yıldır sanata olan ilgi ülkemizde gitgide artıyor. Bu durumun farkında olan yayıncılar da daha fazla sanat kitabı yayınlıyorlar. Özellikle Batı resmi/sanatı hakkında ülkemizde genel kültür az olduğu için bu alana hitap eden kitapların sayısında ciddi bir artış var.

Edebiyat kelimesinin en büyük talihsizliği zaten biliniyor olması. İnsanların “zaten biliyorum” deyip sözlüklere müracaat etmediği talihsiz kavramlardan biri edebiyat. Hiç okumasak da, elimizden romanlar, öykü kitapları düşmese de edebiyat orada bir yerde aşikâr olarak durur zaten. Edebiyat kelimesinin ilk anlamı ile mecaz anlamı arasındaki tezat ise rahatsız edicidir.

Amin Maalouf, Türkiye’de çok az yazara nasip olabilecek bir sevgi halesiyle sarmalanmış bir yazar. Her kitabı sadece çok okunmakla kalmıyor aynı zamanda edebi çevrelerde tartışılmaya değer görülüyor. Hatta edebi çevrelerin dışına çıkıp düşünce dünyasına da ilham veriyor. Eleştiriler de ardından geliyor tabii ki.

Yeni bir yıl, yepyeni bir yıl… Başlangıçlar önemlidir ve nasıl başlarsan öyle gider. Her pazartesi başladıkların küçük bir adımdır ama ocak ayında yaptığın başlangıçlar daha büyüktür. Geçen yılı unut, kaç yaşında olduğunu da… Pırıl pırıl bir yıl var önünde… 365 gün, 12 ay, 52 hafta, 8.760 saat, 525.600 dakika… Bunları, seni sayılarla sıkmak için söylemiyorum.

Şule Yayınları’ndan çıkan son öykü kitabı Fantastik Şeyler ile okuyucu ile yeniden bir araya gelen Naime Erkovan, edebiyatın toprak sahasına adını ilk olarak Beşinci Düğme ile yazmıştı. Aynı eserinde “Her şey gezegenlerin konumu yüzünden’’ diyordu Erkovan. O sebepten mi yoksa başka nedenle mi bilmem, ama önemli bir mevzu bence de.

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.