Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

“Ve nihayet işte gene buradayız”



Toplam oy: 95
Dino Buzzati // Eren Cendey
Can Yayınları
Kısa anlatılar, birkaç sayfalık öyküler, günlük parçaları, felsefi düşünceler, taslaklar, tarihi hikayelerin anakronik yorumları ve anılardan mürekkep yüz elli altı mikro metin...

Büyülü gerçekçilik denince akla ilk gelen yazarlardan olan Dino Buzzati’nin yüz elli altı mikro metinden oluşan Tam O Anda kitabı, geçtiğimiz günlerde Eren Cendey’in harika çevirisiyle yayımlandı. Yaklaşık altmış parçacıktan oluşan ilk hali 1950 yılında yayımlanan kitap, Buzzati’nin zaman içindeki eklemeleriyle ve ölümünün ardından karısı Almerina’nın bulduğu dosyadaki yeni metinlerle birlikte nihai halini almış. Lorenzo Vigano’nun giriş yazısından, Buzzati’nin kitabın kurgusu için nasıl titizlendiğini, bir araya getirdiği parçaların tutarsız ve tekdüze bir yeküne ulaşmaması için nasıl denemeler yaptığını, hatta ana temasının “geçen zaman” olduğunu düşündüğü kitap için uygun bir ad bulmakta nasıl zorlandığı ve kitabın adının birkaç kez değiştiğini öğreniyoruz.

“Ve nihayet işte gene buradayız, hep aynıyız; bir kesinti, bir çatlak olmadı; gencecikken uğruna koşu tutturduğumuz hedef nokta hep bir sonraki gün oluyordu. Mutlu olduğumuzu sandığımız o eski dönemlere bizi bağlayan saatlerin ara vermeyen akışıydı bunlar. Üstelik günlerin o zamanlar pembe ya da uçuk maviyken şimdi boz bulanık olduğu da doğru değil, hatta hemen hep aynılar; öyle bir haldeler ki insan içinde olunca hiç de özelmiş gibi durmuyorlar ama dışarıdan, geçmişte kaldığı yere bakıldığında gizemli bir şekilde ışıldıyorlar.”

Kısa anlatılar, birkaç sayfalık öyküler, günlük parçaları, felsefi düşünceler, taslaklar, tarihi hikayelerin anakronik yorumları ve anılardan mürekkep yüz elli altı mikro metinden oluşan Tam O Anda, bir Buzzati kılavuzu olarak da değerlendirilebilir. İkinci Dünya Savaşı’nın ertesindeki karanlık ve karamsar yıllarda yazılan metinler Buzzati’nin siyasi görüşlerine, hayata bakışına, çevresiyle ilişkisine, algı biçimine, kişisel muhasebesine dair ipuçları veriyor.

Birbiriyle hayli bağlantısız gibi görünen bu metinler Buzzati’nin nefis kurgusu sayesinde ortak bir ritimde ve duyguda buluşuyor. Yazarın sıkı takipçilerinin bildiği üzere Buzzati’nin diğer eserlerinde de önemli bir yer tutan “geçen zaman” ve “bekleyiş” temaları bu kitapta da baskın. Tatar Çölü’nde genç teğmen Giovanni Drago’nun unutulmuş bir kalede asla gelmeyecek bir düşmanı ömrünü tüketircesine bekleyişi, Bir Aşk’ta melankolik âşık Dorigo’nun sevgilisinden merhamet görmek için umutsuzca bekleyişi gibi bu mikro metinlerde de belirsiz geleceği bekleyiş, ölümü bekleyiş, zamanın akışının değişmesini bekleyiş ve bu bekleyişin getirdiği yılgınlığın verdiği ruh hali kendini hissettiriyor.

Tam O Anda, Dino Buzzati’nin yarattığı bütün evrenlerin giriş kapısı.

 

Görsel: Dilem Serbest

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

1970’lerde Tutunamayanlar yayımlandığında edebiyat kamuoyunda derin bir sessizlikle karşılanmıştı. Bunun nedenleri epeyce tartışıldı ancak şurasını hatırlatmakta fayda var: Kalbi bu dünya için fazla hassas olanların sayıca artıp toplumda daha görünür olduğu dönemler ile Oğuz Atay’ın kitabının tanınıp bilinirliği arasında doğrudan bir ilişki var.

Silvan Alpoğuz: Postmodern ve politik

 

Bolaño, Şili’nin başkenti Santiago’da dünyaya gelmiş. Çocukluk yılları çeşitli kentler, birbirine karışmış kültürlerin içinde geçmiş. Gençlik yıllarının başında Meksika’ya göçmesi onun edebiyat serüveni için bir kırılma noktası olmuş. Meksika’daki entelektüel ortamlarda Latin Amerika Edebiyatı’nı sulayan birçok yerli akımı araştırma imkânı bulurken, şiir eskizlerine bu yıllarında başlamış.

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Nobel en prestijli ödüllerden biri olarak biliniyor. Özellikle “Edebiyat” ödülleri her zaman yeni tartışmalara gebe. Nobel’i alan yazarlar kadar, aday gösterilip alamayan yazarlar da bu tartışmanın konusu. Hakkında bir borsa bile var biliyorsunuz.