Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

Bu Kitabı Okuyan Katil Olamaz



Toplam oy: 817
Joseph Conrad
İletişim Yayınevi

Polonya asıllı İngiliz yazar Joseph Conrad en çok egzotik denizci maceralarını anlattığı kitaplarıyla tanınır. Kasırgaların, limanların, afetlerin, trajedilerin ve bunlara göğüs geren yiğit denizcilerin öykülerini anlatır Conrad. İngiliz Edebiyatı'nda adı büyük harflerle anılır. Adının büyük harflerle anılmasının sebebi sadece denizcilik romanları yazıyor olması değildir elbette. Çok az yazar onun anlatımını yakalayabilir, onun yarattığı atmosferi kâğıda dökebilir, onunkiler kadar gerçek karakterler yaratabilirler. İnsan psikolojisinin ve karakterinin eksikliklerini, hastalıklarını teşhis eden bir doktor, amansız hastalıklarının şifasıdır Conrad.

İnsan psikolojisinin hastalıklarının dermanı, Joseph Conrad’ın sunduğu ilaçlardan biri de Hint Okyanusu'nda isimsiz, unvansız yaşayıp gitmeye, geçmişini unutmaya çalışan bir denizciyi anlattığı Lord Jim’dir. Heyhat! Unvansız yaşamak isterken Lord olmuş...

Kitap kısaca hayatı boyunca yiğitlik öyküleri okuyan denizci Jim’in cesaretini kanıtlayacağı sırada bir anda korkusuna yenilip, hayatı boyunca bir korkak olarak damgalanmasını, tanınmamak için limandan limana dolaşmasını, utancından ve geçmişinden kaçışını anlatır. Doğrudur, insan geçmişinden kaçabilir ama maalesef saklanamaz.

Bir cesaret, yiğitlik, denizcilik macerasının katillikle, cinayetle ne alakası var? Bu polisiye bir roman değil ki katili arayalım. Hem kanunlar, hapishaneler, cezalar bile insanların katil olmasını engelleyemezken bir kitap mı insanların cinayet işlemesini engelleyecek?

Hayatı boyunca yiğitlik öyküleri okuduğu halde korkusuna yenik düşen Jim’in öyküsü sıradan bir denizci macerası değil. İnsanın korku, nefret ve utanç duyguları karşısında ne kadar savunmasız olduğunu anlatan bir roman bu. Uyarıcı bir roman. Tehdit etmiyor, korkutmuyor; haysiyeti ve şerefi için yaşayan bir insanın haysiyetini nasıl kaybettiğini ve geri kazanmak için nelere katlandığını, nasıl yaşadığını anlatıyor. Sadece anlatıyor. Bir anlık gafletin bedelinin bir ömür olduğunu gösteriyor.

Lord Jim’in doktor kontrolünde okunmasına gerek yok ama keşke daha sıkı bir editör kontrolünden geçseymiş diyoruz. Her ne kadar çevirmen Hasan Fehmi Nemli bu zor metni çevirirken başarılı olsa da, özellikle diyaloglar bazı bölümlerde çok sırıtıyor. Bir gemi tayfasının Viktorya döneminde yaşayan bir İngiliz asilzadesi gibi konuştuğunu düşünün. Saygıdeğer okuyucularım, sizi temin ederim bu türde diyaloglar kitabın içinde mevcut ve avam ahalinin terennüm ettiği gibi ‘kulak tırmalayıcı’. Neyse ki bu tür editör hataları kitabın büyüsünü ve etkisini bozacak kadar yaygın değil.

Gençler -çocuklar da tabii- bu kitabı mutlaka okumalı. Eski saf hümanist pedagojimize dayanan sloganımızı da atabiliriz burada: Gençlere bu kitabı okutalım anne babalar! Onların küçücük egolarının kültürsüzlükle ne canavarlıklara yol açtığını hala anlamadık mı?

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

-Bizet’in Je Crois Entendre Encore isimli aryası eşlik edebilir bu yazıya-

 

Koronavirüs salgınından dolayı hepimiz mümkün olduğunca evde vakit geçiriyoruz. İşe gitmek zorunda olanlarımız bile işten hemen sonra vakit kaybetmeden eve yani en güvenli mekâna bir an önce dönmeye gayret ediyor. Alışkanlıklarımız tamamen değişti. Çok değil iki ay önce yaşadığımız sosyal hayat bir ütopya kadar uzak görünüyor.

Neredeyse her ülkede 150 milyonu aşkın abonesi var; kendi televizyon şovlarını, dizilerini, filmlerini yapıyor. Son dönemde Türkiye’de insanların film izleme alışkanlığını değiştirdi. Artık pek fazla uğraşmak istemiyoruz ve onda ne varsa onu izliyoruz.

Karantina, sokağa çıkma yasağı, kısıtlamalar, “evde kal” çağrıları derken, tüm dünya olarak daha önce deneyimlenmemiş çok ilginç zamanlardan geçiyoruz.

Kulis

Postmodern Öykü Denince: Jorge Luis Borges

ŞahaneBirKitap

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine dair ilgi, Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman gibi dizilerin de etkisiyle son günlerde iyice arttı.

Editörden

Dünyanın çehresini değiştiren en büyük seyahat, bir odada, bir kitabın yoldaşlığında yapılan seyahattir. Kitaplardan en çok yola çıkmasını öğrenebiliriz. Ola ki hoyrat bir karakterle birlikte seksen günde dünyanın çevresinde devri daim eder, aklımızın eremeyeceği sırlara vakıf oluruz. Her yolculuk, insanın kendi içine attığı adımı biraz daha kuvvetlendirir.