Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Eleştiri

Eleştiri

CÖMERT BİR KİTAP



Toplam oy: 1112
Murathan Mungan
Metis Yayınları

Murathan Mungan,  öyküleri, şiirleri, oyunlarının yanı sıra denemeleriyle de rüştünü ispat etmiş bir yazar. Sinema yazılarını bir araya topladığı 'Kullanılmış Biletler' adlı güzel kitabını bir solukta okumuştum. İzlemediğim birkaç filmin adını hemen kaydetmiş; izlediklerimi de geri dönme ihtiyacını hissetmiştim (Amorcord filmi üzerine yazdıkları ile derin bir okuma fırsatı sunuyordu.)

Bazı edebiyat dergilerinde yayınlanan fragmanlarını yakın zamanda '227 Sayfa' adıyla kitaplaştırdı. Fragmanlar Adorno, Benjamin gibi yazarların eserlerinde  hem ufuk açıcı hem de müthiş bir edebi zevk veren bir yazım biçimiydi. Mungan da bu kitabında aynı yolda aynı hassasiyetle ilerliyor. Bütün yazılarında okumaya yaşamaya ve neticede anlatmaya tutkulu bir yüreğin cömert sesi işitiliyor. Üstelik genç yazarlar için rehber olabilecek notlar da mevcut.

Kitapta en çok ilgimi çeken yazarın ısrarla günümüzde dile karşı takınılan vurdumduymazlığı,  sözü taşıma ehliyeti ve sözü omuzlama sorumluluğu kavramların ışığında sorgulamasıydı. Sevdiği kelimler sözlüğünü yapmayı düşünen bu hassas tavrın yer yer estetik yer yer de etik bir bakışla kültür dünyasında verdiği örnekler de oldukça güzel.

Hızın, tüketimin hâkim olduğu dünyada kaybolup gidecek küçük şeylere mütevazı bir sahip çıkma çabasının ürünü paylaşımlar.  Yaşam pratiğimizde hiçbir karşılığı olmadığı,  büyük yazarlardan dev alıntılar yaparak süslediğimiz ezber yazılarımızda önce, söylediğimizin bizi ne derece kuşattığını ısrarla soran paragraflar.

Mungan,  geniş merakı, entelektüel donanımı, birçok alanda söz söyleme ehliyeti ile müzik, sinema, siyaset gibi geniş bir yelpazede okurunu evine, kütüphanesine davet ediyor ve eserlerinin arka bahçelerinde usul bir seyahate çıkarıyor. Ben kendi adıma birçok yazarın beslendiği kaynakları hep merak etmişim. Bazı yazarların meçhul nedenlerle bunları saklayıp eserlerinde başka isimlere yer vermemesine karşılık Mungan’ın bu konudaki cömertliği de takdire değer.
   
Hepimizin okuması gerektiğini düşündüğü kitaplardan bazılarını adını anarken şu önemli isimleri tekrar buraya  alma ihtiyacı hissetim: NietzscheE.CanettiBaudrillardE.M. CioranSusan SontagGilles DeleuzeFelix GuattariWalter Benjamin, Adorno, N.ChomskyEdward W.SaidAlberto ManguelRoland BarthesMircea EliadeUmberto EcoGeorges BatailleRichard SennettJudith ButlerHannah ArendtTerry Eagleton, Max HorkheimerSlavoj ZizekMichel Foucault, John Berger...

Birbirinden güzel ve has  yazarların iyi bir takipçisi olduğu anlaşılan Mungan’ın birçok alanda mahir bir kalem olmasına şaşmamak lazım. Bugün bu yazarlardan sayısızca alıntı yapılıp birçok kişin ağzında isimleri dolaşmaktadır;  ama ilginç bir şekilde Türkçedeki çevrilmiş kitaplarının satış grafiğine baktığımızda aslında bu şahsiyetlerden bahseden birçok insanın bunları hiç okumadığı ortaya çıkacaktır. Doğrusu böyle bir incelemeye de  gerek kalmadan Adorno veya  Benjamin’den tutun  bir diğerine kadar adı anılan bu  şahsiyetlerden icazet alarak konuşanların  sığ düşünceleri, inanılmaz sakat  yorumlarını görünce okumanın tek başına yetmediğini ve yaşamdan süzülmeyen bilginin  ne derece ham, tehlikeli ve yapay  olduğunu da fark edebiliriz.

Kitaptan:
Bazı kitaplar, kitaplığımızda vazgeçilmez güçlerini içeriklerine değil, yaşamımızdaki anı değerlerine borçlanırlar.  Kapakları, eprimiş sararmış  sayfaları, bir aile fotoğrafı, bir gençlik fotoğrafı gibi zamanla değer ve anlam kazanmıştır. Sonradan daha iyi bir kâğıda ya da daha iyi bir çeviriyle daha düzgün baskısı yapılmışsa bile bu kitabın, siz ilk göz olan sadakatinizi sürdürürsünüz.  Sizin için bu kitap o kitaptır. (Anı Gücü, sy, 11)

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Asimetri Lisa Halliday’in ilk kitabı. Kitap, Time ve New York Times tarafından 2018’in en iyi on kitabı arasında gösterilirken Elle, Oprah Magazine, Kirkus Review gibi birçok mecra da 2018’in en dikkat çeken eserlerinden biri olarak niteliyor kitabı.

 

Ağaçlar’ın dilinden anlıyor muyuz? Yazıldığı dil Almancayı kastetmiyorum elbette, bu yazıda üzerinde duracağım dil evrensel, doğanın dili. Peki ağaçların sesine kulak vermemize vesile olan şey ne? Bir kitap. Hermann Hesse’nin bütün eserlerinin bulunduğu 20 ciltlik baskıdan Volker Michels tarafından derlenmiş Ağaçlar dilimize çevrilerek Kolektif Kitap etiketiyle okura sunuldu.

Aynur Dilber’in ilk öykü kitabı Az Hüzünlü Bir Yer (İz Yay. 2018), gerçekçi ve gerçeküstü tarzda öyküler içeriyor. Ben kendi payıma, kitaptaki gerçeküstü öyküleri daha çok beğendim. Bu beğeninin elbette öznel bir tarafı var ama gerçeküstü öyküleri neden daha çok beğendiğimi kendime sorduğumda, bunun tek sebebinin benim edebiyat zevkim olmadığını itiraf edeyim. Ne demeye çalışıyorum?

Adalet Ağaoğlu’nun eylülde Everest’ten çıkan kitabı Düşme Korkusu adını taşıyor. Bir kitabın ismi içeriğinden bağımsız olabilir, Gülün Adı buna güzel bir örnektir; bazı isimler içeriğe dair ipucu verebilir, bazıları ise tamamen o isim üzerine inşa edilebilir. Düşme Korkusu son gruptan.

I. Dünya Savaşı’nı takip eden günlerde, İrlandalı genç bir meteoroloji uzmanı, Antartika’daki kuş uçmaz kervan geçmez bir adaya bir yıllığına tayin edilir. Onu bırakacak olan gemi, bir önceki meteoroloji uzmanını alıp dönecektir ancak adada karşılaştıkları tek insan, tuhaf ve yabani deniz feneri bekçisi olur.

Söyleşi

Sanat eleştirmeni Samed Karagöz, gazete ve dergilerde çağdaş sanat hakkında kaleme aldığı yazılarını Kamçatka (Profil Yayınları) adlı kitabında bir araya topladı. Karagöz, sanat üzerine yazarken, eleştirirken sanata karşı gösterdiği tutkulu bağlılığı ve sevgiyi hiç kaybetmeden, okuru için özel bir yol haritası da çiziyor.

ŞahaneBirKitap

Edebiyat eleştirmeni Adam Kirsch, Küresel Roman - 21. Yüzyılda Dünyayı Yazmak kitabında bir romanı küreselleştiren şey nedir sorusunun yanıtını arıyor.

Editörden

Kitaplarla ilgili internet sitelerini, dergileri karıştırdığınızda karşınıza çıkan en ilgi çekici içerik, “Hangi kitabı okumalıyım?” sorusuna verilen cevaplardır. Bu cevaplar genelde ortalama bir anlayışın yansımasıdır. Kitap okumak seçkin bir eylemdir ve kitap okuyacak kişi de, bu özel eylemi gerçekleştirmek için en “seçkin” kitabı bulmalıdır.