Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

Korkuluk gibi yaşayan adam



Toplam oy: 11
Juan Rulfo
Doğan Kitap

Meksikalı Juan Rulfo, yaşadığı kadar yazan biri değil ne yazık ki. Fakat onun, kaleme aldığı az sayıdaki yapıtıyla pek çok ismi etkilediğini söylemek lazım. Ülkesi Meksika ve Latin Amerika edebiyatının önemli isimlerinden olan Rulfo'nun tek romanı Pedro Paramo.

 

Romanın anlatıcısı Juan Preciado, annesine verdiği söz üzerine Comala köyüne babası olduğu söylenen Pedro Paramo'yu aramaya giden ve deyim yerindeyse yaşamının gizli ya da eksik kalmış bir yanını keşfe koyulan bir adam.

Aradığı Pedro Paramo'yu belirgin kılan özellik ise haşin bir toprak ağası oluşu.

 

Rulfo'nun kotardığı kurgu, epey hır gür içinde gidip gelen hayatları gözler önüne seriyor. Pedro Paramo'nun yanına zor yaklaşılıyor ve öyle pek kolay hesap vermeyen kişiliği hemen herkesin ona korkuyla bakmasına neden oluyor. Öte yanda kesişen ve buluşan yaşamlar silsilesi beliriyor. Buna, arada sırada çıkagelen ölmüş annnenin ruhu, sesi ve sözleri eşlik ediyor.  

 

 

Juan Preciado'nun köye gelişini özetleyen cümle ise ileriki satırlarda karşımıza dikiliyor: “Babam olduğu söylenen Pedro Paramo'yu bulmaya geldim. Beni buraya bir hayal getirdi.”

 

Duruma bakılırsa köyde heyecanlı bir bekleyiş de var: Pedro Paramo'nun ölümünü arzulayan ve köyden göçüp gitmemiş ahalinin bekleyişi bu. Rulfo'nun deyişiyle “korkuluk gibi yaşayan” Paramo'nun, beklentinin aksine ölmeye pek niyeti yok; adeta bir karabasan gibi dimdik ayakta kalıyor toprak ağamız. Anlatıcı Preciado, Paramo'yu “kötülüğün ta kendisi” diye tarif ediyor tüm bunların üstüne.

 

 

 

Pedro Paramo, kişiliği ve yaptıklarıyla çalkantılı ve çatışmalı Meksika tarihinin simgelerinden biri gibi. Onun etrafında dönen hikâyede aşktan ayak oyunlarına, köy halkını ezen bir zalime karşı duyulan korkudan bu korkunun tetiklemesiyle isyana kalkışan insanlara dek pek çok olay yer alıyor.

 

 

Bir bakıma Rulfo, bu tek romanıyla rafine hayatlarımıza, sakatlanmış ve hırçın yaşamlardan bir parça sokuyor.


 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Brian Arthur, ekonominin temel yasalarını sorgulayan çalışmalarıyla önemli katkılarda bulunmuş bir bilim adamıdır. Mühendis kökenli bir ekonomist olarak hem meslektaş hem 1980’li yılların Viyana’sından hemşehri oluruz.

Çağdaş Latin Amerika edebiyatının en önemli temsilcileri arasında sayılan Roberto Bolano’nun –her anlamda- dev eseri 2666 şubat ayında Türkçeye çevrilmişti. Her anlamda dev eseri derken hem içeriğini hem de 1000 sayfalık fiziksel hacmini kast ediyorum. Zaten bu hacim nedeniyle roman hakkında yazmayı biraz geciktirdim.

Hayır, öyle bitmiyor. Yüzlerce sayfa süren kalp çarpıntısı, gelgit, kaçıp kovalamaca,  Mr. Darcy'nin Elizabeth'e evlenme teklifi etmesiyle son buldu ve perde kapandı, son yazısı belirdi, kitabın arka kapağına ulaştık diye hikaye bitti sanıyoruz. Çok yanılıyoruz. Aslında devamı var, görmediğimiz odalarda, okumadığımız sayfalarda bir şeyler olmaya devam ediyor.

Yıllar önce öldüm ben ve şimdi bir mezarın arkasından konuşuyorum sizinle. Kısa bir ömrüm oldu, yirmi sene bile sürmedi hayatım; buna rağmen yaşadım, hayaller kurdum, insanlarla tanıştım. Kavgalar ettim onlarla ve ölmüş olsam bile kimse yaşadıklarımı, hissettiklerimi ve öfkemi elimden alamaz artık.

Garanti Bankası'nın geçen sene, imparatorluk dönemine ait Osmanlı Bankası ana binasında açılan mekanı Salt Galata, 8 Temmuz'a kadar Tercüme Eden sergisine ev sahipliği yapacak. Daha önce Londra ve Tokyo'da düzenlenen bu serginin Türkiye ayağının küratörleri Charles Arsene-Henry, Shumon Basar ve Suna Kafadar.

Tarih geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mıdır, sorusunu geçeli çok oldu. Artık bizim için tarih popüler kültür ürünlerinin kullanımına açılmış bir engin alandır.

Cumhuriyetin Osmanlı tarihini keşfi son sürat devam ediyor… Çılgın bütçeli filmler, olay yaratan diziler, yıldızlaşan Osmanlı tarihçilerinin çalışmaları, onların tarihe getirdikleri yeni yorumlar ve elbette romanlarla Osmanlı İmparatorluğu’nu keşfetmekle, cılkını çıkarma kıvamı arası bir yerlerdeyiz şimdilik.

 

Söyleşi

Behçet Çelik: Okuyucuyu hesaba katarak yazmıyorum
Son dönem edebiyatın en verimli ve dikkat çeken isimlerden yazar Behçet Çelik ile, son romanı Soluk Bir An' hakkında söyleşmek üzere Beşiktaş'ta denize nazır bir kahvehanede buluştuk.

ŞahaneBirKitap

Consuelo, ona ailesinin verdiği isim: Meksikalı bir kadın, hizmetçilerin hizmetçisi, hiç sesi çıkmayan, durmaksızın acı çeken, katlanan ve dayanan. Connie, onun koleje gidip iki yıl burada okumayı başarmış hali, bir parça da olsa toplumun diplerinden yukarılara uzanmasını sağlayan.

Anket

Okuma kültürünün yaşı olur mu?

Ceren Çıplak sokağa çıktı ve sordu: Yeni türeyen 'gençlik edebiyatı' kategorisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce okumanın yaşı olur mu?



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun