Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Felsefe

Felsefe

Fotoğrafı Eleştir-mek



Toplam oy: 11
Terry Barrett
Hayalbaz Kitap

“Sanat eleştirisi öğretmekle geçirdiğim uzun yıllar beni şuna ikna etti ki, bir imgeyi değerlendirmenin en iyi yollarından biri onu gözlemlemek ve üzerine düşünüp konuşmaktır. Sanat eleştirisi bunu gerektirir ve bu kitabın derdi de bu. Amacım hem başlangıç hem daha ileri seviyedeki fotoğraf öğrencilerine, fotoğrafları daha iyi değerlendirip anlayabilmeleri için eleştiri etkinliklerini kullanmakta yardım etmek.”
Terry Barret

Türkiye’de uzun zamandan beri fotoğraf camiasının üzerinde durduğu bir konu fotoğraf eleştirmenliği.  Bir fotoğrafta olması gereken özellikler nelerdir? Fotoğrafı hangi noktalardan yola çıkarak eleştirebiliriz? Gibi sorulara ülkemizde ne yazık ki cevap bulmak oldukça güç. Eleştiri anlayışımız yargılardan ibaret olduğundan fotoğraf alanında da yapılanlar değerlendirmelerden öteye geçemiyor.

Hayalbaz Yayınları’ndan çıkan ‘Fotoğrafı Eleştirmek’ isimli kitapta sadece Türkiye’yi değil postmodernizm ile birlikte dünyayı da ele geçiren derinlikten yoksun eleştiri olgusu Terry Barret tarafından masaya yatırılıyor.  Aynı zamanda sanat eğitimi profesörü olan Barret, eleştirinin tüm evrelerini ele aldığı kitabında bu uzun yolculuğa sanat eleştirisi yapma olgusunu açıklamakla giriş yapıyor. Öncelikle eleştirinin ne demek olduğunu okuyucularına açıklayan Barret’a göre toplumlarda eleştiri genel olarak olumsuz bir kavram gibi algılanır ve bünyesinde iyi yargıları da barındırmasına rağmen eleştiri deyince akla gelen kötü yargılardır. Daha çok kitlesel medyada karşımıza çıkan yıldızlarla bir restorana ya da bir filme oy vermek eleştiri olarak sayılmakta ve bu yolla eleştiri dağarcığımız beğendim ve beğenmedim yargılarından öteye geçememektedir. Öncelikle bu yanlış anlaşılmanın ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Barret, eleştirel süreçleri kullanarak fotoğrafı eleştirmenin yollarını sunuyor. Çalışmasını belli başlı fotoğraflar ile destekleyen Terry Barret eserinde geleneksel eleştiri yöntemlerini kullanıyor. Betimleme, yorumlama, değerlendirme gibi yöntemlerle fotoğrafı eleştirmeye giriş yapan Barret, bu yöntemler arasında en çok yorumlama üzerinde duruyor. Bunu anlam tartışmasının yargı bildirimlerinden daha önemli olduğuna inandığı için yaptığını belirten yazar, yorumsal tartışmanın eleştiriyi de derinleştirdiğini söylüyor.
“Anlayış olmadan varılan yargı pek bir şey ifade etmez ve sorumsuzcadır. Ne yazık ki eleştiri, gündelik çağrışımları nedeniyle fazla sık bir biçimde olumsuz değer yargılarıyla karıştırılır. Estetik dilindeki eleştiri terimi ise bundan çok daha fazlasını kapsar.”

Kitabının girişinde bahsettiği dört eleştiri tekniği ile imgeleri anlamaya giriş yapılabileceğini gösteren Barret, Fotoğrafı Eleştirmek isimli eserinde destekleyici fotoğraflar ile birlikte Burada ne var? Ne hakkında? Ne kadar iyi? Bu bir sanat mı? Soruları üzerinden fotoğraftaki anlamı keşfe çıkıyor.

Yedinci sanatla az yada çok ilgilenen herkese önemli bilgiler sunan eser, ayrıca aynı fotoğraflar hakkında bazen hemfikir olup bazen ayrı düşen eleştirmenlerin bu sorulara verdikleri çeşitli yanıtlara da yer veriyor.

Hayalbaz Yayınları’nın büyük bir başarıyla yürüttüğü Fotoğraf Dizisinin içinde yer alan Fotoğrafı Eleştirmek isimli eserin amacını yazarının ağzından dinlersek:

“Onlarca eleştirmen ile ondan fazla fotoğrafçıdan alıntı yaptım. Okurlara aralarından seçim yapabilmeleri için bir dizi eleştirel tavır ve yaklaşım sunarak bir eleştirel ses çoğulluğunu sorumlulukla duyurmaya çalıştım. Tartışılan konulara özellikle uygun olmaları nedeniyle söz konusu fotoğrafçıları ve eleştrimenleri seçtim; seçimlerimde eleştirmenler veya fotoğrafçılar arası bir hiyerarşi gütmedim.”

Fotoğraf üzerine tanımlar, örnekler ve fikirlerle dolu bir hazine sandığı olan ‘Fotoğrafı Eleştirmek’, fotoğrafik yaklaşımlara ve eleştirel seslere ilişkin bir çeşitliliği keşfederken, okuru yaratıcı düşüncenin zengin dünyasına götürüyor.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Felsefe Yazıları

“Ve bugüne kadar istisnasız bütün devletlerin... nihai amacı olan ebedi barış, kötü savaşları bitirmemizi ve kendisine ulaşmak için en uygun görünen (belki de bütün devletlerin tek tek ve tümden cumhuriyetleşmesini sağlayan) bir anayasa kurmamızı talep eder.

“Girit’e kaçmak, Girit’te yaşamak, Atina’da ölmenin alternatifiydi. Fakat Sokrates Atina’da ölmeyi seçti. Sokrates, Girit’e felsefeyi sokmak uğruna yaşamını korumaktan ziyade, Atina’da felsefeyi korumak uğruna yaşamını feda etmeyi tercih eder. Eğer Atina’da felsefenin geleceğine ilişkin tehlike o kadar büyük olmasaydı, Sokrates, belki de Girit’e kaçmayı seçerdi.

“Fotoğraf felsefesinin amacı, insan ve aygıt arasındaki mücadeleyi fotoğraf alanında ortaya çıkararak, sözkonusu karşılığa olası bir çözüm aramaktır”

“... nesnelerin beni (özgür bir varlığı) nasıl etkilediği asla anlaşılır şey değildir. Ben yalnızca nesnelerin nesneleri nasıl etkilediğini kavrarım. Ama ben özgür olduğuma göre (ve ben, kendimi nesnelerin bağıntısı üzerine çıkarıp, bu bağıntının kendisinin nasıl olanaklı olmuş olduğunu sormak suretiyle olanım), ben asla hiçbir şey, hiçbir nesne değilim.

Hem ruhsal hem de edebi olarak yüzyıllara yayılan o kadar güçlü bir hikâye ki onunki, aslında yazarına da fazlaca söz bırakmıyor.

Yunus Emre kimdir? Ya da şöyle sorayım, bizim Yunus’u bilmeyen var mıdır? Hepimiz biliriz onu, en mühimi de severiz, hem de çok severiz... Niyesi belli, çünkü Yunus’uzdur hepimiz. Kendini Anadolu’da yeniden yaratmış Türk insanının bizzat özüdür o. 13. yüzyıl Anadolusu’nda yaşamış bu derviş, bu şair, bulduklarıyla değil aradıklarıyla, büyük arayışıyla ve çilesiyle temsil eder bizi.

Söyleşi

RIZA KIRAÇ'LA SÖYLEŞİ: "Türkiye'de dair paranoyak bir hikâye anlatmaktı amacım..."

 

AYCAN AŞKIM SAROĞLU

 


ŞahaneBirKitap

Latife Tekin bir gün bir sohbetimiz sırasında her kitabın yazarından bağımsız bir kaderi olduğunu söylemişti bana; her kitabın kendi kaderi vardır, demişti… Tayep Salih’in “Kuzeye Göç Mevsimi”ni okurken ister istemez bu sözler geldi aklıma.  1966 yılında yazmıştı Sudanlı Taye

Anket

Paulo Coelho'nun internet üzerinden yayılan korsan yayınları desteklediğini söylemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok yerinde bir açıklama. Dünyanın nereye gittiğini herkesin görmesi lazım!
56% (40 oy)
Beni ilgilendirmiyor. Bir edebi yapıtın bana ulaşma yoluyla ilgilenmem, ben okuduğuma bakarım.
23% (16 oy)
Bence çok yanlış. Usulsüzlüğü, yasadışılığı övmesi savunulamaz!
23% (16 oy)
Oy veren sayısı: 71

Eski anketler



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun