Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Hayal edilmiş en güzel kütüphaneler!



Toplam oy: 833

 

Günümüzde kütüphanelerin lafı açıldığında, hemen biri "Kütüphaneler öldü artık." diye ağlıyor, bir diğeri "İnternetten bulurum, ne olacak ki!" deyip kütüphanelerin kuyusunu kazıyor. Kim ne derse dersin, teknoloji çağına inat biz onlara hala inanıyoruz -sadece kurguda olsalar bile. İşte hayal edilmiş en güzel kütüphaneler!

 

 

 

 

Babil Kütüphanesi, Jorge Luis Borges

 

 

 

 

 

 

 

Borges'in bu klasikleşmiş öyküsünde bütün evren, yazılmış her kitabı kapsayan sonsuz bir kütüphaneden oluşur: Mektuplar, semboller, tek bir virgül sayesinde anlam kazanan saçmalıkların da olduğu koca bir kütüphane. "Belki de geçmiş yaşım ve korkularım beni kandırıyor." der, Borges'in anlatıcısı, "İnsan ırkının -o eşsiz ırkın- yok olacağından şüphe ediyorum ama Kütüphane sağlam kalacak: Aydınlanmış, eşsiz, sonsuz, kusursuz bir şekilde hareketsiz, kıymetli ciltlerle dolu, işe yaramaz, bozulmayan bir gizem."

 

 

 

 

Sunnydale Lisesi Kütüphanesi, Buffy Vampir Avcısı 

 

 

 

 

 

 

 

 

1997-2003 yıllarında bir neslin kült dizisi haline gelmiş Buffy Vampir Avcısı dizisinin gönüllerimizde hala yer eden, Cehennem Ağzı'nın üstünde sakin sakin türlü şeytana, vampire ve kötülüğe göğüs geren Sunnydale Lisesi'nin kütüphanesini bilmeyenler için hatırlatalım. Hiç de "lise kütüphanesi"ne benzemeyen, vampirler, cinler, şeytanlar ve daha nicesi üzerine her kitabı bulabileceğiniz ve çok alımlı bir kütüphaneci tarafından yönetilen o efsane kütüphane. 

 

 

 

 

Lucien'in Kütüphanesi, Sandman, Neil Gaiman

 

 

 

 

 

 

 

 

Neil Gaiman'ın efsaneleşmiş karakteri, rüyaların efendisi Sandman'in şatosunda Lucien'in kütüphanesi bulunur; insanların yazmayı hayal ettiği ama hiç yazamadığı bütün kitapları barındırır. Hangi dilde yazılmış olursa olsun, bu kitapların hepsi okunabilir de. Ancak bu kitaplardan biri gerçeğe dönüştüğü zaman, alev alır ve kütüphaneden yokolurlar.

 

 

 

 

 

"Manastır Kütüphanesi", Gülün Adı, Umberto Eco

 

 

 

 

 

 

 

 

Eco'nun labirente benzeyen bu gizli manastır kütüphanesi, Borges'in "Babil Kütüphanesi"nden esinlenmiş; hatta kör kütüphanecisinin adı Burgos'lu Jorge!

 

 

 

 

 

Hogwarts Kütüphanesi, Harry Potter serisi, J. K. Rowling


 

 

 

 

 

 

 

Elbette ki. İçinde "Ejderha" bölümü olan bir kütüphane nasıl mükemmel olmaz ki? Sadece "Yasaklılar" bölümünden uzak durmanız gerekiyor, yoksa avazı çıktığı kadar bağıran koca bir kitap sizi gammazlayabilir.

 

 

 

 

"Kütüphane", Doctor Who

 

 

 

 

 

 

 

Yazılmış her kitabı içinde bulunduran tam bir gezegen boyutunda bir kütüphane olabilir mi sizce? BBC'nin efsane dizisi Doctor Who'ya göre, evet. Felman Lux'ın kitapları çok seven ve ölmekte olan kızı Charlotte için yaptırdığı bu kütüphanenin işleyişi de pek bir farklı. Charlotte'ın beyni kütüphanenin sabit diskine kaydediliyor ve bütün kitapları bu sayede okuyabiliyor (ek olarak birkaç insanı da kurtarıyor).

 

 

 

 

"Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı", Rüzgarın Gölgesi, Carlos Ruiz Zafón

 

 

 

 

 

 

 

 

"Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı"na girmeyi başaran herkesin, herkesin unuttuğu kitapların toplandığı bu devasa kütüphanede tek bir kitap seçme şansı vardır. Bu kitabı seçtikten sonra, o kişinin yapması gereken tek şey, hayatı boyunca o kitabı korumaktır. Peki ya biri, o kitabı yakmak isterse?

 

 

 

 

 

"Görülmemiş Üniversite Kütüphanesi", Discworld serisi, Terry Pratchett

 

 

 

 

 

 

 

Hogwarts Kütüphanesi'nde olduğu gibi, "Görülmemiş Kütüphane"de de raflar sihirli ciltlerle doludur. Baş kütüphanecinin de bir orangutan olduğunu söylemiş miydik? Bir orangutan olarak kütüphanenin şu kurallarını benimsetmeyi daha yararlı görmüş baş kütüphaneci: 1. Sessizlik. 2. Kitaplar son teslim tarihi geçmeden, iade edilmeli. 3. Nedenselliğin doğasına burnunuzu sokmayın. Nedense, biz ikinci kuralın daha önemli olduğunu düşünüyoruz.

 

 

 

 

 

DA

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

The Guardian, 21. yüzyılın en iyi 100 filmini seçti. Listeninin 38. sırasında Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği “Bir Zamanlar Anadolu”da yer aldı. The Guardian editörleri “slow sinema başyapıtı” olarak değerlendirdiği filmi, “Film br cinayet zanlısıyla ceset arayan memurların hikâyelerini anlatıyor. Ancak buldukları şey varoluşsal sancılar oluyor” ifadeleriyle özetledi.

Yunus Emre Enstitüsü tarafından Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da gerçekleştirilen “Türk Film Haftası” başladı.

Bu yıl yedinci kez gerçekleştirilecek Diyarbakır 7. Kitap Fuarı, 28 Eylül - 6 Ekim tarihleri arasında TÜYAP Diyarbakır Fuar ve Kongre Merkezi’nde olacak. Bölgenin kültürel yaşamına önemli katkıları olan Diyarbakır Kitap Fuarı, yedinci yılında dokuz gün boyunca kitapseverleri ağırlayacaktır.

Trendeki Yabancı, her ay yayımlanan bir öykü dergisi olarak yayın hayatına başladı. Türkiye’nin ilk öykü app’i olan uygulama basılmıyor, gazetecide-kitapçıda bulunmuyor, doğrudan telefona geliyor. Uygulamayı indirip her sayıda yayımlanacak 20 öyküyü okuyabilir, beğendiğiniz kısımlarının altını çizip paylaşabilirsiniz. Dergiye abone olunduğunda her sayının içeriği çevrimdışı da okunabiliyor.

Türk edebiyatının yeni kuşak seslerinden üç kadın yazar 28 Eylül Cumartesi Minoa Kitabevi’nde okurlarıyla buluşuyor. Kanayak kitabının yazarı Gamze Arslan, Ay Eskir Gün Işırken’in yazarı Fadime Uslu ve Bilinmeyen Sular’ın yazarı Mevsim Yenice’nin katılacağı etkinlikte üç yazarla Melike Koçak moderatörlüğünde “Parçalanmalar” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirilecek. 

 

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Yirminci yüzyıl ne çağıydı? Soğuk Savaş’ın mı çağıydı, aşırılıkların mı? Keşiflerin mi çağıydı; casusların, ajanların, bilmecelerin mi… 18. yüzyılın doğa bilimlerinin, 19. yüzyılın ise biyolojinin çağı olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Albert Camus, 20. yüzyılı korku çağı olarak nitelendiriyor. Doğrusu çok da haklı. Yirminci yüzyıldan miras kalan korkuyla her birimiz yüzleştik.