Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Kültür Bakanlığının maddi desteği hangi yazarlara gitti?



Toplam oy: 700

"Türk edebiyatının gelişimine katkı sağlayacak nitelikteki özgün edebiyat eserlerini üretecek veya bunları yayımlatacak" yazarlara maddi destek sağlamak amacıyla 25 Aralık 2013'te yürürlüğe giren Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik tartışma yarattı. Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün internet sitesinde projeye 290 kişinin başvurduğu, 40 projenin kabul edildiği, toplam 463 bin TL dağıtılacağı açıklandı. Fakat devlet desteği alan yazarların ve seçici kurulda bulunanların isimlerine yer verilmedi. Bu durum edebiyat dünyasında tepkilere neden oluyor.  

 

 


 

 

>>> Aykut Ertuğrul: "Kültür Bakanlığı desteğini alanlardan biri benim" 

 

 


 

 

Murat Gülsoy: "Şaibeli bir desteğe kim başvurur?"

 

Kişisel internet sitesinde konuya ilişkin görüşlerini paylaşan yazar Murat Gülsoy, "İlk kez bu şekilde geniş tepkilere yol açan bir 'destek'le karşı karşıyayız. İtiraz noktası son derece meşru: Desteğin verilme şekli şeffaf değil. Seçici kurul belli değil, desteği alanlar belli değil. O zaman da #kimbuyazarlar diye sormak tüm vatandaşların en doğal hakkı ve görevi haline geliyor," ifadelerini kullandı." Bunca şaibeli bir desteğe kendine ve edebiyata saygısı olan hangi yazar başvurur," diye soran Gülsoy, şöyle devam etti:

 

"Peki devlet bilimsel araştırmaya neden büyük destekleri sağlıklı bir yöntemle dağıtmayı becerebiliyor da mesele edebiyata gelince bu şekilde demirperde ülkelerine yakışacak şaibeli bir yöntem benimsiyor? Çünkü devlet bilimsel destekleri verirken uluslararası ölçekte yayımlanabilecek kalitede bilimsel araştırma, patent, buluş, tez bekliyor. Bunun için de bilimsel bir yöntem kullanmak zorunda, yani en iyi projeleri desteklemek zorunda. O halde edebiyat eserlerinin desteklenmesi sürecinde bu türden bir kalite beklentisinin olmadığı sonucuna varıyoruz. Eğer öyle olsaydı, çok daha uygun bir mekanizma kurulabilirdi. Peki amaç edebiyatta kaliteli yapıtların ortaya çıkmasını desteklemek değilse nedir? Niyet iyi bile olsa bu şekliyle kurgulanmış olan 'destek' bu soruların sorulmasına yol açıyor. Umarız yapılan hatadan dönülür ve şeffaf bir destek mekanizması kurulur." (Yazının tamamı için tıklayınız.)

 

Irmak Zileli: "Teşvik sanatçının 'ne yazacağına' bağlı"

 

Konuya ilişkin bir yazı yayımlayan yazar Irmak Zileli, "Söz konusu teşvik sanatçının 'ne yazacağına' ve onu 'nasıl yazacağına' bağlı olarak belirleniyor," ifadelerini kullandı. Zileli, şöyle devam etti:

 

"Devletin asli görevi olması gereken, sanatçıya destek, 'istediği sanatçıya destek' halini alıyor. Çünkü teşvikin kime gideceği, sanatçının hangi konuda ve içerikte eser vereceğine bağlı olarak belirleniyor. Üstelik hangi konuda eser vereceğinizi belirtmeniz yetmiyor, komisyon bu konuyu işleyip işlemediğinizi, nasıl işlediğinizi denetleme hakkını da saklı tutuyor. Teşvik alan yazara istediği aşamada 'bilgi ve belge' sunma sorumluluğunu yüklüyor." (Yazının tamamı için tıklayınız.)

 

küçük İskender: "Desteği alanlara tepki geliştirilecektir"


Cumhuriyet gazetesinden Aslı Uluşahin'e konuşan PEN Türkiye Başkanı Tarık Günersel ise, "Yaşananlar, bir kamu sürecinden ziyade, mafya sürecini andırıyor," derken, Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Mustafa Köz, "Daha önce de özgün eser ölçütünün bakanlığın hazırlayacağı kurulca belirlenemeyeceğini söylemiştik. Bu, baştan sona yanlış bir proje. Yönetmelikte sadece Türkçe eserlerin desteklenmesi de yazarlar arasında bir ayrımcılığı getirmiş oldu. İsimler neden sır gibi saklanıyor? Destek verilen kişiler açıklanmalı, gizli kapaklı olmamalı," ifadelerini kullandı.

 

Şair küçük İskender de, "Zamanında, 'devletin hoşlandığı şairler' yazılmıştır. Fakat günümzüde şair denilen sanatçı ile devleti yan yana getiren ortak bir payda yok. İdeolojileri ve dünyayı kavrayışları apayrı! Belki bu yüzden destek alan şairlerin adları gizli tutuluyor olabilir, kimse onlara saldırmasın diye. Çünkü bu desteği alan şairlere elbette edebiyat çevreleri tepki geliştirecektir," diyerek konunun bir diğer yönüne dikkat çekti.

 

 

Seçici kurulda kimler var?

 

Yedi kişiden oluşan kurula, yönetmelikte duyurulduğu üzere bakanlık müsteşar yardımcısı başkanlık ediyor. Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu da kurulda yer alan bir başka devlet yetkilisi. Bakanlık, "kişiler etki altında kalmasın diye" kurula üye kişilerin adlarını saklasa da, ekipte Doğan Hızlan ve İskender Pala'nın yanı sıra Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celal ile Basın Yayın Birliği Başkanı Münir Üstün'ün yer aldığı konuşuluyor.

 

Yönetmelikte neler var?

 

Yazım desteği tutarının yüzde 50'si destek sözleşmesinin imzalanmasından sonra yüzde 50'si ise proje neticesinde üretilecek eserin kabulüne ilişkin Kurul kararından sonra ilgililere ödenecek.

 

Yönetmelikte, "Başvurular, yazar tarafından her yıl 1 eylül ile 15 ekim tarihleri arasında başvuru formu ile form ekinde belirtilen belgelerin Genel Müdürlüğe ibraz edilmesi suretiyle yapılır," ibaresi yer alsa da bu yıl başvurular 22 Mayıs 2014 - 20 Haziran 2014 tarihleri arasında alındı.

 

Yazarın yükümlülükleri neler?

 

Destek sağlanan yazarlar;
a) Desteği amacına uygun olarak kullanmakla,
b) Başvuru tarihinden itibaren adres ve iletişim bilgilerinde olabilecek değişiklikleri on gün içerisinde, Bakanlığa yazılı olarak bildirmekle,
c) Destek için başvurduğu eserin konu ve içeriğinde herhangi bir değişiklik yapmamakla,
ç) Bakanlığın projenin aşamaları hakkında istediği bilgi veya belgeleri, azami otuz gün içerisinde Bakanlığa ulaştırmakla,
d) Projeyi hiçbir şartla kısmen veya tamamen başkalarına devretmemekle, yükümlüdürler.

 

Yazar yükümlülüklerini yerine getirmezse...

 

Destek sağlanan yazarın bu Yönetmelikte veya destek sözleşmesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi ya da eserin Kurulca kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmenin geçerliliğinin sona erdiği Bakanlıkça yazara bildirilir. Bu bildirimden itibaren otuz gün içerisinde Bakanlığın yaptığı toplam ödeme, yasal faizleri ile birlikte iade edilir. Bu süre içerisinde iade edilmemesi hâlinde, ödemesi yapılan destek tutarı genel hükümlere göre tahsil edilir.

 

Proje kapsamında destek almasına rağmen, yükümlülüğünü yerine getirmeyen yazara, bu Yönetmelik kapsamında yeni destek verilemez.

 

Kurul salt çoğunlukla karar alır

 

Kurul, destek başvurularını değerlendirmek ve teslim edilen eserlerin kabulünü gerçekleştirmek üzere üye tam sayısının salt çoğunluğu ile yılda en az iki kez toplanır ve kararlarını toplantıya katılan üye sayısının salt çoğunluğu ile alır. Oyların eşitliği durumunda, Başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır.

 

Yazım desteği sağlanan yazar, eserini destek sağlanan yılın eylül ayı sonuna kadar elektronik ortamda ve bir nüsha olarak basılı formatta Bakanlığa teslim etmekle yükümlüdür.

 

 


 

 

>>> Sanatçılardan Menderes'e ödenek mektupları 

 


 

 

GG

 


Yorumlar

Yorum Gönder


Desteğe başvurmadım. Dolayısıyla almaya da hak kazanmadım. 'Zaman' mahlaslı yorumcu hem yalan söylüyor hem de iftira ediyor. Site yönetimi, ilgili yorumdan ismimi kaldırırsa çok sevinirim. İsmail Kılıçarslan

40%
60%

Merhaba, ben içeriden biriyim, o yüzden adımı saklı tutmak istiyorum. Destek kazanan isimler, benim duyumlarıma göre şöyle: Güven Adıgüzel, Aykut Ertuğrul, Mustafa Akar, Furkan Çalışkan, Güray Süngü, İsmail Kılıçarslan. Bu isimleri görünce herhalde para desteğinin kimlere gittiği akıllarda netleşmiştir umarım.

37%
63%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Türkiye kütüphaneleri giderek daha çok seviyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2018 yılına ilişkin açıkladığı kütüphane istatistikleri de bu doğrultuda. TÜİK verilerine göre, ülke genelinde geçen yıl itibarıyla biri milli, 1162 halk, 598 üniversite, 29 bin 690 örgün ve yaygın eğitim kurumu olmak üzere toplam 31 bin 451 kütüphane faaliyet gösteriyor.      

 

Söyleşi

100. sayımızdan itibaren başladığımız Yayınevi Hikâyeleri’nde bu ay İz Yayınları editörü Hamdi Akyol var. Akyol, yayıncılık tarihimizin kilometre taşlarından olan İz Yayınları’nın kuruluşunu, daha çok hangi kitapları bastıklarını ve günümüz yayıncılık ortamının durumunu değerlendirdi.

 

ŞahaneBirKitap

“Tıp gerçek bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir” cümlesinden yola çıkan Kütüphanedeki Beden, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatan bir antoloji.

Editörden

 

Günümüz İngiliz romancılarından Ian McEwan’ın Soğuk Savaş döneminin “edebiyat cephesi”ni anlattığı ilginç bir romanı var; Bir Parmak Bal. Ülkemizde de yayınlanan roman bir anlamda birbirine benzemeyen üç ilgi çekici konuyu garip bir kurgu etrafında bir araya getiriyor: Gizli servis, edebiyat ve aşk.