Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Mo Yan eleştirilere kulak asmıyor



Toplam oy: 881

Geçtiğimiz günlerde Nobel Edebiyat Ödülü'nü kabul eden Çinli yazar Mo Yan, kabul konuşmasında onu eleştirenlere, eserlerinde kendisine dair her şeyi bulabileceklerini ve 'bütün okurları tarafından sevilmenin' güç olduğunu belirtti. Yaklaşık 1 milyon avro civarındaki ödülün sahibi olan Mo Yan, verdikleri karara bağlı kalan İsveç Akademisi'nin 'edebiyat dışında başka hiçbir şeyden etkilenmemesi'ne hayran kaldığını söyledi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kabul konuşmasında 'edebiyatın politikayı aşması' konusuna değinen Mo Yan, toplumun bir üyesi olarak yazarın kendi fikri ve bakış açısı olması gerektiğini, ancak yazarken hümanist bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti. Ödülü kazanmasının birçok tartışmaya yol açtığını ama bu tartışmaların hedefinin kendisine hiç benzemeyen bir kimse olduğunu söyleyen Mo Yan, ona atılan hem taşların, hem de çiçeklerin arasından bir gülümseyle ayrıldığını, olanları bir tiyatro oyunu izler gibi gözlemlediğini açıkladı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Nobel konuşmasında, "Bir yazar için, konuşmanın en iyi yolu yazmaktır," diyen Mo Yan, Çin Komünist Partisi'ne olan yakınlığı, hükümet politikaları konusunda konuşma isteksizliği ve yakın zamanda sansürün gerekli olduğunu belirten açıklamalasıyla bütün şimşekleri üstüne çekmiş; Yan, önceden ödülü kazanmış diğer yazarların, son olarak da Salman Rushdie'nin ağır eleştirileri altında ezilmişti.

 

 

 

 

Mo Yan'ın sansüre destek verdiğini açıkladığı habere buradan,  Melisa Kesmez'in Yeni başlayanlar için Mo Yan isimli yazısına ise buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

 

 

 

(Manşetteki görsel çalışma Kaan Bağcı'ya aittir.)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DA

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

"Evde Kal" günlerinde her türlü bilgi ve kaynağa ulaşmak adına hem dünyadan hem de Türkiye'den online kütüphane ve arşivler kitapseverlerin kullanımına açıldı. İşte araştırmacıların, meraklıların, kitap severlerin ve öğrencilerin ilgisini çekebilecek online kütüphane ve arşivler: 

 

 

Edebiyatımızın ilk “popüler” yazarı Ahmet Mithat Efendi’nin yayımlanmamış yazıları ilk kez okur karşısına çıkıyor. Koray Sarıdoğan'ın yüksek lisans tezinden hareketle tematik bir tasnifle hazırladığı, KalemKahveKlavye logosunu taşıyan e-Kitap dizisi, Dağarcık dergisi arşivinin ilk bölümü olan Dil ve Edebiyat Yazıları’na ayrıldı.    

 

Uzun soluklu edebiyat dergilerimizden biri olan Dergâh 30 yaşına bastı. Bu vesileyle Dergah okurları için hoş bir sürpriz yaptı ve 30. yaş hediyesi olarak Mart 1990 tarihli ilk sayılarını derginin mart sayısıyla birlikte hediye olarak verdi. Derginin okura bir başka sürprizi ise İsmet Özel’in bugüne kadar hiç yayınlanmamış Nurettin Topçu üzerine bir yazısını yayımlamaları oldu.

Metis Yayınları’nın üç ayda bir yayımladığı ve 2002 yılında yayın hayatı son bulan Defter dergisiyle Metis Yayınları’nın mevsimlik çeviri dergisi Metis Çeviri, arşivlerini internet üzerinde ücretsiz erişime açtı.

Yunus Emre Enstitüsü'nün Türk dünyası coğrafyasına yönelik hazırladığı Türk Dünyası Dergisi, Türkiye ve Yunus Emre temasına yer verdi.  Yunus Emre Enstitüsü'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Türk halklarının kültürel özelliklerini birbirine tanıtmak, dil ve kültürler arasındaki ortaklıkların farkındalığını artırmak ve yeni nesillere bu bilinci aktarmak amacıyla yayın hayatına başlayan T

Kulis

Dünyasizlar: Post Modern Bi̇r Harut İle Marut Masali

ŞahaneBirKitap

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Editörden

Seneler önce başka başka vesilelerle tanıdığım ve içindeki şiir söyleme gücüne hayran kaldığım Didem Madak şöyle diyor bir şiirinde:

 

Vasiyetimdir Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta