Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Arşivi

En çok okunanlar  


Belki bir sonraki romana?

Eskilerin beni en çok kızdıran sözlerinden biridir, şöyle samimiyetsiz, derinliksiz bir şey oldu mu ortamda, “Edebiyat yapma!” derler. Bu tür bir olumsuzlamanın edebiyatı kapsaması kültür dünyamızın alt yapısına dair de acı bir fikir verir, kabullenemez, kızarım, bozulurum konu her ne olursa.


Şeytan Ayetleri, nezih hassasiyetler, okuyup da yazamaz mı olalım infialleri

Sizi bilmem ama Sabit Fikir’in haber bölümünün tutkunuyum ben. Hemen her gün, kimilerinin ölü de dediği, edebiyat dünyamızda olsun, başkalarının edebiyat dünyalarında olsun, olan biteni hevesli bir telaşla okumazsam içim rahat etmez. Dikkatli seçimleri için sitemizin editörlerine minnettar olduğum kadar cümle renkli edebi figüre de borçlu hissederim hep kendimi.


Dil, belki de başlangıcında şiirdi…

Hissiyatım kuvvetlendi, geçen gün oturup bir şiir yazdım, akrabaların, elin günün dikkatine sunarım diye...


Ben ilerledikçe benimle dalga geçen işaretler *

Son zamanlarda ara ara sayfalarını karıştırdığım kitaplardan biri “Kuran-ı Kerim’in Gizli Öğretisi”.


Yoksa muhteşem değil miydi?

Yine bir kıyamettir kopup gidiyor. Kıyametin başrolü son zamanlarda hep olduğu gibi bir televizyon dizisi. (Diziler olmasaydı, Türk kültür dünyası neleri tartışacaktı acaba diye merak edip duruyorum ya, o başka bir dram.)

 


Yıldökümü 2010: Entelektüel sefalet, edebiyatı listeleme hevesleri ve “yozlaşmacı gelenekçilik”le geçti

Diyeceksiniz ki geçen sene de edebi yıldökümü çıkaran sayın Fikri Sabit, sizde de böyle bir gelenekselleşme çabası, gelenekçilik hayranlığı hasıl olmuş gidiyor.


"Başka insanlar" sayesinde "bir kişi"

Magna Carta Libertatum yani Büyük Özgürlükler Sözleşmesi... 13.


İkiyüzlü körler ülkesinde cinsellik ve edebiyat

Kökü elbette daha gerilere gidiyor ya, Turgut Özal’ın kişiliğinde taçlanmış bir toplumsal olgu bu: Faydacı muhafazakarlık. Milliyetçi-muhafazakarlığı neoliberalizmle birleştiren Yeni Sağ’ın tipik ama aynı zamanda daha atak daha yenilikçi lideriydi Özal.

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.