Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Yeni romanı “Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey”de -önceki romanlarındakine benzer- klostrofobik bir atmosfer yaratmış Mine Söğüt. Bir kez daha kötülükle yoğrulmuş masallar anlatıyor.

//php print_r ($fields); ?>
“Bir cemaate ait olmak isterim”. Böyle söylüyor Orhan Pamuk son zamanlarda verdiği söyleşilerden birinde. Ondan böyle bir cümle duymak çok ilginç doğrusu.

//php print_r ($fields); ?>
Benim tarihin insanlara acı çektiren kısmıyla kurduğum ilişki “Bir insan bunu neden yapar ki” ve “Neden kimse engel olmadı” cümleleri etrafında döner. Tarihsel sürece bütünüyle hâkim olmak isterim. Yeterli akademik alt yapıya sahip olmadığımı düşündüğüm için zekice yazılmış ve olayların iyi analiz edildiği ancak kolay okunan metinleri tercih ederim.

//php print_r ($fields); ?>
“Uzun zamandır bu konu hakkında iyi bir roman okumamıştık,” diyebileceğiniz başlıklar vardır: İkinci Dünya Savaşı, kedilerin gizli hayatı, işgal altındaki İstanbul veya takıntılı aşk ilişkileri. Ancak porno endüstrisini bu listeye eklemek pek az kişinin aklına gelir. En son ne zaman bu konuda, porno hakkında bir roman okumuştunuz? Hem zaten nedir ki bu sözcüğün, pornonun anlamı?

//php print_r ($fields); ?>
Ben bir klasik müzik konseri sahnesinin bir rock festivali sahnesinden farklı düzenlenmeyeceği günleri tasavvur ederek yazıyorum; ışıkların, barkovizyonun desteklediği bir atmosfer. Çünkü uzaya gitme çabasının da aslında derinlerden su yüzüne çıkma uğraşı olduğunu biliyorum; havanın da başka bir deniz olduğunu görmüş bulunuyorum epeydir. Havanın dışına çıkarsak nefes alabileceğiz.

//php print_r ($fields); ?>
Romantizm nedir? Yaşamımızın daha sade boyutunda sıkça kullandığımız, çiçek, böcek, sevgili, “romantik bir akşam yemeği” gibi imgelerle süslenmiş anlamından söz etmiyorum. Onun kökenlerini de içermekle birlikte asıl sanat, felsefe, siyaset gibi alanlarda romantizmin ne anlama geldiği yanıtını aradığım.

//php print_r ($fields); ?>
ofsaytı bir türlü anlamayan kızı tanıyorsunuz değil mi? gömleklerini katlayamayan çocukla tutkulu bir ilişki yaşıyorlar. kız ara sıra “konuşmamız gerekiyor” diyor, tam çocuk şuta konsantre olmuşken. hatta ekranın önünden geçiyor… öyle zamanlarda çocuk onun kendisini asla anlamadığını düşünüyor.

//php print_r ($fields); ?>
Stieg Larsson’un “Millennium Üçlemesi”, 41 ülkede 20 milyona yaklaşan satış rakamı ve kazandığı edebiyat ödülleri ile kitap endüstrisi için global ölçekte fenomen olmuştu. Birkaç da sinema uyarlaması yapıldı. Yapılmaya devam da edecek. Üçlemenin biraz gecikmeli başlayan Türkiye serüveni de gerek satış rakamları gerek aldığı eleştiriler açısından başarılıydı.

//php print_r ($fields); ?>
Birçoğumuz, kalabalık bir belediye otobüsünde seyahat ederken, özellikle trafiğin sıkıştığı, ne yapacağımızı bilemediğimiz anlarda, yanımızda ya da karşımızda oturan, tepemizde dikilen ya da tepesinde dikildiğimiz, haklarında hiçbir şey bilmediğimiz ‘yol arkadaşlarımızın’ o an neler düşündüklerini ya da kendi kendilerine neler söylediklerini tahmin etme oyunu oynamış, üst başlarından, dış görün

//php print_r ($fields); ?>
herhangi bir şeyin yasak olmasının en kötü yanı, ona ulaşmanızın değil onun üzerine düşünmenizin engellenmesi. yasak, yasakladığının sorgulanması konusunda bir tabu üretiyor hızla. porno yasakken, ona karşı çıkanlar yasakçının tarafına savruluyor.










Facebook
FriendFeed
Twitter
RSS