Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

En çok okunanlar  

Eleştiri


Baudrillard: Kapitalist Uygarlığa İronik, Psikososyal, Ölümcül Darbe

Olağanüstü yüksek bir entelektüel birikim, yakıcı bir zeka ve düşüncesine uygun dili üretme yolunda atılan özgür adımlar... Bu tanımlamalar, Baudrillard'ın niteliklerinden bir bölümünü anlatabilir ancak.


Seksi olmak ister miydin?

Merhaba Darren, üniversiteye gitmek ister miydin? Daha iyisini yapmak ister miydin? Seksi olmak
ister miydin..?

"Seksi", 16 yasindaki Darren Flynn’in hikâyesi. Çok yakışıklı, çok seksi, tüm kızların gözü onun üzerinde.
Yüzme takımında ve arkadaşlarıyla arası çok iyi. Notları çok parlak değil, ama derslere çalışmasına o
kadar da gerek yok.


Kapak kızının sonu

Ayfer Tunç’un ilk romanıydı “Kapak Kızı”. 1992 yılında yayımlanan roman Sedat Simavi Ödülü’ne değer bulunmuştu.


Yıkarak ilerleme internetle birlikte tarihe mi gömülüyor?

Elektronik kitap ‘gerçek’ kitabın yerini alıyor mu? Yayıncılık değişiyor mu?


Gerçekle komplo arasında: Haliç'te Yaşayan Simonlar

Elimizde 600 sayfaya yaklaşan bir kitap var:  “Haliç'te Yaşayan Simonlar – Dün Devlet-Bugün Cemaat”. Bu hayli sansasyonel kitabı değerlendirirken, her şeyden önce iki önemli soruyu sormak gerek.


Bir "kibutz" romanı

İbranicede sözcük anlamı topluluk olan “kibutz”, kuramı ve pratik örgütlenmesi ile geçtiğimiz yüzyılın en ilginç alternatif yaşam deneyimlerinden birisi olmuştur.


Bir cemaate ait olmak isteyen yalnız yazar ve Manzaradan Parçalar...

“Bir cemaate ait olmak isterim”. Böyle söylüyor Orhan Pamuk son zamanlarda verdiği söyleşilerden birinde. Ondan böyle bir cümle duymak çok ilginç doğrusu.


"Beat" Aşkı

Jack Kerouac, “Yolda” romanı ile Beat Kuşağı’nın hayat felsefesini dünyanın pek çok yerinde bir “kült” haline getirmişti. Hatta “Beat Kuşağı” terimini ilk kez kullanan da Kerouac’tır.


Benjamin Çılgınlığı

Bizde düşünce dünyamızın ayrıntılarını sorgulayacak, aykırı, yaratıcı çalışmalara pek az rastlanıyor. Bunun nedeni hem edebiyatımızın, hem denemeciliğimizin baştan beri (modern Tanzimat yapılanmasından beri) biraz fazla “ciddi” kurgulanmış olması olabilir. Doğru fakat fazla ciddi bir yapılanmadır bu.


Sorry: Bir Özür Dileme Projesi

Sonrasında: Başını, bitirdiğin kitaptan hafifçe kaldırırken göz bebeklerin küçülüyor. Aynaya bakmadığın halde böyle olduğunu biliyorsun. Göz bebeklerine değil de aynaya bakma ihtiyacı hissediyorsun. Ne olur ne olmaz. Kris, Lars, Tamara ve diğerleri gerçekten yaşamadıkları için şükrediyorsun. Yoksa başka isimlerle gerçekten yaşadılar mı?

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.