Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Söyleşi Arşivi

En çok okunanlar  

Söyleşi


"Bu kitabın Almancası var mı?" Kesin vardır!

BINOOKI YAYINEVİ: "Bu kitabın Almancası var mı?"  Kesin vardır!

 

Derya Atlas

 

 

 


Tarihi roman, kurmaca olmadan düşünülemez

Başına ‘popüler’, ‘dünya’, ‘Türk’ gibi sıfatlar koyun ya da koymayın; tarih, Türkiye’de hemen hemen herkesin kafa yorduğu, az çok bilgi sahibi olduğu ve konuşup, tartışmaktan zevk aldığı bir konu oldu hep. Çünkü orada milli hislerimiz yatıyordu, entrikalar vardı, kimi neden sevmemiz ve sevmememiz gerektiği konusunda ders almamız gerekiyordu...


İstanbul'da ölüm kaçınılmazdır (eğer taksiye biniyorsanız)

NED BEAUMAN: İstanbul'da ölüm kaçınılmazdır (eğer taksiye biniyorsanız)

 

Elif Bereketli

 

 


Sevan Nişanyan gizlemiyor: "Ben bir provakatörüm"

Sevan Nişanyan gizlemiyor: "Ben bir provakatörüm"

 

 

SELÇUK DURGUT

 


Sorduk// Birleşme mi, tekelleşme mi?

Uluslararası edebiyat piyasasını şekillendiren en güçlü iki yayınevlerinden ikisi birleşme kararı aldı: Penguin ve Random House. 2013'ün ikinci yarısında tamamlanacak olan birleşmeden sonra, İngilizce basılan kitapların yüzde 25’ini yayınlayacak olan yeni bir etkin güç ortaya çıkacak.

 

 


Natama'dan bir ses duyuluyor: Merhab

Dünyaya inanan insanlar, hala vazgeçmediler. En azından bir kısmı.

 


Aziz Kedi, kitabevi mi kurmuş, tarikat mı?

Aziz Kedi'yi tanıyorsunuzdur, bunun için sayısız ihtimal var, ama mutlaka tanıyorsunuzdur. Ekşi Sözlük'ten, gazete yazılarından, hiç değilse televizyon programlarından. Artık onu kitabevi sahibi, yayınevi kurucusu, hatta üniversite rektörü olarak da tanıyacaksınız! Gözleriniz sizi yanıltmasın. Ekim ayında Tomtom Sokak'ta açılışı gerçekleştirilen Aziz Kedi Kitabevi'ne heyecanla gitttik.


Edebiyatdışı// Öldürmeyeceksin!

Yakın bir zamana kadar, gündem belliydi; sadece izliyorduk açlık grevlerini. Devlet de bizimle beraber izliyordu. Durumu “zaten rejime ihtiyaçları var,” diye alay konusu haline getiren devlet büyükleri bile vardı, gerisini siz düşünün! Peki, gerçekten çözüme ulaştık mı? Çözüm nerede? Ya da var mı?


Bu ülkede hava yastığımız yok

Bu kez "Fuhuş istemiyoruz," diyen bir grup başroldeydi. Hedeflerinde translar vardı. Onlar istemedikleri her şeyi, herkesi yok etmekle kendilerini mükellef hissediyorlar. Semtlerini, şehirlerini, daha doğrusu ülkelerini temizlemek istiyorlar. "PKK'yla savaştığımız gibi travestilerle de savaşır, sizi buradan yollarız," demişler. Ne kadar da güzel özetlemişler!


Blog yazarları edebiyata zarar mı veriyor?

İster katılın, ister katılmayın, bu yıl Man Booker Ödülü jüri başkanlığı görevini üstlenen Peter Stothard, edebiyat bloglarının ciddi eleştirinin sesini bastırdığı ve bunun da edebiyata zarar verdiği konusunda bir uyarıda bulundu.

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.