Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi
 Üye eleştirileri bölümü idefix üyelerinin kitaplara yaptıkları eleştirilerden derlenmektedir. Eğer siz de eleştirinizin bu bölümde yayınlanmasını istiyorsanız dilediğiniz kitabı idefix’te eleştirebilirsiniz. Eleştirileriniz idefix editörlerinin kontrolünden sonra değerlendirmeye alınacaktır.

Üye Eleştirileri Arşivi

En çok okunanlar  

Üye Eleştirileri


iki yüz

Hangi Avrupa gerçekten de bizim gördüğümüz veya bize gösterilen?


İyi hikayenin kötü anlatımı

Onbir dakika, Zahir ve Portobello Cadısı´ndan sonra Coelho gibi bir yazardan yine elinizden bırakamayacağınız bir kitap bekliyorsunuz ve yurtdışında da tüm kitapçı vitrinlerinde yer alan ´Kazanan Yalnızdır´ı büyük bir hevesle satın alıyorsunuz...


İstanbul Zeybeği

"İstanbul'un göğünden kopma bir taş efeleniyordu Londra'da"
Bana Feyyaz Kayacan´ın ve öykülerinin hikayesi, İstanbul Zeybeği öyküsünde geçen bu cümlede yatıyor gibi geliyor hep.
Mizahi, doğrusu ironik ve geriden başını uzatan derin bir hüzün. Gurbette olma hissi.


Bir modern çağ klasiği...

Yaşadığımız çağın doğal bir sonucu ya da dayatması olarak ortaya çıkan insan modelini ıssız bir adada bir arada yaşamak zorunda kalan çocuklar üzerinden büyük bir ustalıkla anlatmayı başarabilmiş çok özel ve önemli bir kitap Sineklerin Tanrısı.


Eh işte!

Osmanlı tarihinin bir evresi olan ve Kanuni Sultan Süleyman´ın yüreğine hükmeden kadın olarak geçen Hürrem´in; çocukluk, genç kızlık, ve annelik dönemlerini de kapsayan ve yazarın hayali kurgusuyla allandırılıp pullandırılan bir kitap... Hürrem Sultan´a; asiliğine, başkaldırışlarına, direnmelerine sözüm yok ama entrikaları, cinayetleri çok bildik, tanıdık geldi.


İyi bir kurgu

Sanırım Yazar gelecek tepkilere göre kitabın sinemaya uyarlanabileceğinin sinyallerini vererek bir anlatım kullanmış. Evli olan Bunny cinsel yaşamına çok düşkün ve çekiciliği konusunda taviz vermeyen özgüveni yüksek bi adam. Fakat içine girildiğinde ölümü yaklaştıkça korkmaya başlayan, sorumluluk almak istemeyen ve yaptıklarından pişman olan bi adam.


Nâzım´dan İskender´e...

Küçük İskender şiirini okumayan toplumsal gerçekçi damarın nereye kaydığını ve Türk edebiyatının bugününü asla anlayamaz. Bu kitap baştan sona bir hiçlik türküsü. Hayatın saçmalıklarını yüzümüze vuruyor şair birer birer. Nihilist bir şairle farklılığınızı bulmak istiyorsanız, benim gibi siz de bu kitabı okumalısınız.


Gayet de olmuş...

Gerçekten merak ediyodum bu kitabı bu kadar meşhur yapan ne, malüm internette binlerce fanatiği var. İnsan zevzeklik midir diye bir şüpheye kapılıyor ismini duyunca ama inanın kesinlikle değil. Öyküyü zombileme hadisesi zekice ve çok tadında yapılmış. Ben çok eğlendim okurken, daha da enteresanı bu hali ile sanki daha bile romantik geldi bana.


*****

Kesinlikle insanın sabrını zorlayan bir kitap. Bir yandan hikayenin seyrini merak ederken bir yandan da Switters´ın her düşüncesini dinlemek istiyor insan. 500 sayfa boyunca hepsini kaçırmadan özümsemeye çalışmak biraz zorluyor bünyeyi. Kesinlikle ezber bozan bir anlatı. Hikaye tahmin edilen yollara sapmıyor kesinlikle. Bol bol nanik çekiyor okuyucuya. Tom Robbins bunu yapmasını biliyor.


Kumru

Okuduğum ilk Tahsin Yücel kitabı. Kitabı okurken bir süre 80'lerde geçtiğini sanmıştım, ancak sonra 2000'lerde geçtiğini farkettim, hikayenin büyük miktarda 80'lerdeki sosyal içerikli Türk filmlerini andırması bunda etkili olmuş olabilir. Kapıcılık, komşuluk, köyden kente göç, sınıf atlama temaları sık sık işlenmiştir bu dönemde. Kumru´ya başından sonuna kadar ısınamadım.

Söyleşi

100. sayımızdan itibaren başladığımız Yayınevi Hikâyeleri’nde bu ay İz Yayınları editörü Hamdi Akyol var. Akyol, yayıncılık tarihimizin kilometre taşlarından olan İz Yayınları’nın kuruluşunu, daha çok hangi kitapları bastıklarını ve günümüz yayıncılık ortamının durumunu değerlendirdi.

 

ŞahaneBirKitap

“Tıp gerçek bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir” cümlesinden yola çıkan Kütüphanedeki Beden, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatan bir antoloji.

Editörden

 

Günümüz İngiliz romancılarından Ian McEwan’ın Soğuk Savaş döneminin “edebiyat cephesi”ni anlattığı ilginç bir romanı var; Bir Parmak Bal. Ülkemizde de yayınlanan roman bir anlamda birbirine benzemeyen üç ilgi çekici konuyu garip bir kurgu etrafında bir araya getiriyor: Gizli servis, edebiyat ve aşk.