Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Yazarlar


Gülşen Çetin

1986’nın Öğretmenler Günü’nde Ankara’da doğdu, Eskişehir’de ve İstanbul’da büyüdü. İstanbul Teknik Üniversitesi’ni 2009 yılında bitirse de hala rüyalarında finallere girdiğini görüp panik yaşıyor. Yazmayı ve okumayı çocukluğundan beri hep sevdi, her şeyin önünde tuttu. Sabit Fikir ekibine katılmak son yıllarda başına gelen en güzel şey.

Tüm Yazıları

Komşuda pişen, bizlere de düşüyor elbet. Yeni başlayan bu köşede, piyasaya çıkan edebiyat dergilerine ve fanzinlere bakacağız. Bu ilk yazıda iki adet fanzin, bir adet yayına yeni başlayan dergi başta olmak üzere bir kaç farklı yayın olacak ve emin olabilirsiniz ki devamı da çok yakında geliyor!

 

 

 

 


 

 

 

KomşudaPişen'in ikinci bölümünden merhabalar,

 

Edebiyat dergilerine gömülü ve dolu dolu geçen bir ayın sonunda yine gizli saklı hazinelerin ufak bir kaydını tuttuk.

 

 

Girizgaha hiç takılmadan başlayalım bir an önce o halde!

 

 

 

 

 

 

Mart ayında KomşudaPişen'lere hoş geldiniz! Yine edebiyat dergilerinin dolu dizgin geçirdiği bir aydan sizin için farklı türlerde bir çok eser seçtik.

 

 

 

 

Notos

 

 

 

 

Sevgili KomşudaPişen okurları, nisan ayında da sizler için dergileri karıştırdım, okudum, notlar aldım ve ilgimi çekenleri paylaştım. Bu ay komşuda neler mi pişmiş?

Söyleşi

100. sayımızdan itibaren başladığımız Yayınevi Hikâyeleri’nde bu ay İz Yayınları editörü Hamdi Akyol var. Akyol, yayıncılık tarihimizin kilometre taşlarından olan İz Yayınları’nın kuruluşunu, daha çok hangi kitapları bastıklarını ve günümüz yayıncılık ortamının durumunu değerlendirdi.

 

ŞahaneBirKitap

“Tıp gerçek bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir” cümlesinden yola çıkan Kütüphanedeki Beden, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatan bir antoloji.

Editörden

 

Günümüz İngiliz romancılarından Ian McEwan’ın Soğuk Savaş döneminin “edebiyat cephesi”ni anlattığı ilginç bir romanı var; Bir Parmak Bal. Ülkemizde de yayınlanan roman bir anlamda birbirine benzemeyen üç ilgi çekici konuyu garip bir kurgu etrafında bir araya getiriyor: Gizli servis, edebiyat ve aşk.