Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Yazarlar


Erdem Öztop

1983, İzmir doğumlu. Lise eğitimine kadar Uşak’ta yaşadı. Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümündeki eğitimini yarıda bıraktı. İlk yazısı 2002 yılında Cumhuriyet Kitap ekinde, ilk söyleşisi 2003’te Hürriyet Gösteri dergisinde yayımlandı. Yedi yıldan bu yana Cumhuriyet Kitap ekinde ve Hürriyet Gösteri dergisinde düzenli söyleşileri yayımlanıyor. Yayımlanmış bir kitabı bulunmaktadır: Kalemler Konuşunca (Cumhuriyet Kitapları, 2009) Öztop, dört yıldır yayınevlerinde yönetici asistanlığı ve medya sorumlusu görevlerinde bulunmaktadır.

Tüm Yazıları

Tarık Tufan, Türk edebiyatının en üretken kalemleri arasında yer alıyor. Aylık edebiyat dergilerinde yayınladığı hikâyelerin yanı sıra, neredeyse her yıl çıkardığı yeni kitaplarla göz önünde bir yazar.

 

Teknolojik gelişmeler neticesinde hayatımızdaki okuma normları artık kısaldı malum; yüz kırk karakterde (yakın geçmişte iki yüz seksen karakter oldu gerçi) meramımızı anlatmaya çalışıp, yüz kırk karakterde insanların meramlarını okuyup anlamaya çabalarken, artık eskisi gibi 500 sayfalık romanlara vakti ancak yaz tatillerinde ya da alacağımız yıllık izin günlerine bırakıyoruz.

 

 

 

- Üretken bir yazarsın ama seyrek kitaplar yayınlıyorsun, neden?

Kaybolan oylumlu bir roman, üç kişi etrafında gelişse de, tartıştığı çok konu var; günümüz kapitalizmi, pazarlama kültürü, evlilik kurumu, askerlik, Osmanlı mirası, aile, yazarlık, kişisel gelişimcilik… Bu romanın ve yazmaktan kaynaklı meselen neydi? Biraz buradan yola çıkalım sohbete…

 

 

 

 

Şermin Hanım, Deli Tarla’nın ortaya çıkışı, içindeki öyküleri bir araya getirme maceranızla başlayalım isterim…

 

Kulis

''Zaten Güzel Olan Muammanın Gölgesinde Gülmeyi Başarabilmek''

ŞahaneBirKitap

Bu, gecikmiş bir yazı. Zira Amerikalı genç yazar Maile Meloy’un öykü kitabı Tek İstediğim Her İkisi Birden’in Türkçede yayınlanmasının üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçti.

Editörden

Oğuz Atay’ı ilk defa okuyan bir insanın karşılaşacağı şaşkınlığı kesinlikle “dolaysızlık” olarak açıklayabilirim. Atay, diğer yazarların aksine kahramanlarının arasına girip, oradan konuşmak ister. Siz de herhangi bir Atay metnini okurken, önünüzde tabaka tabaka açılan katmanlar arasında kendinize rastlarsınız. Çünkü metinler tıka basa “yarı aydın”la doludur.