Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Jean-Baptiste Grenouille, 17 Temmuz 1738 günü, bütün krallığın en pis kokan kenti olan Paris’in belki de en kötü kokan yerinde doğar: “Yılın en sıcak günlerinden biriydi.

//php print_r ($fields); ?>
Can Yücel’i yazmaya Attila İlhan’la başlamak. Nokta. Aynı yarım cümleyi iki kez daha kurabilir, ikisinde de iki ‘korkulu usta’nın adını anabilirim. Herkesin bildiğini yazıdan niye saklamalı: Biri Edip Cansever, biri Turgut Uyar.

//php print_r ($fields); ?>
Patti Smith’i nasıl bilirsiniz? Punk’ın babaannesi olarak anılan Smith için salt müzisyen demek yanlış olur. Yazar kimliğiyle de hatırı sayılır bir kariyere sahip olan Patti Smith aynı zamanda sıkı bir okur. Öyle ki, o da pek çok kitap düşkünü çocuk gibi rol modellerini gerçek hayattan değil, edebiyat dünyasından seçmiş.

//php print_r ($fields); ?>
Gün geçmiyor ki Türkiye'de yeni bir yaşam tarzı tartışması alevlenmesin. Toplumun içki kavramıyla ilişkisinin -gerek yasaklanan reklamlar, gerekse içki satışı konusunda yapılan düzenlemelerle- bir kez daha gündeme oturduğu bu günlerde dünya edebiyatının en büyük isimlerinden biraya dair 13 alıntı yaptık.
Şerefe!

//php print_r ($fields); ?>
Flavorwire.com sitesi, yazarların garip takıntılarını su yüzüne çıkarıyor. Kimi video oyunlarına düşkünken kimi de step dansı yapmaya bayılıyormuş.
İşte yazarlar ve garip takıntıları:
Martin Amis - Video oyunları

//php print_r ($fields); ?>
Biz biliriz ki ilkbahar doğanın doğumu, sonbahar ölümüdür. Ama şunu da biliriz ki doğa her zaman oyuncudur. Sonbaharda kuru yapraklar arasında bize aşkı sunabileceği gibi ilkbaharın yeşil dallarında ölümü açtırırken bir şaire şu dizeleri fısıldayabilir: Ne anlar acılardan güzel haziran / Ne anlar bahar?

//php print_r ($fields); ?>
Evrensel Kitabevinde görürdüm onu. Görürdük. Biz. İkibiz. Ömer Ateş ve ben, bazen de üçbiz, Erkut da olurdu. Evrensel, Ankara’da Kızılay’da Mithatpaşa caddesini döndüğümüz yerdeydi. Biz kitap alırdık, Ankara’da hep öğrenciydim, üniversiteye giderken bazı arkadaşlarım da oradan kitap aldıklarını söylerlerdi, ben onlar kadar çok almamış olurdum. Param yetmezdi o kadarına.

//php print_r ($fields); ?>
Okumak dendi miydi nedense evvela roman okumak gelir akla. Öykü ise nedense romandan ayrı bir yerde durur ve okuru da kendine hastır. Kimi okurlar da öyküye önyargıyla yaklaşır, bir romandan alacakları tadı öyküde bulamayacaklarına inanır nedensiz yere. Oysa öykülerin de kendilerine has biçimleri ve lezzetleri var. İşte öykü okumak için 6 geçerli sebep:

//php print_r ($fields); ?>
İsveçli kimyacı Alfred Nobel anısına 10 Aralık 1901'den beri ödül dağıtan İsveç Akademisi, Leo Tolstoy, James Joyce, Virginia Woolf, Mark Twain, Joseph Conrad, Anton Chekhov, Marcel Proust, Henry James, Henrik Ibsen, Emile Zola, Robert Frost, W.H. Auden, F. Scott Fitzgerald, Jorge Luis Borges ve Vladimir Nabokov'u atladığı için eleştirildi.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz George Orwell'i niçin okuyorsunuz?















