Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Kitabı okuyabilmek için uzun zamandır çevrilmesini bekliyordu. Hakkında çok şey duymuştu ve daha okumadan bile yazarın onun için bir ilham perisi olacağını biliyordu sanki. Nihayet kitabı okumayı bitirdiğinde ise onda kalan iki şey vardı: Kitabı beklerken gerçekten de heyecanlanmakta haklıydı ve o daha okumadan başkaları bu kitaptan “esinlenmişti” bile...

//php print_r ($fields); ?>
İstanbul Film Festivali’nin bu yıl belki de en zayıf kuşağı “Edebiyattan Beyazperdeye” idi. İyi filmler elbette vardı ama genel olarak yaratıcılıktan uzak ve yönetmenlikten nasibini almamış uyarlamalar çoğunluktaydı. Kağıt üstünde Henry James, Victor Hugo, Charles Dickens gibi 'baba' isimlerle karşı karşıya kalsak da sonuç hüsran oldu açıkçası.

//php print_r ($fields); ?>
Jane Austen'ın ünlü romanı Gurur ve Önyargı'dan esinlenen Ayşe'nin Kitap Kulübü'nün hazırladığı bulmacada Mr. Darcy'nin yıllık gelirinden Mr. Collins'in kiminle evlendiğine kadar birçok sorunun cevabını keşfedeceksiniz!

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Jorge Luis Borges'i niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
Dün, Gabriel Garcia Marquez'in 86. yaş günüydü. Her ne kadar yazarın ailesi, yaşlılık sebebiyle artık ondan yeni bir roman beklemememiz gerektiğini duyurmuş olsalar da, biz onun tüm eserlerini tekrar tekrar okumaya razıyız.

//php print_r ($fields); ?>
Tüm dünyada yalnızca bilimkurgu-fantastik tutkunlarını değil, her nevi izleyiciyi ekran başına toplayabilen ve herkesi kendine hayran eden bir dizi Game of Thrones; Türkçesiyle Taht Oyunları. Uyarlandığı kitap serisi olan Buz ve Ateşin Şarkısı da yazılmaya devam ediyor...

//php print_r ($fields); ?>
Julie Maroh’un çizgi romanından uyarlanan, orijinal adıyla La Vie d’Adèle (“Adèle’in Yaşamı”), namı diğer Mavi En Sıcak Renktir (Blue is the Warmest Color) filmi, yönetmeni Abdelatif Kechiche’e büyük başarı getirdi. Cannes’da hakkında çokça konuşuldu, genel olarak da hakkında çokça yazıldı ama biz burada, işin çizgi kısmındayız.

//php print_r ($fields); ?>
Günlük yaşantıdaki kurallar çoğu zaman, yazılan eserler için de geçerlidir. Zorla gerçekleşen, kendine biçilen rolden fazlası istenen veya aşırıya kaçan her şey güzelliğini yitirir. Şair Eyyüp Akyüz, son kitabı Eskiden Buralar’da, adeta bu bilginin ışığında şiirlerini uzun tutmadan bitiriyor ve akılda kalan mısraları bize yadigâr kalıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Godot’yu Beklerken adlı oyunuyla tiyatro tarihinin akışını geri dönüşmez bir biçimde değiştirmişti Samuel Beckett. O aynı zamanda 1969 yılında kazandığı Nobel Edebiyat Ödülü karşısında sevinmek şöyle dursun, ödülün beraberinde getirdiği şöhret karşısında kendini boğulmuş hisseden bir münzeviydi.

//php print_r ($fields); ?>
Ülkü Tamer, galiba şair olma mevzuunda epey tartışılan, ama bir bakıma da alternatif bir tartışma ya da öneri olduğu için pek öne çıkmayan bir görüşün, inancın, anlayışın en müstesna örneği. Hangi anlayışın? Şair olduğu halde olmama ya da üzerine alınmama, hatta oralı bile olmama anlayışının.















