Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

Kutsalın ölümü


Gayet iyi
Toplam oy: 781
Meltem Arıkan
Akılçelen Kitaplar
Meltem Arıkan, bu devrin çocuklarına dünyayı ve onu döndüren düzeni anlatıyor.

Sizin de aklınıza bazen Tanrı'nın bir yerlerde yanlış yaptığına ya da bir şeyleri yönetemediğine dair fikirler gelmez mi? Aklımın başıma erdiği zamandan bu yana, bir şekilde sürekli didiştiğim Tanrı'nın varlığından, günahsız çocukların öldürüldüğü sabahlarda daha çok şüpheye düşüyorum. Acaba diyorum Tanrı uyuyor mu? Dünyanın sonu bizim yaşadığımız şimdiki zamanda saklıysa eğer, kıyamet sen de kop kopacaksan. Peki ya, Tanrı yarattığı şeyden memnun kalmayınca intihar etmiş olabilir mi? Kutsalın ölümü mümkün mü?

 

Meltem Arıkan'ın son romanı Erospa’da da yarattığına dönüşen ve gaddarlaşan Tanrı'nın yarattıklarının dünyayı nasıl yok edebileceğini görüyoruz. Önceki kitaplarında daha gerçekçi yazan, ama ufak tefek fantastik kurgulara da yer veren Arıkan, bu sefer tamamiyle fantastik bir kurguyla okurlarının karşısında. Erospa'da zamanın dışındaki bir anın içerisinden bu devrin çocuklarına dünyayı ve onu döndüren düzeni anlatıyor.

Aşk Tanrıçası anlamına gelen Erospa, romanın içerisindeki en güçlü kahramanlardan biri aynı zamanda. Yalnız bu romandaki güç, bir iktidar ya da zenginlik ifadesi değil; bilgi anlamına geliyor. Böylece Erospa, 21. yüzyılda en büyük gücün bilgide olduğunu vurguluyor. Öte yandan, insan ve devlet bütün bilgiye sahipmiş gibi davransa da, aslında yeryüzündeki bilginin çok azına sahip. 

 

Arıkan'ın Erospa'sında dünyanın kurucuları yer alıyor. İnsanı proglamlayan ama insanın oyununa gelmeye ve insanlaşmaya başlayan Tanrı'nın, yarattıklarıyla baş edemediği noktada dünyanın sonunun nasıl yaklaşabileceğine dair bir fikir sunuyor. İşlere el koyan ise Ana Tanrıça oluyor. Hackerlardan destek alarak kurtarabileceğine inandığı 1'lerden ve 0'lardan oluşan sistemin devam etmesi yüzde 1'den daha düşük bir ihtimal. Sıçrayarak giden hikayeyi okurken kendinizi bazen bir dizinin içerisinde gibi hissediyorsunuz. İsimler ve zaman sıçramaları aklınızı biraz karıştırsa da, kahramanlar ve mekanlar günümüz yabancı dizileriyle haşır neşir olanların okurken gözlerinin önünde canlandırabilecekleri netlikte. 

 

Birçok alanda edebi ve akademik eserler veren Meltem Arıkan yıllardır bütün yazdıklarında ifade özgürlüğünü ve kadın haklarını savunuyor, ataerkil sistemle mücade ediyor, sansüre ve çocuk istismarına karşı duruyor. 2004 yılında yayınlanan Yeter Tenimi Acıtmayın romanı, dile getirdiği ensest ilişki nedeniyle, Türk aile yapısını feminist bir anlayışla yıkmaya çalıştığı suçlamasıyla Başbakanlık Küçükleri Muzur Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından yasaklanmış ve toplatılmıştı. Fakat kitabı için verdiği hukuk mücadelesini kazanan Arıkan aynı yıl aynı eseriyle Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü'ne layık görüldü. Meltem Arıkan'ın 2011 yılından bu yana makaleleri News Junkie Post, Index On Censorship, News Junkie Post, Archetype in Action Organization, Safe World for Women gibi internet portallarında yayınlanmaya devam ediyor. Arıkan’ın kaleme aldığı Galce-Türkçe oyun da önümüzdeki günlerde Galler'de sahnelenecek.

 

 


 

 

* Görsel: Ece Zeber

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Ali Işık üçüncü öykü kitabını neşretti: Uzaklık Yaralar. Özellikle ikincisine göre bu kitabının postmodern uygulamalar anlamında daha “seyrelmiş” olduğunu gördüm. Görece daha serbest, daha sade bir anlatıma sahip Uzaklık Yaralar.

 

Yayın dünyasıyla ilişkiniz nasıl başladı?

 

İlk, orta, lise, üniversite eğitim hayatımızın kaçınılmaz bir parçasıdır tarih. Zaten Türk olanın, Türkiye’de yaşayanın öyle ya da böyle tarih bahsi, tarih bilinci ya da tarih tartışması içermeyen bir hayatı olabilir mi?

Köpekler İçin Gece Müziği’nin ilk baskısı Can Yayınları arasından 2014’te çıkmış. Yeni baskısıysa, Ocak 2020’de Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. Bu arada üç baskı yapmış kitap. Faruk Duman dikkat çeken bir romancı… Köpekler İçin Gece Müziği’nin okuyucu üzerinde negatif etkiye neden olduğu söylenebilir. Roman bitince okuyucu merak içinde kalıyor. Bu arada epey hırpalandığını da düşünüyor.

Doksanlı yıllarda şiir hakkında yaptığım okumalarda “imge” kavramı farklı bağlamlarda o kadar çok karşıma çıkmıştı ki 2000’lerin başında bir arkadaşım bana “İmge nedir?” diye sorduğunda “Bilmiyorum” demekten başka çarem kalmamıştı. İmge, simge, eğretileme kavramlarının birbirleri yerlerine kullanımına çok şahit olmuştum mesela.

Kulis

Dünyasizlar: Post Modern Bi̇r Harut İle Marut Masali

ŞahaneBirKitap

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Editörden

Seneler önce başka başka vesilelerle tanıdığım ve içindeki şiir söyleme gücüne hayran kaldığım Didem Madak şöyle diyor bir şiirinde:

 

Vasiyetimdir Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta