Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Kararsız Okur: İçinden hapishane geçen kitaplar

Cervantes, romanının prologunda, Don Kişot'un hikayesini hapisteyken hayal ettiğini söyler. Adi hırsız Jack Black, San Quentin hapishanesinde, mahkumları islah etmek için uygulanan yaratıcı yazarlık terapisi sonucu, Kazanamazsın adlı romanı yazar ve bir anda Beat Kuşağı'nın ilham perisi olur.


Fikrimin ince sürgünü: Hapishane mektupları

Çağ dönüşüp değişiyor. Bir vakitler düzenin suç saydığı bir olgu, sıradanlaşırken yerini geleceğin sıradanlaşacak yeni suçlarına bırakıyor. İktidarların özgür düşünceyi, kendisine muhalif fikirleri kontrol etme ve cezalandırma isteği değişmiyor yalnızca. Üstelik bu istek, değişimden payını yeni tecrit yöntemleri, yeni akıllı hapishane mimarisiyle daha da zorbalaşarak almaktan geri kalmıyor.


Büyük romancının emekliliği, okurun boşluğu

Vazgeçmek, bırakmak, artık üretmemek, sonlandırmak… Bugünün dünyasında en çok yapılması gereken, saygı duyulacak davranışlar olması gerekir belki de, ama öyle değil. İçimizde ısrarlı bir aşırı-üretim virüsü işliyor.


Gölgede Kalanlar // Karşınızda Cyrano de Bergerac

Şiirin liri; kılıcın piri, fizik alimi, müzik bilgini, hele o garip kılık kıyafetleri; işte karşınızda Cyrano de Bergerac: “Neyse ki ahlaken zarifim ben!/ Böyle bir züppe gibi giyinip süslenmem,/ Pek cici olmasam da süsüm tamam;/ Özellikle şunu hiç aklımdan çıkarmam:/ Hafif hakaretler, zoraki vicdan,/ Gözleri çapaklanmış uykudan,/ Paçavralaşmış bir onur, yitirilmiş bir hedef./ Yürürken hiç


KomşudaPişen// Ocak 2013

KomşudaPişen'in ikinci bölümünden merhabalar,

 

Edebiyat dergilerine gömülü ve dolu dolu geçen bir ayın sonunda yine gizli saklı hazinelerin ufak bir kaydını tuttuk.

 

 

Girizgaha hiç takılmadan başlayalım bir an önce o halde!

 

 

 

 

 

 


Gölgede Kalanlar // Bırakın artık şu beyaz tavşanın peşini!

“Şimdiye kadar ne yeleği ne de yeleğinden çıkarabileceği saati olan bir Tavşan’a rastlamıştı! Öyle ya! Meraktan çatlayarak ardı sıra tarlaya doğru koştu. Tavşan tam çitin altındaki kocaman deliğe atlayacağı sırada yetişti ona. Bir daha dışarı nasıl çıkabileceğini hesaplamaya kalmadan da kendini deliğe bıraktı.


Editörden: Burun deliklerinizden düzenli olarak giren o şey

Burun deliklerimizden düzenli olarak havanın girmesi ve çıkması, takdir edilmek için yeterli bir emek ve beceri. Hem de, bu esnada bir yandan saçlarınız ve tırnaklarınız uzayacak, teniniz yağlanacak, kaslarınız  kurşun askerler gibi her türlü emre hazır duracak ve bazı doğal dürtülerinizin peşine düşeceksiniz. Size ait olan her bir parça sürekli çalışacak.


Kararsız Okur: Bana mutluluğun kitabını önerebilir misin?

Kişisel gelişim kitapları öyle büyük bir endüstri olmuş ki, başarılı kişisel gelişim kitabı yazmanın yolları diye kişisel gelişim kitapları bile mevcut. Çarpıcı bir kitap adı, kolay mutluluk ve başarıya ulaşma egzersizleri, iyimser ve hayalleri süsleyen bir geleceğe kısa yoldan ulaşma vaadi. Aslında akıllı birer pazarlama projesi böyle kitaplar.


Sokaktan // Derin bir nefes al ve ver

Girişte, ellerinde manyetik cihazlar ile üst arama kabinlerinin ardında takım elbiseli bir koruma ordusu… Çepeçevre girişini sardıkları fuar merkezinin G8 zirvesine ev sahipliği yaptığını düşünebilirsiniz. Gerçeği, elinizdeki suyu ''Efendim içeriye dışarıdan su sokmak yasak.'' diyen görevliye bıraktıktan ve giriş ücretini ödedikten sonra öğrenebilirsiniz.


Karakter pazarı

A) İNSANIN ÜRÜNE DÖNÜŞÜMÜ

 

(YENİ İNSAN)

 

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.