Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Dijital Zamanlarda Dijital Festival

Dünya yepyeni bir hadiseyle meşgul birkaç aydır; kapının dışında durmak bilmeyen bir akıştan, pencerelere çekildik. O açıklıktaki cereyandan çarpıldıkça çarpılıyoruz şimdilerde. Yerküre nüfusu ilk defa aynı anda virütik bir meselenin her aşamasına hâkim, mutasyonunu dört gözle bekliyor. Cânım bağışıklığımız bizi yarı yolda bırakmasın diye organlarımızı şımarttıkça şımartıyoruz.


Korkulardan Nasıl Korkulmaz?

Korku, çocuklarda olduğu kadar her yaştan insanın yaşadığı temel duygulardan birisi. Anlamlandırılamayan, sonucunu öngöremediğimiz bu ruhsal anlar hiç şüphesiz her insanın hayatının çeşitli aşamalarında değişerek varlığını sürdürür. Çocuklardaki korku ise bir yetişkininkinden bambaşka ve daha fantastiktir.


''Hz. Peygamber Ebu Cehil İle Güreş Tutmuş Mudur?''

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine dair ilgi, Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman gibi dizilerin de etkisiyle son günlerde iyice arttı.


Safveti Ziya Ve Salon Köşelerinde

Safveti Ziya, 1875 yılında, varsıl bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya gelmiş. Dönemin yüzü Batıya dönük hocalarından özel bir eğitim aldıktan sonra Galatasaray Sultanisi’ne girmiş ve burada kendisini entelektüel manada geliştirecek bir topluluğun parçası olmuş.


Taptaze Bir Edebiyat Cahide Birgül

Sabitfikir’in Mart sayısında yayınlanan ve Fatih Balkış’ın Karaçam Ormanı’nda kitabını ele aldığım yazının girişinde, Kafka yayınevinin diğer Türkçe edebiyat eserlerinden bahsederken Cahide Birgül’ün de adını anmıştım. Bu defa, müstakil bir yazı ile, ilk baskısı 1998’de yapılan yazarın ilk romanı Gölgeler Çekildiğinde üzerine konuşalım isterim.

 


Masamda Neler Var, Yalnız Mıyım Hiç?

İnsanın Anlam Arayışı, Victor E. Frankl

 


Osmanlı'nın Öncü Kadın Yazarlarından Emine Semiye

On dokuzuncu yüzyıl, Avrupa karşısında gerileyen Osmanlı İmparatorluğu’nun bu durumu bir tür uygarlık kaybı olarak gördüğü ve buna karşı düşünülen çarelerle toplumsal ve siyasal düzeyde modernleşmenin getirdiği değişimle yüzleşmek durumunda kaldığı bir dönemi kapsar.


Teorilerin Günahından Sinemanın Erdemlerine Sığınmak

Teorilerin sefaleti

 


Terskarga

Evdeyiz. Bildiğimiz tüm alışkanlıklarımız salgın nedeniyle değişiyor. Tarih yeniden yazılıyor. MÖ ve MS, tarih olacak gibi gözüküyor. KÖ ve KS yani koronadan önce ve koronadan sonra… Evet, böyle bahsedeceğiz belki de… Eskiden bir başka ülkenin vatandaşıyla karşılaşınca en dikkat ettiğim şeylerden biri sosyal mesafeydi.


Cennet, Cehennem ve Araf

Geçtiğimiz yıl Toronto Film Festivali İzleyici Ödülü’nü alan The Platform, kısa sürede Netflix’in en çok izlenenler listesinde kendisine yer edinmeyi başardı. Senaristliğini David Desola, yönetmenliğini ise Galder Gaztelu-Urrutia’nın üstlendiği film, uzun süre zihinlerdeki tazeliğini koruyacak gibi.

 

Kulis

''Roman, Tanpınar'la kendim arasında bir med cezir''

ŞahaneBirKitap

Haruki Murakami’nin Türkçeye yeni çevrilen romanı Dans Dans Dans’ını Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları ve Yaban Koyununun İzinde romanlarıyla birlikte değerlendireceğim. Dans Dans Dans’la Yaban Koyununun İzinde’nin kahramanı aynı. İki roman boyunca onun başından geçmiş türlü olayları okumamıza rağmen, ismini halen bilmiyoruz.

Editörden

Ülkelerin edebi gündemiyle siyasi gündeminin kesiştiği yerlerin az olduğu düşünülür. Uzaktan bakınca öyledir de aslında. Edebiyat, elindeki en büyük imkân olan “zamandan ve mekândan” bağımsız olma lüksünü kıyasıya kullanır. Bir kitabın yazıldığı koşullar önemlidir ama o kitap yazıldığı zaman ve mekânı da aşarak, dünya edebiyat hafızasının bir yerlerine yerleşir.