Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

30 yazardan mutluluk üzerine




Toplam oy: 1388

Hepimiz mutluluk ve mutsuzluk üzerine düşünmüşüzdür mutlaka. Bizi nelerin mutlu, nelerin mutsuz ettiğini tespit etmeye çalışmış, bu tespitlerden bazılarının tamamen bize özgü olduğunu, bazı noktalarda ise neredeyse tüm insanlığın uzlaştığını görmüşüzdür. Fakat edebiyatın belli başlı isimleri, bunlarla yetinmeyip, bir kavram olarak mutluluğu ve mutluluğun mümkünlüğünü de ele aldılar. ShortList'ten derledik:

 

Mark Twain: "Akıl sağlığı ile mutluluk, imkansız bir kombinasyondur."

 

Leo Tolstoy: "Mutluluk bir alegori, mutsuzluk ise hikayedir."

 

Ayn Rand: "Kendinize değer vermeyi öğrenin; ki bu, mutluluk için mücadele etmek de demektir."

 

Charlotte Bronte: "Paylaşılmamış bir mutluluğa, mutluluk demek güçtür; hiçbir tadı yoktur bunun."

 

Hunter S. Thompson: "Mutlu olmak için başkalarının kalbine ve zihnine muhtaçken, kendinize nasıl saygı duyabildiğinizi anlamıyorum."

 

Haruki Murakami: "Ama en iyinin ne olduğunu kim söyleyebilir ki? Bu sebeple mutlu olma şansını yakaladığın her seferinde, ona tutunmalı ve diğer insanları kafana çok da fazla takmamalısın. Deneyimlerime dayanarak diyebilirim ki, insanın karşısına böyle bir şans, hayatı boyunca iki ya da üç defa çıkar ve eğer onları kaçırırsak hayatımızın geri kalanında bunun için pişmanlık duyarız." (İmkansızın Şarkısı)

 

Ernest Hemingway: "Zeki insanın mutluluğu, bildiğim en nadir şeydir.

 

Kurt Vonnegut: "Ve lütfen mutlu olduğunuzda bunu fark edin; ve haykırın ya da mırıldanın ya da sadece düşünmekle yetinin, 'Eğer bu muhteşem değilse, muhteşem olan nedir ki!'"

 

Robert Louis Stevenson: "Mutlu olma ödevi kadar küçümsediğimiz başka hiçbir ödev yoktur. Oysa mutluyken dünyaya anonim iyilik tohumları ekeriz."

 

Fyodor Dostoyevski: "İnsan yalnızca dertlerini saymaktan hoşlanır, mutluluklarını ise saymaz."

 

Sylvia Plath: "Daima hareket halinde ve mutlu olmak ile içime dönerek pasif ve hüzünlü olmak arasında bir tercih yapabilirim. Ya da bu ikisi arasında sekerek aklımı yitirebilirim."

 

Jane Austen: "Hak ettiğimden daha fazla mutlulukla karşılaştığımda, bundan dolayı memnun olmayı öğrenmek zorundayım." (Gurur ve Önyargı)

 

Douglas Adams: "Mutlu olmayı, haklı olmaya tercih etmeyeceğim tek bir gün yok." (Otostopçunun Galaksi Rehberi)

 

Gillian Flynn: "Dünyaya gösterdiğin yüz, ona sana nasıl davranması gerektiğini de söyler."

 

Charles Dickens: "Mutluluk bir armağandır ve işin sırrı onu beklemekte değil, geldiğinde memnun olmaktadır." (Nicholas Nickleby)

 

Victor Hugo: "Yaşam en yüce mutluluğu, sevildiğine ikna olmuş kişiye sunar; kendisi olduğu için sevilmiş - hatta diyebiliriz ki, kendisine rağmen sevilmiş kişiye."

 

Stephen King: "Mutluluk, mümkün olduğunda, incelenmeden bırakılmalıdır." (Şeffaf)

 

Margaret Atwood: "Mutluluk etrafı camdan duvarlarla çevrili bir bahçedir: Ne girişi vardır, ne de çıkışı." (Kör Suikastçı)

 

Jack Kerouac: "Mutluluk, her şeyin muazzam bir garip rüya olduğunu fark etmeye bağlıdır." (Yalnız Gezgin)

 

Aldous Huxley: "Gerçek mutluluk, mutsuzluğun telafileriyle kıyaslandığında, oldukça sefil görünür. Ve elbette, istikrar, istikrarsızlığın ihtişamının yanına bile yanaşamaz." (Cesur Yeni Dünya)

 

Virginia Woolf: "Mutluluğu melankoliden ayıran çizgi, bir bıçak ağzından daha kalın değildir." (Orlando)

 

Paulo Coelho: "Eğer daima an'a odaklanmayı başarırsan, mutlu bir adam olursun." (Simyacı)

 

Edith Wharton: "Kafanı mutlu olmaya takmadığın sürece, iyi vakit geçirmenin önünde hiçbir engel göremiyorum." (The Last Asset)

 

Maya Angelou: "Eğer içinizde tek bir gülümseme kaldıysa, onu sevdiğiniz insanlara ayırın."

 

Alexandre Dumas: "Gururlu değilim ama mutluyum. Ve mutluluk insanı kör eder; bana kalırsa, gururdan bile daha fazla üstelik..." (Monte Cristo Kontu)

 

Roald Dahl: "Eğer iyi niyetliyseniz, niyetiniz yüzünüzde bir güneş gibi ışıldayacak ve böylece her zaman sevimli görüneceksiniz."

 

George Orwell: "İnsanlık özgürlük ile mutluluk arasında tercih yapmak zorundadır ve insanların büyük çoğunluğuna mutluluk daha uygundur." (1984)

 

Gabriel Garcia Marquez: "Mutluluğun tedavi edemediği bir şeye hiçbir ilaç çare olamaz." (Aşk ve Öbür Cinler)

 

Vladimir Nabokov: "Ve yine de mutluyum. Evet, mutlu. Yemin ederim. Yemin ederim ki mutluyum... Biraz bayağı, biraz da hilebazmışım, kayda değer yönlerimi -hayal dünyamı, bilgeliğimi, edebi yeteneğimi...- kimse takdir etmiyormuş, ne fark eder. Kendime gözümü ayırmadan bakabildiğim için mutluyum; aslında kendine bakmak hemen herkes için ilgi çekicidir- evet, kesinlikle ilgi çekici!.. Mutluyum- evet, mutlu!" (Göz)

 

J.M. Barrie: "Mutluluğun sırrı sevdiğin şeyi yapmakta değil, yaptığın şeyi sevmektedir."

 

 


 

 

GG

 

Kaynak: ShortList.com

 

* Görseller: sırasıyla Seda Mit, Dilem Serbest

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder


Mutluluk, sokak lambasındaki karın yağışını izlemektedir.
Mutluluk, hiç yaşına aldırmadan, utanmadan pamuk şeker yiyebilmektir.
Mutluluk, babaannenle birlikte kuzine sobasında börek ve kestane pişirmektir.
Mutluluk, annenle kahve yudumlamaktır.
Mutluluk, sevdiği insanla beraberken zaman kavramının yok olmasıdır.
Mutluluk, kardeşinle lades çekip; iddiaya girmektir.
Mutluluk, yağmurun toprakta oluşturduğu kokuyu içine çekmektir.
Mutluluk, gece yıldızları izlemektir.
Mutluluk, arkadaşlarınla birlikte koyu bir sohbet eşliğinde çay yudumlamaktır.
Mutluluk, sevgilinin gözlerine bakmak, kokusunu içine çekmektir.
Mutluluk, küçük sokak köpeğini okşamaktır.
Mutluluk, ailenle birlikte kahvaltı yapmaktır.
Mutluluk, sabah onun sesiyle uyanmaktır.
Mutluluk, şampuandan köpükler yapıp şişirmektir.
Mutluluk, en sevdiğin şarkıyı sesin kötü olmasına rağmen bağıra bağıra söylemektir.
Mutluluk, çocukken biriktirdiğin, oynadığın bilyeleri saklamaktır.
Mutluluk, ekmek bandırarak yediğiniz menemendir.
Mutluluk, telefonu canııııım! diye açan sıcacık bir sestir.
Mutluluk, sucuklu yumurtadır.
Mutluluk, ilk maaşınızı ailenize verdiğinizde gözlerinde oluşan pırıltıdır.
Mutluluk, en sevdiğin kitaptır.
Mutluluk, ilk gidilen maçın biletini bulmaktır.
Mutluluk, öğrencinin üniversiteyi kazandığın andır.
Mutluluk, lise öğrencisinin dersten kaçmayı başardığı andır.
Mutluluk, zamanı unutmaktır.
Mutluluk, bahçeden kopardığın elmadır.
Mutluluk, tencerede kalan pudingi parmakla yemektir.
Mutluluk, çikolata yemektir.
Mutluluk, sevgilinizle tuttuğununuz takımların farklı olması yüzünden tatlı bir sürtüşmedir.
Mutluluk, yatağınızı sizden çok benimseyen yaramaz bir kedidir.
Mutluluk, denizi izlemek, martılara simit atmaktır.
Mutluluk, otobüs durağına gittiğin an otobüsün gelmesidir.
Mutluluk, ay ışığı yansıyan sıcak bir yatakta uyumaktır.
Mutluluk, aylardır giyilmeyen pantolonun cebinde para bulmaktır.
Mutluluk, bazen bir papatyadır.
Mutluluk, kahve ve çikolatanın birlikteliğidir.
Mutluluk, hasta olan yakınınızın iyileşmesidir.
Mutluluk, göz yüzündeki bulutu çeşitli şekillere benzetip, gülmektir.
Mutluluk, sizin için yazılmış bir mektup, bir hediye paketidir.
Mutluluk, sevgiliyle sarılıp mışıl mışıl uyumaktır.
Mutluluk, sınavını geçtikten sonraki rahatlıktır.
Mutluluk, kışın ardından görünen ilkbahar tomurcuklarıdır.
Mutluluk, anneanne yemeğidir.
Mutluluk, film izlerken yenilen cips, içilen koladır.
Mutluluk, bazen yalnız kalmaktır.
Mutluluk, yarım kalan işini bitirmektir.
Mutluluk, öldüğünü sandığınız balığın aniden kıprayıp yüzmeye başlamasıdır.
Mutluluk, sabah uyanabilmiş olmaktır.
Mutluluk, kızarmış ekmeğin çıkardığı sestir.
Mutluluk, kardeşle balkonda kiraz yiyip, sokağı seyretmektir.
Mutluluk, yeşil, mavi, ela, kara gözlerde kendini görmektir.
Mutluluk, siktir etmektir.
Mutluluk, aylardır aldığın kilo nedeniyle giremediğin pantolonun içine girebilmektir.
Mutluluk, en yakın arkadaşınla yataklarınızda oturup sabaha kadar dedikodu yapmak, konuşmaktır.
Mutluluk, eti cin yemektir.
Mutluluk, merdivenden inerken basamakları atlamaktır, zıplamaktır.
Mutluluk, sevmektir- sevilmektir.
Mutluluk, seni seviyorum demektir.
…………………………………………………………….
Mutluluk, nedense bazılarının hep uzakta aradığıdır.
Mutluluk her yerdedir, Pollayanna tatile çıktığında bile mutluluk vardır aslında. Mutluluk, kendisini bekleyip dururken fark etmeden elimizden kaçırıverdiğimizdir.

42%
58%

Mutluluk sahip olduğun herşeyle ve en önemlisi kendinle barışık olmandır. Kendini,yaptığın veya yapmayı planladığın işleri sevmen;sana değer veren insanlarla birlikte daha fazla birlikte olman demektir.En büyük mutluluk kendi içsel yolculuğunda kendini sorguladığında kendinle çelişmeden kendini yaşıyor olmandır. Başına her ne gelirse gelsin herşeyin gelip,geçici olduğunu kabul edip, ölüm gerçeğini unutmadan bu dünyada sırf maddiyat için yaşamaış olmandır. Ne çok kalbi mutlu etmişsen ve yüzün bu mutlulukla gülümsüyorsa sen zaten dünyanın en mutlu insanlarından birisindir.Bu dünya ne yazık ki maddi hırslarına yenik düşen mutsuz pekçok nsanla dolu...Kendisi mutlu olmayı bilmeyen bir kişi unutmayın ki başkasını da mutlu edemez.Hepinize mutlu bir gelecek diliyorum...

47%
53%

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Son birkaç yıldır sanata olan ilgi ülkemizde gitgide artıyor. Bu durumun farkında olan yayıncılar da daha fazla sanat kitabı yayınlıyorlar. Özellikle Batı resmi/sanatı hakkında ülkemizde genel kültür az olduğu için bu alana hitap eden kitapların sayısında ciddi bir artış var.

Edebiyat kelimesinin en büyük talihsizliği zaten biliniyor olması. İnsanların “zaten biliyorum” deyip sözlüklere müracaat etmediği talihsiz kavramlardan biri edebiyat. Hiç okumasak da, elimizden romanlar, öykü kitapları düşmese de edebiyat orada bir yerde aşikâr olarak durur zaten. Edebiyat kelimesinin ilk anlamı ile mecaz anlamı arasındaki tezat ise rahatsız edicidir.

Amin Maalouf, Türkiye’de çok az yazara nasip olabilecek bir sevgi halesiyle sarmalanmış bir yazar. Her kitabı sadece çok okunmakla kalmıyor aynı zamanda edebi çevrelerde tartışılmaya değer görülüyor. Hatta edebi çevrelerin dışına çıkıp düşünce dünyasına da ilham veriyor. Eleştiriler de ardından geliyor tabii ki.

Yeni bir yıl, yepyeni bir yıl… Başlangıçlar önemlidir ve nasıl başlarsan öyle gider. Her pazartesi başladıkların küçük bir adımdır ama ocak ayında yaptığın başlangıçlar daha büyüktür. Geçen yılı unut, kaç yaşında olduğunu da… Pırıl pırıl bir yıl var önünde… 365 gün, 12 ay, 52 hafta, 8.760 saat, 525.600 dakika… Bunları, seni sayılarla sıkmak için söylemiyorum.

Şule Yayınları’ndan çıkan son öykü kitabı Fantastik Şeyler ile okuyucu ile yeniden bir araya gelen Naime Erkovan, edebiyatın toprak sahasına adını ilk olarak Beşinci Düğme ile yazmıştı. Aynı eserinde “Her şey gezegenlerin konumu yüzünden’’ diyordu Erkovan. O sebepten mi yoksa başka nedenle mi bilmem, ama önemli bir mevzu bence de.

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.