Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Yılkı Şairi: Ahmet Erhan

Hayatını da şiirini de kendisi olarak yaşadı ve yazdı. Yaşıyor ve yazıyor. Yaşasın ve yazsın. Etkisiz bir giriş cümlesi oldu bu, farkındayım. Daha doğrusu tumturaklı bir cümle olmadı. Olmasın. Hem benim pek becerebildiğim bir şey değildir, hem de Ahmet Erhan üstüne yazarken, ne kadar yalın o kadar iyidir. Yaşamak ve yazmak da o kadar hafife alınmamalı yine de, hem yaşamak hem de yazmak.



Oscar'ın galibi kitaplar!

Oscar'ın bu yılki adayları geçtiğimiz haftalarda duyuruldu ve kazananlar belli oldu: Kitaplar! Tam tamına 11 kitap uyarlaması Oscar’da birbiriyle yarışıyor. Kolları sıvayın, aday olan kitapları okumak için önünüzde tam 25 gün var! Oscar Ödülleri 26 Şubat'ta Hollywood'da sahiplerini bulacak.

 

Kitaplar Oscar’ları silip süpürecek

 

 



Edebiyatın "kötü kız"ları burada

Edebiyatın kötü çocukları deyince aklınıza kimler geliyor? Martin Amis, Salman Rushdie, Jonathan Franzen, Ernest Hemingway... Peki ya kadınlardan? Flavorwire, yaptığı bu listede edebiyatın "kötü kızları"na yer vermiş. Bakalım Anais Nin'den, Colette'e, Dorothy Parker'dan Simone De Beauvoir'a uzanan listede ne gibi yaramazlıklar yer alıyor?



Edebiyat gözlüğü, sanat gözlüğü, Konstantinopolis!

İstanbul’da bir telaştır gidiyor, şehrin her köşesine sinmiş bir heyecan, adım başı karşımıza çıkıyor. Birileri edebiyat ile güncel sanat arasındaki esansın çok tatlı olduğunu söyledi, şimdi herkes bu kokuyu üzerinde taşımaya çalışıyor.



"Charlie Brown, Snoopy, Linus, Lucy... Sizi nasıl unutabilirim"

Peanuts ve Schulz ile tanışmamı hiç unutmuyorum. Ortaokula gidiyordum; İzmirliler bilir, o zamanlar ikinci el yabancı dil kitapların çoğu Alsancak'ta, Sevgi Yolu'ndaki sahaflarda bulunurdu.



12 Eylül ve Edebiyat

12 Eylül’ün üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen açtığı yaralar ve etkileri hâlâ silinmiş değil. Günlük yaşamdan bürokrasiye ve siyasete her anlamda sonuçları hissedilen bu dönemin Türk edebiyatına nasıl bir etkisi oldu? Öykümüzü, şiirimizi, romanımızı nasıl etkiledi? Edebiyatçılarımız 12 Eylül’ü nasıl ve ne kadar hissettiler, eserlerine 12 Eylül’ün etkisi ne oldu?



Niçin Okumalıyız? // George Orwell

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz George Orwell'i niçin okuyorsunuz?

 



Koku'dan başımız dönünce

Jean-Baptiste Grenouille, 17 Temmuz 1738 günü, bütün krallığın en pis kokan kenti olan Paris’in belki de en kötü kokan yerinde doğar: “Yılın en sıcak günlerinden biriydi.

 

 

 

 



10 soruda "Muzır Kurul"

Ölüm Pornosu davası 30 Eylül Dünya Çeviri Günü'nde açıldı, Yumuşak Makine davasının ikinci duruşması ise 11 Ekim'de. Dergimizin Temmuz sayısı dosyasında davaların açılmasında etkili bir rol oynayan T.C. Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'na yer vermiştik. Bir anlamda yayıncı ve çevirmenlerinin hapsinin istendiği iddianamelerin hazırlandığı kurula tekrar göz atalım istedik.



Eski kitaplar nasıl böyle güzel kokar?

Yeni ya da eski fark etmez bütün kitaplar bünyesinde yüzlerce uçucu organik bileşen barındırır. Kaynakları ise çeşitlidir. Bazıları degradasyon (bozulma, parçalanma) sonucu oluşurken, diğerleri kullanılan kağıdın cinsine, kitabın yapışkanına ve mürekkebe bağlıdır. Organik bileşenlerin emisyonuna bakarak kitapların durumu veya degradasyon hakkında fikir yürütmek de mümkündür.

 

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.